Türkiye forumlarda kendi demokratik mekanizmalarını oluşturuyor (22 Haziran forum notları)

Taksim Dayanışması’nın çağrısıyla Türkiye’nin bir çok yerinde yapılmaya başlanan park forumları kendi demokratik mekanizmalarını oluşturmaya ve kararla almaya başladı

Abbasağa Parkı Forum Notlar/Kararlar (21 Haziran) için tıklayınız

Abbasağa'dan Brezilya'ya selam!

Abbasağa’dan Brezilya’ya selam!

Sarıyer Büyükdere Parkı Forum Notları 

21.06.2013 tarihinde saat 21.00’de Büyükdere Çelik Gülersoy Parkı’nda gerçekleştirilen forumun notlarıdır:

Forum başlamadan önce usule yönelik belirlemeler yapıldı. Forumun 22.30’a kadar serbest kürsü şeklinde devam edip, 22.30’dan sonrasında karar almaya yönelik hareket edilmesi konusunda bilgilendirildi. Serbest kürsüde herkese 3’er dakika konuşma hakkı tanındı. Dinleyicilerden konuşanlara katıldıklarını, katılmadıklarını ya da konuşmacının konuyu toparlaması gerektiğini artık tüm forumlarda kural haline getirilmiş jestler ile belirtmeleri rica edildi.
Toplamda 30’a yakın kişinin söz aldığı forum süresince üzerinde en sık durulan konular: kent hakkı, içinde bulunduğumuz hareketin karakteri ve demokrasi tartışmaları, işçi ve çalışan problemleri, ana akım medya eleştirisi, Gezi parkının talepleri ve Yeniköy’de geçtiğimiz gün gerçekleşen saldırı oldu.

Kent hakkı
Sarıyer’in doğası nedeniyle iktidar ve sermaye sahiplerinin ağzını sulandıran bir rant gözdesi ve talan alanı olduğuna sık sık dikkat çekilerek Sarıyer ilçesinde gerçekleşen forumların bu konularda kamuoyu yaratmak için birlikte çal��şmasının gerekliliği dile getirildi. Gezi Parkı ile gündeme gelen “kent hakkının” her fırsatta vurgulanması ve parklarımızın, ormanlarımızın, yaşam alanlarımızın ne yapılacağı konusunda bu kent üzerinde söz sahibi olan ve burada yaşayan halk olarak öncelikle bize sorulması gerektiğinin altı çizildi.

– 3. Köprünün ismi konusunda iktidarın ayrıştırıcı dilinin karşısında durmamızın gerekliliğinden bahsedildiği gibi sadece ismine değil 3. Köprünün kendisine de karşı olduğumuz sık sık dile getirildi. ”Ne ismini ne de cismini istemiyoruz” denildi.
– Taksim’den başlayarak 3. Boğaz köprüsünün ayağı olan Garipçe’ye kadar bir insan zinciri oluşturulması önerisinde bulunuldu.
-Ekümenopolis filminin hep birlikte izlenmesi önerildi ve kabul edildi. Film 24.06.2013 Pazartesi günü Büyükdere Çelik Gülersoy Parkı’nda gösterilecek.
– Bahçeköy’de son 3 yılda 3 tesis kurulduğu hatırlatıldı ve yeni oluşan “kubbe” isimli tesisin nasıl oluştuğunun araştırılması ve bundan sonra kurulması planlanan tesislerden haberdar olup bu konuda harekete geçmemiz önerildi.
– Forumun gerçekleştirilmekte olduğu Büyükdere Çelik Gülersoy Parkı’nın bu bölgede yapılacak olan bir butik otel projesinin otoparkı olarak yeniden düzenlenmesinin planlandığı iletildi ve bu konuda bir şeyler yapmanın gerekliliğinden bahsedildi.
– İlçemizde gerçekleşmesi planlanan ve kent hakkımızı gasp edecek olan her türlü proje hakkında bilgisi olan sivil toplum kuruluşları, dernekler, platformlar ve meslek odalarına bu konularda birlikte çalışma yapmak için çağrıda bulunuldu.
– Koç Üniversitesi öğrencileri 3. Köprü’ye karşı yürütülecek kampanyalarda çalışma yapmış ve yapacak olan topluluklarla birlikte aktif rol almak istediklerini belirttiler. Bunun yanında Gezi Parkı protestoları sırasında Koç Üniversitesi öğrencilerinin de protestolara destek vermesiyle sürekli gündeme gelen Koç Üniversitesi’nin yapımı sırasındaki ağaç kıyımı konusunda rahatsızlıklarını “Koç Üniversitesi yapılırken ağaçları biz kesmedik. Şimdi olsa ona da karşı dururduk” şeklinde dile getirdiler.

Hareketin karakteri ve Demokrasi:
Yaşadığımız sorunların yalnızca AKP iktidarı ya da AKP faşizmine indirgenmemesi gerektiği tüm bunların aslında bir “demokrasi problemi” olduğu söylendi. Bu demokrasi probleminin temelinde hükümetin antidemokratik uygulamaları kadar, muhalefetin de bugüne kadar bir arada duramamasının, kapsayıcı olamamasının yattığı söylendi.
Forumda söz alan katılımcıların da konuşmalarında kapsayıcı olmaya özen göstermesi, kimsenin ötekileştirilmemesi gerektiği hatırlatıldı.
Yalnızca burada bulunanların değil, başbakanın evlerinde zor tutuyorum dediği 50% nin de çıkarlarını savunduğumuz ve onları da kapsayıcı olmak için elimizden geleni yapmanın, AKP seçmeni şöyledir böyledir şeklinde aşağılayıcı bir dil ve tavırdan uzak durmanın gerekliliği dile getirildi.
Kadın bedeninin ve rahminin sömürüsüne yönelik söylemlerden uzak durulması gerektiği; hep birlikte ataerkil söylemi yok etmek için çabalamamız gerektiği bir kadın katılımcı tarafından dile getirildi. Her şeyden önce “bayan” değil “kadın” olduğumuz hatırlatıldı ve bundan sonraki konuşmalarda bu dilin gözetilmesi gerektiği vurgulandı.
Tüm forumlarda, tüm parklarda sandığa karşı direniş sergilediğimiz, bunun tepeden aşağı değil de aşağıdan yukarı farklı bir hareket olduğu, gündemi belirleyenin artık biz olduğu sık sık söylendi.
Genel olarak katılımcıların hepsi bu dinamizmi kaybetmememiz gerektiği konusunda hemfikirdi. Yaşanan onca şiddet ve hukuksuzluğa isyan etmekle birlikte, bunlara rağmen şu anda 1 ay öncesine göre daha umutlu ve mutlu olduğumuz çoğunlukla dile getirildi.
– %10 barajının düşürülmesi konusunda çalışma yürütmek, %10 barajı düşmezse seçimlerin boykot edilmesi ve de örgütlenip büyük bir siyasi oluşum altında seçimlere girmek seçimlere dair öneriler arasındaydı.
– Örgütlenmek ya da komiteleşmek fikri önerildi.
– Forumların devamlılığı sağlanarak hükümet kendi yarattığı siyasi kanallar üzerinde baskı mekanizması oluşturulması önerildi.
– Günün her saatinde ve her türlü mekanda bu forumlardaki kapsayıcı dili yaymak üzere çaba sarfetmek; komşularla konuşurken, berberde beklerken forumlarda konuşulanların aktarılması ve insanların foruma çağırılması önerildi.
– Koç Üniversitesi öğrencileri, çocuklara ders verme faaliyeti yürütme isteklerinden bahsettiler. Eğitim faaliyetlerinin, özellikle dersane ya da özel ders gibi imkanları olmayan yoksullara ve AKP seçmenine ulaşmada önemli olduğundan bahsedildi.
– Bizlere bugüne kadar dayatılan rekabetçi kültür yerine dayanışmacı bir kültürü birlikte örmenin gerekliliğinden bahsedildi. Bunun için bir dayanışma mutfağı yapılması fikri önerildi. Sürekli yoksul kesimin makarna ve kömür için oy verdiği söylenerek tepeden bakmak yerine, ülkede temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak kadar yoksul bir kesimin varlığını fark etmeli ve onları kazanmak için çabalamalıyız denildi.
– 9 mayıs tarihli Can Dündar yazısının okunması ve Gene Sharp’ın Diktatörlükten Demokrasiye isimli makalesinin okunulup birlikte tartışılması önerilerinde bulunuldu.
– İnternet üzerinden geliştirilmiş bir proje olan İtalya’daki 5 yıldız hareketinin incelenmesi önerildi.
– Forumların devamlılığını sağlamak ve önerilerin hayata geçirilmesi için çalışmalar yürütmek üzere Büyükdere Çelik Gülersoy Parkı’nda bir forum masası oluşturulması önerildi ve kabul edildi. 23.06.2013 (Pazar) saat 16.00 da forum masası hazırlıklarını yapmak üzere buluşulacak.
– Taksim dayanışmasının aldığı karara göre forumlar arası ilişkiyi sağlamak adına her forumdan 5 kişilik bir sekretarya seçilecektir. Bu karar Sarıyer forumumuzda da kabul edildi ve sekretarya seçiminin 23.06.2013 Pazar günü yapılması kararlaştırıldı.
– Parklarbizim.blogspot.com ‘un ve direniş forumu ‘nun (facebook) bizim gibi diğer parklarda neler konuşulduğunu öğrenmek ve parklar arasında bağlantıyı sağlamak için önemli bir kanal olduğu hatırlatıldı.
– Üniversiteler arasında kurulacak olan bir iletişim ağında Koç Üniversitesi öğrencilerinin de aktif rol alacağı ve sadece sokakta değil kampüsteki sorunlar için de tüm üniversite öğrencileri olarak mücadeleye devam edecekleri duyuruldu.

İşçi/çalışan problemleri
Serbest kürsüde söz alan DİSK temcilcisi bulunduğumuz her alanda sendikalaşmanın öneminden bahsetti.
Koç Üniversitesi’nde işçi, akademisyen ve öğrencilerin birlikteliği ile gerçekleşen Koç Direnişi’nden ve Sarıyer’de taşerona karşı verilen mücadelenin güçlendirilmesinin gereğinden bahsedildi.
-Koç Üniversitesi öğrencileri Koç taşeron işçilerinin haklarının yazılı olduğu bir broşür hazırlama girişiminde olduklarından bahsettiler ve bu broşürden aynı zamanda Sarıyer de oturan diğer işçilerin de yaralanabilmesi için çalışmaya gönüllü olduklarını söylediler.

Medya
Birçok kere ana akım medyanın Gezi Parkı protestolarının başından beri yalancı ve sansürcü bir tavır takınması eleştirildi. Aynı zamanda Halk TV, Ulusal kanal ya da sosyal medyaya erişimi olmayan kişilerin gerçekler hakkında bilgilendirilmesi için önerilerde bulunuldu:
– Ana akım medyaya baskı eylemlerinin devam etmesi gerektiği söyledi.
– Koç Üniversitesi öğrencileri twitter, facebook vb. sosyal medya kullanıcısı olmayan ama kullanmayı öğrenmek isteyenlere bilgisayar kursları/dersleri vermeyi önerdi.
– Yıllardır Diyarbakır’ı da bu medyadan izlediğimizi unutmamamız ve kendi medyamızı oluşturmamız gerektiği söylendi.
– Ana akım medyanın ve AVM’lerin boykot edilmesi hatırlatıldı. Alışverişlerimizi bakkaldan ve küçük esnaftan yapmamız, bankalardan paralarımızı çekmemiz önerildi.

Gezi Parkı Talepleri
– Gezi Parkı’nın taleplerinin takipçisi olacağımız hatırlatıldı.
– Polisin kullandığı gaz ve aşındırıcılarla ilgili Türk tabipler birliğinin internet sitesinde bulunan formun doldurulması hatırlatıldı.
– Taksim Dayanışma’nın tutuklu ve tutuklu yargılanan arkadaşlarımıza dayanışma için bir metin hazırladığı, destek olmak isteyenlerin “Bizi de tutuklayın” demek için hep birlikte Vatan Emniyet’in önüne gideceği, bunun çağrısının yakında Taksim Dayanışması tarafından yapılacağı duyuruldu. Bu fikir geniş kabul gördü.
– Gezi Parkı direnişi sırasında hayatını kaybeden Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Mustafa Sarı, Mehmet Ayvalıtaş ve Zeynep Eryaşar için 22.06.2013 tarihinde saat 14.00 de Beşiktaş’ta, saat 19.00 da Taksim’de gerçekleştirilecek anmaya katılım gösterilecek.

Yeniköy
Yeniköy’de 20.06.2013 tarihli forumda geçekleşen saldırı konusunda neler yapabileceğimiz tartışıldı.
Bugün Yeniköy halkının bir kısmının Büyükdere’de bizim bulunduğumuz foruma katılırken büyük bir kısmının da Abbasağa forumuna katıldığı öğrenildi.
– Hiçbir parkın yalnız olmadığı, Yeniköy ün de yalnız bırakılmayacağı hatırlatıldı. Ancak bunu yaparken orada yaşayan arkadaşlarımızın gündelik yaşamlarını etkileyecek olumsuzluklardan kaçınarak onlarla birlikte karar vermede hassasiyet gözetilmesi vurgulandı.
– 22.06.2013 Cumartesi günü saat 16.00 da Yeniköy de karanfillerle durma eylemi ve basın açıklaması gerçekleştirilmesi konuşuldu. Fakat Abbasağa forumuna katılan Yeniköy halkı ile de iletişim sağlandıktan sonra onların cangüvenliğini tehlikeye sokabilecek bir olumsuzluk yaratmamak adına bu öneriden vazgeçildi.

Önümüzdeki 3 gün…
22.06.2013 Cumartesi 19.00 Taksim’de Gezi Parkı Direnişi sırasında hayatını kaybeden arkadaşlarımız için Anma yapmak üzere buluşuyoruz.
23.06.2013 Pazar 16.00 Büyükdere Çelik Gülersoy Parkı’nda Forum Masası oluşturmak üzere buluşuyoruz.
23.06.2013 Pazar 21.00 Büyükdere Çelik Gülersoy Parkı’nda Forumumuzu gerçekleştiriyoruz.
24.06.2013 Pazartesi 21.00 Büyükdere Çelik Gülersoy Parkı’nda hep birilikte Ekümenopolis Filmini izlemek üzere buluşuyoruz.

Bakırköy Forumu Notları

· Yeniköy’de gerçekleşen saldırıdan bahsedilerek toplantı açıldı. Bakırköy’de de benzer bir müdahale olursa neler yapabileceğimiz, Yeniköy’dekilere nasıl katkıda bulunabileceğimiz soruları yöneltildi. Parkımızın çevresindeki apartmanlar bilinçlendirilerek, mahalle sakinleri bilgilendirilerek güvenliğimizi kısmi olarak sağlayabiliriz dendi.
· İletişim konusunun önemine değinildi, Bakırköy’de bir forum olduğunu gösteren, davetkar afişler hazırlanıp asılabilir çevreye önerisi geldi.
· Toplantıları, katılamayanlar aramızda olmayanlar için ustream’de kaydedip paylaşabileceğimiz belirtildi. Karşıt görüş olarak, bunun ayrı bir yük getireceği, saatler boyu forumda konuşulanların kaydını izlemektense, facebooktan yazılan toplantı tutanaklarını okumanın yeterli olacağı, sayımız kalabalıklaşırsa o zaman kayıt edilebileceği belirtildi.
· Tüm toplantılarımızın değil ama yalnızca atölyelerin kaydedilebileceği belirtildi.
· Forum için kısa tanıtım videosunun montaj bilen biri tarafından hazırlanabileceği söylendi; gönüllü Gülay Hanım oldu.
· Evlerinde korkan, eyleme katılmada çekinceleri olan insanların var olduğu, bu nedenle toplantı esnasında video çekiminin biraz ertelenmesi de öneriler arasındaydı.
· İnsanların forumlara katılma, sokağa çıkma hususundaki tedirginliğini alacak atölyeler de düşünebiliriz dendi (örneğin, demokrasiye, anayasal haklarımıza dair, vs…)
· 27 Mayıs’tan beri yaşanılan süreci özetleyecek, mahallelerde dolaştırılacak gezici bir sergi oluşturulması fikri önerildi.
· Bununla birlikte, mahallelerdeki ağaçların arasına ip gerilerek çeşitli resim ve afişlerin asılabileceği, serginin bu şekilde dizayn edilebileceği belirtildi.
· Bakırköy’deki bir parkta daha detaylı bir etkinlik, festival şeklinde de serginin yapılabileceği belirtildi.
· Afişlerin asılması için otobüs duraklarının seçilebileceği, böylece fazla sayıda insan tarafından yoğun kullanılan bu alanların değerlendirilebileceği, bunun insanlara bir çağrı, davet niteliğinde de olacağı belirtildi. Benzer şekilde İstasyon Cd.’nin de haftasonları kalabalık olması münasebetiyle bizim tarafımızdan hazırlanacak bildirilerin dağıtılması için uygun olacaktır dendi.
· Haftalık bültenler hazırlayıp bunları mahalle mahalle dağıtabilir, apartmanların posta kutularına bırakabiliriz fikri önerildi fakat buna karşıt olarak, herkesin kişisel posta kutusuna bildiri, vs. bırakmanın rahatsız edici, tehditkar ve hatta hukuksal olarak yanlış olabileceği belirtildi.
· Merkezi sağlam tutmamız gerektiği bu nedenle toplanageldiğimiz parkta tüm eylemlerimizi icra etmemizin gerektiği vurgulandı, yapılacaksa söz konusu serginin de Çamlık Parkında yapılması tavsiye edildi.
· Broşür, flyer vs.nin kağıt sarfiyatını artıracağı oysa eylemimizin doğa dostu da olduğu vurgusu yapıldı, bu nedenle defalarca kullanılabilecek bez afiş fikri önerildi.
· Sergi, afiş gibi eylemlerle enerjimizi boşa harcayacağımız, “diğerlerini” bu şekilde veya başka aktivitelerle kazanmanın mümkün olmayacağı bu nedenle geleceğe yönelik somut adımlara odaklanmamızın yerinde olacağı ifade edildi.
· Sözel olarak, kulaktan kulağa fikir yaymanın, iletişim kurmanın daha hoş, işlevsel olduğu, zaten bu sayede bu kadar güçlendiğimiz belirtildi.
· Özellikle Anadolu’da/taşrada ana akım medyadan başka alternatifi olmayan kişiler için bu bölgelere ulaşan bir aktivite, atölye, sergi vs. yapmamızın gerekliliği vurgulandı.
· Film gösterimi etkinliği önerildi.
· 2 Temmuz Sivas katliamının yıl dönümünün yaklaştığı hatırlatılarak, duyurusu yapıldı. Bu ve buna benzer duyurulara/hatırlatmalara bültenimizde yer verilebileceği belirtildi.
· Cumartesi günü 19:00’da Taksim’de gerçekleştirilecek karanfilli eylem için çağrı yapıldı.
· Flyer fikrinin çok etkili olmayacağı, flyera yazılmak üzere hepimizin ortak fikrinin bulunamayacağını, bu şekilde bizim eksileceğimiz ve yanlış mesaj verebileceğimiz belirtildi. Kendimizi yanlış tanıtmaktansa nicelik olarak az, nitelik olarak fazla kalmanın daha iyi olacağı vurgulandı.
· Sokakta bildiri dağıtmanın örgütsel bir davranış olduğu, sokakta tepki toplayabileceği ve hukuksal boyutunun unutulmaması gerektiği belirtildi.
· Antikapitalist Müslümanların forumlara katılıp katılmadığı, benzer şekilde toplanıp toplanmadığı konusu gündeme getirildi.
· Posta kutusuna bir şey bırakılacaksa bu şık ve esprili davetiye olsun diyen oldu.
· Merak uyandıran bir başlık altında insanları sosyal medyada bize yönlendiren bir broşür tasarımı önerisi geldi.
· Change.org, imza.la gibi sitelerde kampanyalar başlatabileceğimiz belirtildi.
· Ezber bozan, medyanın reddedildiği bir dönemde olduğumuz, forumların bu nedenle önemli olduğu belirtildi.
· Sergi için, iplere bağlanan gaz bombası kapsüllerinin vb. delillerin kullanılabileceği söylendi.
· Ankara’da yapıldığı gibi, kırılmış bilboardlara, reklam panolarına stencil veya elboyaması afişlerin asılabileceği önerildi. Böylelikle ürettiklerimizin kullanışlı olacağı ve atölyesinin yapılabileceği belirtildi.
· Hukuka uygunluk hususunda, hükümetin ve yandaşlarının zaten kendi hukuklarına uymadığı, asıl önemli olanın bizim açımızdan meşru olmak olduğu vurgulandı. Meşru zeminde, halk tarafından genel olarak onandığımız taktirde zaten hukukumuzu kendimizin şekillendireceği söylendi. Meşruiyetimizi hukuka uygunluk ile sınırlandırmayalım dendi.
· Hukuka aykırı iş yaparsak, tam da medyanın bizi gösterdiği gibi oluruz görüşü iletildi.
· Bir hukukçu arkadaşımız, hukukun yorumla değişebilen, uygulanan bir kurum olduğunu belirtti ve homojen olmayan bir kitle olarak bizlere hukuk dışı eylemi tavsiye etmediğini belirtti; yaptıklarımızın hukuka aykırı olarak nitelenmesinin çok kolay olduğunu ekledi. Asıl olan toplumsal olarak meşru olmaktır dendi. Hukuk dışı eylemin bu sağlandıktan sonra bir öneminin kalmayacağı belirtildi.
· Meşruiyetimizi sağlarken topluma bizi anlatmak önemli dendi; kendimizi anlatırken algıların, tanımların taşıdığı önem vurgulandı, tanımlardan başlamalıyız dendi. Devlet bizi şiddete yönelik bir güruh olarak gösteriyor ve herkes böyle biliyorsa bizler de önce tanımlardan başlamalıyız, önyargıları yıkmalıyız fikri geldi.
· Forumun yerini tarif eden haritalar, yönlendirmeler yapılması önerildi.
· Hakkımızda yapılan karalamaları bölgesel olarak ifşa çalışmaları yapabiliriz önerisi getirildi. Fakat ifşa etmenin gezi ruhuna aykırı olduğu, bunun ötekileştirmek olduğu görüşü de geldi.
· Bir katılımcı, bugünkü durumumuzun eylemin ateşinin söndüğü olarak algılandığını belirtti, bundan hoşnut olmadığını, insanların ümitlerinin eylemsizlik nedeniyle kırıldığını anlattı. Buna karşın, direnişin bitmediği, sadece boyut değiştirdiği ve artık orta vadeli eylemlere geçildiği belirtildi. Ümitsizliğe mahal yok dendi!
· İtalya’daki benzer örneğin takibi konusunda öneri getirildi.
· Direniş Hak ve Özgürlük Platformu ile parklarbizim.blogspot.com zikredildi, bilmeyenlere bakmaları önerildi.
· LGBT’nin Trans Onur yürüyüşü hatırlatıldı bir kez daha (Pazar gübü 17:00’da)
· Muhafazakar semtlerden katılanlar, sıkıntılardan bahsetti; kimliği oluşturan herhangi bir nitelik sebebiyle insanların eleştirilmesinin ötekileştirme olduğu vurgulandı, şayet bunu yaparsak bizbize kalırız dendi. İnsanlara nasıl ulaşırız sorunu yine gündemdeydi.
· Suyun öteki tarafına ilişkin, aslında bazı AKPlilerin bizi anlayabildiği, bu harekette yanımızda olanların da vaki olduğu hatırlatıldı, bu nedenle asla anlayamazlar demeyelim, çabaya devam edelim dendi.
· Flyer, broşür afiş demode bulundu, şayet bir işe yarasalardı daha önce bunları kullanan gruplar, partiler vs. başarılı olurdu; biz kendi yöntemlerimizle dvm. edelim dendi (örneğin, “akşam çamlığa geliyor musun?” tişörtü).
· Mezuniyet törenlerinde harekete destek verilmesi istendi.
· Sokak tiyatroları önerildi.
· Karşıt görüşlülerle onların meseleleri ile, onların anlayacağı dilden konuşalım dendi.
· Apolitik olmanın övünülecek bir şey olmadığı, politik olmanın ve bununla birlikte hassasiyetlere önem vermenin faydası vurgulandı birkez daha. Bu tartışmadan modernizm sorunsalına gelindi ki bu uzun mesele J belki atölye yahut kişisel tartışma olarak sürdürülecek.
· Bu hareketin cumhuriyet mitinglerine çevrilmeye çalışılması eleştirildi, esas yanlış olan politik olmak değil budur dendi (partilere, klasik politik görüş ve i,deolojilere indirgemek, onlara özgülemek hareketi).
· Atölyelerde yürütme ekibine karar verilmesi ve tüm atölyelerin organize edilmesi önerildi.
· Fikri olan bizleri bilgilendirerek hemen aksiyon alsın dendi, çok kalabalık olduğumuz için hep beraber hareket etmek zorunda bırakılmanın anlamsızlığı vurgulandı.
· Hareketin bu kadar güçlenmesinde örgütlülüğün önemine değinildi, örgütlenmekten korkmayalım istendi.
· Kendi aramızda fikirleri empoze etmekten, AKP gibi davranmaktan kaçınmamız gerektiği vurgulandı.
· Atölyelere ilişkin, herkes uygun olduğu günü ve saati yazsın facebook üzerinden, organize edelim derhal dendi.
· Katılımcılardan biri, film ekipmanı olduğunu ve istenirse bir kısa film hazırlayabileceğini belirtti (ihtiyaç listesi için toplantı sonu görüşüldü?)
· Kavramlar hususunda sıkıntı yaşadığımız için birbirimizi anlamakta güçlük çektiğimiz vurgulandı; kavram atölyesi fikri getirildi.
· Cumartesi günü Galatasaray’da Cumartesi Anneleri toplanacağı hatırlatıldı, duyurusu yapıldı.
· Hastanedeki arkadaşlarımızın ziyareti için ekip, forum sonunda oluşturuldu (?).
· Avukat bir arkadaş, göz altında artık kimsenin kalmadığını belirtti.
· Yeşiller Partisi örneği üzerinden bir oluşum fikri geldi.
· Kadıköy’de yapılan (şiddetin resmedildiği) eylemin bir benzerinin Bakırköy’de de yapılması önerildi.
· ileride kimse bu yaşananları hatırlamayacağı/hatırlatmayacağı için hareketin içinden doğan Çapul TV’ye destek vermemiz gerektiği, onun ilerde de var olması gerektiği hatırlatıldı.
· Belediyenin otobüslerini de boykot etmemiz gerektiği belirtildi; arabası olanlar yanlarına birilerini alabilir dendi.
· Herkesin yaratıcı boykot önerisi yapması istendi.
· Pir Sultan Abdal Derneği Pazar günü 17:00’de yürüyüş gerçekleştirecek, duyurusu yapıldı.
· Türk Psikologlar Derneği travma üzerine yardım veriyor, duyurusu yapıldı

Büyükada Forum Notları

Bizler Büyükadalılar olarak ilk toplantımızı 21 Haziran Cuma akşamı yaptık. Önce katılımcılar, kendilerini tanıttı. Bir moderatör yönetiminde, katılımcılar fikirlerini ve önerilerini paylaştılar. Toplantı yeri olarak Atatürk Meydanı olarak ortak karar verildi.

Forumda,öncelikle,”HALK HAREKETİ”olma özelliğinden sapmamaya özen gösterilecektir. Forumda paylaşılan konular:
-Gezi ruhunun adalılara,özellikle gençlere yaygınlaştırılması ve farkındalık duygusunun arttırılması için neler yapılabilir
-Toplantı alanı için en efektif yerin tespiti
-Duyurunun daha çok kişiye ulaştırılabilmesi için öneriler
-Forum saati
Toplantı notlarının yayınlanması
-Bir sonraki forumda konuşulması istenen konu önerileri görüşüldü.

Katılımcıların önerileri doğrultusunda, toplantı yeri Atatürk Meydanı Atatürk Heykelinin bulunduğu alan konusunda karar alındı. Olumsuz dış etkenlerden mininumum düzeyde etkilenmesi için söz konusu yerde mutabık kalındı. Katılımcıların arttırılması için duyurunun nasıl daha etkin yöntemler kullanılabilir konusuna öneri olarak, tespit edilen bir pano aracılığıyla yapılması uygun görüldü. Sosyal medya ve kişisel davetler aracılığı ile katılımın artacağı görüşündeyiz. Saat olarak 21.00 uygun görüldü. Forumun sürekliliği açısından hergün yapılması uygun görüldü. Forumlarda, konulması istenen konular 1 gün önceden blogda duyurulacak , dolayısıyla, gündem konusu yaklaşık olarak belirlenmiş olacaktır.
Bunların yanı sıra,”kitap takası”, ”güncel yazı, haber, paylaşımlar”, M��zik, şiir, edebiyat, sanat ile ilgili paylaşımlara da yer verilecektir.
Amacımız,herkesin fikrini rahatlıkla paylaşabileği ortamı sağlamak, karşıt fikirleri dinlemeyi öğrenmek, bunlara saygı göstererek birlikte nasıl şiddet ve kin uygulamalarından bağımsız yaşamayı ve kimseyi ötekileştirmeden yaşamayı öğrenmek.
Yöntemimiz ise paylaşmak, şiddet yok, kavga yok, kibir yok. Daha ne olsun.
22 Haziran saat 19.00’da Saat Meydanında ,Taksim Direnişinde kaybettiğimiz arkadaşlarımızın anma etkinliğine tüm Adalıları bekliyoruz.
Barış ve dostlukla kalın.

İzmir Bornova Büyük Park Toplantı Kararları

Bugün(21  Haziran), Gündoğdu’da saat 20:00’de yapılan İzmir forumu nedeniyle, Bornova Büyük Park forumu için saat 18:00’de kısa bir toplantı yaparak yaklaşık 40 kadar katılımcıyla birlikte aşağıdaki kararları alındı ve sonrasında Gündoğdu’daki toplantıya katılım sağlandı.

Alınan kararlar:

1- Bir sonraki toplantının, 24.06.2013 Pazartesi saat 20:00’de Bornova Büyük Park’ta düzenlemesi
2- Forumla ilgili duyurular için, Bornova ile ilgili facebook sayfalarında duyuru yapılması ve bunun yanı sıra tüm forum üyelerinin kendi apartmanlarında/mahallelerinde dağıtmaları veya asmaları için bir ilan hazırlanması
3- İlanın Metin Özkeskin arkadaşımız tarafından hazırlanması ve en kısa zamanda grup sayfasında paylaşılması
4- 22.06.2013 Cumartesi saat 20:00’de Saraykent Meydanındaki foruma isteyen kişilerin katılması
5- Gelecek toplantı için, gündem önerilerinin grup sayfasında toplantı öncesi paylaşılması
6- Gelecek toplantıda, Boykot ve semt pazarlarında kullanılmış (ücretsiz) eşya pazarlarının kurulmasının gündeme alınması

Eyüp Hz. Halit Parkı Forum Notları

Bugün (21 Haziran) ikinci kez toplandık. Sayımız şimdilik oldukça az ancak ümitliyiz. İki gündür konuştuklarımızın önce konu başlıklarını sonra detaylarını ileteceğim, en sona da birkaç anı.

Konu başlıkları:
1- Eyüp ilçesinin genel profili ve park buluşmalarının sürdürülebilirliği.
2- Forumların amacı
3- Diğer parklarda neler oluyor?
4- Eyüp’te çoğalmaya çalışmak mı yoksa daha geniş katılımın sağlanabildiği parklara eklemlenmek mi?
5- (İkinci gün) Seçim sistemi ve manipülasyonu engellemek için yapılabilecekler.

Bütün konu başlıklarını uzun uzun detaylandırmayacağım zira sayımız henüz 15 olduğu için toplantılarımız şimdilik çok sistematik ilerlemiyor daha ziyade park sohbetleri tadında olduğunu söyleyebiliriz. İki gündür konuşulanların neredeyse tamamı, Eyüp Merkez’de bu forumlara katılımı arttırabilir miyiz? Kaygısı etrafında dönüyor. Katılanların düşüncelerini temsil eden kısa cümleleri şöyle sıralayabiliriz.
– Eyüp’te çoğalmak uzun bir zaman gerektirebilir ancak bu forumlar Gezi Parkıyla yaratılmış dinamizmi ayakta tutmak için yapılıyor. En hızlı nerede kalabalık olabiliyorsak oraya eklenmeyi tercih etmeliyiz.
– Eyüp’te aslında demokratik bir yapı var. Burada varlık göstermek önemli. Yeteri kadar emek vermeden vazgeçmemek gerekir.
– Burayı bırakmamak önemli ama hali hazırda yakın çevremizde yüksek katılımlı park forumları varsa bir süre o forumlara katılmak ve bir toplanmayı geniş katılımla Eyüp’te yapmayı teklif etmek daha etkili olabilir.
– Eyüp Merkez’de hiçbir zaman kalabalık olamayabiliriz. Hali hazırda hareketli olduğunu bildiğimiz mahallelere (Yeşilyurt, Akşemsettin vs) yönelmek daha etkili olabilir.
· Not: Alibeyköy, Karadolap Parkından haberdarız. Hatta ikinci gün iki arkadaşımız oraya uğrayıp atmosferle ilgili gözlemlerini aktardı. Pazar günü geniş katılımlı bir forum olması planlanıyor olduğu bilgisini aldık ve Pazar gününe kadar Eyüp’te kendimizi çoğaltmaya çalışıp hep birlikte o geniş katılımlı foruma gidebiliriz fikri genel olarak kabul gördü.
– Eyüp halkı yapılan tüm protesto ve eylemlerden uzak kalıyor. Gezi Parkı Eylemlerini televizyondan gördü ve günlük hayatları hiç etkilenmedi. Sokak gösterilerine ve ilginç protestolara hiç canlı şahit olmayan insanlar var. Bu anlamda o ruhu burada olgunlaştırmak insanlarda bir farkındalık yaratmak için çok önemli.

· Not: Eyüp’te yaşayan insanların dini hassasiyetlerinin yüksek olması sebebiyle yandaş medyada çıkan provokatif haberlerin güvenlik sorunu oluşturup oluşturmayacağı kaygısı hemen herkeste yüksek maalesef.
· İlk gün önerilen diğer parklardan çıkan forum notlarının hep birlikte okunması önerisi ikinci gün gerçekleştirildi.
· Bir iletişim ağı oluşturabilmek için Eyüp Gezi Forum isimli bir Facebook grubu kuruldu.
· Taksim Dayanışmasının çağrısıyla Taksim’de gerçekleşecek anma etkinliğine katılırken herkesin görünür biçimde “Eyüp Gezi Forumu her akşam 21:00’da Hz. Halit parkında” ibaresinin bulunduğu bir kağıt taşıması kararı verildi. (Genç arkadaşlar, renkli karton ya da cd kalemiyle yazılmış tişörtleri de önerdiler.)
· Diğer parkların notları okunurken göze çarpan seçim sistemi başlığı üzerine bir süre tartışıldı. Sandık başında görev yapmış olanlar bilgi aktardı. Tüm çapulcuların seçim döneminde mutlaka sandık başında görev alması gerektiği ifade edildi ve herkesçe kabul gördü.

Tüm bunların dışında “çoğalır mıyız, çoğalamaz mıyız? Tartışmalarında umutsuzluğun ağır bastığı bir anda iş dönüşü dinlenmek için parka girip konuştuklarımıza kulak misafiri olan bir arkadaşımızın “katılabilir miyim? Diye sorması ve ardından “Eyüp’te olabileceğine hiç ihtimal vermemiştim, şaşırdım” deyip konuşma çemberimize katılması tarifsiz bir heyecan yarattı tabii ki. Bir birini tanımayan insanların parkın farklı yerlerinde bekleşmeleri ve tereddüt dolu bakışlarıysa bir gün çoğaldığımızda bizlere “hey gidi günler” demenin kapısını açtı. Özgürleşen tüm parklara kucak dolusu sevgiler!

Eyüp Hz. Halit Parkından Şirin

Gebze Mudurnutepe Dayanışması

Direnişi mahallelerde konuşma-eyleme meselesine Gebzede Mudurnutepe mevki Cumhuriyet mahallesinde başlamıştık. Çatışmaların, barikatların ve parkta inşa edilen dayanışmacı halin ayakta tuttuğu süreci -hepimiz hem fikiriz ki- ‘Duran insanlar’ tıkanıklıktan kurtadı. Yaratıcı bir eylemdi. Mahallede tartışırken Tayyip’in önerdiği ‘Plebisit’i biz kendimiz erkenden yapalım dedik. Hep birlikte sorular belirleyip, insanlara ‘evet’ ya da ‘hayır’ yazacakları oy kağıtlarını dağıttık. Tabi asıl mesele, sorduğumuz ve cevabının ‘evet’ olması pek mümkün olmayan sorulardı:) Anlatmaya çalıştığımız da zaten seçeneklerin iktidar tarafından belirlendiği oy sandıklarının hiç bir zaman gerçekten bizim hayrımıza olmadığıydı. Neyse 200 kişi oy kullandı. Sorularını mahalleliyle beraber belirlediğimiz ‘Plebisit’imizde sonuç olarak;

– Kentsel ranta,

– İşsizliğe,

– Polis Devletine,

– Kadına Şiddete,

– Din İstismarına,

– Taşeronlaşmaya,

– Güvencesiz Yaşama,

HAYIR! çıktı.

Tabi aradan ‘evet’ atıp latife eden arkadaşlarımız da yok değildi :) Ozalitlerden, oy sandığına, dövizlere, her şeyi beraberce hazırladık. Sandığa arkadaşlar dalga amaçlı ‘plesibit’ yazdılar. Biz böyle diyoruz diye yaratıcı sohbetler döndü:) Halaylar çekip, sloganlar atıldı. Bu çalışmanın diğer mahallelere taşınması, mahallelerin acil gündemi olan Kentsel Dönüşüm mevzusu ile beraber, süreci ortaklaştırma çabalarımız devam ediyor.

Beylikdüzü Çamlık Parkı (Yeni Belediye Parkı) Notları

21 Haziran’da Beylikdüzü Çamlık Parkı (Yeni Belediye Parkı) forumu ikinci kez düzenlendi. İlk güne göre katılımcı sayısı biraz daha fazlaydı. Fakat genel olarak anlaşma ve iletişim kurma açısından Abbas ağa ve yoğurtçu parkına göre geride olduğumuzu düşünmekteyim. Sistemi yavaş yavaş kurmakla birlikte ilk güne nazaran ilerleme kaydedildiğini söylenebilir. Forumun açılışı ‘her yer taksim her yer direniş’ sloganıyla gerçekleştirildi. Daha sonra gerek gezi parkı gerekse hükümetle ilgili yaşanan toplumsal ve bireysel sorunlardan bahsedildi. Genel olarak tartışılan durumlar ve alınan kararlar şu şekilde özetlenebilir;

(1) Herhangi bir siyasi partinin bünyesinde olmaktansa sivil toplum örgütü kurulmalı ve muhalefet partileri, baraj altında kalan partilerin desteklerini alarak seçimlere bağımsız aday çıkarabilmeli.

(2) Kadınlar olarak haklarımızıN meydanlara taşımasının önemi ve haklarımız için mücadele etmenin gerekliliği konuşuldu. Bunun için kadın platformları da kurmanın gerekli olduğu düşünülmektedir.

(3) Burada yapılacak foruma çağrı için broşür, bildiri çıkarılmalı ve herkes oturduğu sitelere,duyurusunu yapabildiği her yerde bu broşürleri dağıtıp forum kültürünün yaygınlaştırılması.

(4) Abbasağa’daki bazı kararların burada da uygulanması (el hareketleri)

(5) Bu forumda çıkacak ilk sonuçlardan biri komiteler kurmak ve site,blok sorumluları oluşturmak. Böylece her siteden her bloktan birer ikişer sorumlu olursa örgütlü bir çalışma ve ilerleme olacağından hızlı bir gelişme gösterilebileceği düşünülmektedir.

(7) Bu yapılan eylemler sonucu halkın gücünün farkına varılması ve bu konuyla ilgili örgütlenmenin hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi düşünülmektedir.

(8) Beylikdüzü dayanışma platformu kurulabilir ve temsili arkadaşlar seçilip her gün neler olduğunu forumda aktarıp oluşum içerisindeki kitleyle iletişimin devamlılığı sağlanmalı.

(9) Sosyal medyanın tüm araçlarıyla kullanılmalı ve bu konuda aile büyüklerimizin de bilinçlenmesi için gereken önem gösterilmeli.

(10) AKP seçmenlerini dışlayacak konuşmalara ve özellikle usluba dikkat edilmesi gerektiği.

(11) Aramızda bulunan avukatlardan gelecekte yapılacak eylemlerin hukuki boyutlarının anlaşılması açısından yardım almak ve bilgilendirilmek.

(12) Alınan kararların diğer forumlarla paylaşılması.

(13) Meclis oluşturulması durumunda, mecliste bununan bireylerin düşünce açısından çeşitlilik göstermesi gerektiği.

(14) Önümüzdeki şeçim döneminde herkesin sandıkta görev alması.

(15) Sendikalara düşen görevin halk tarafından daha çok vurgulanmasının gerekliliği.

(16) Yeniköy forumundaki saldırının dikkate alınması gerektiği.

(17) Beylikdüzü’nde bolca bulunan AVM’lere gösterilecek tepkinin faydalı olabileceği tartışıldı.

(18) Birleşik halk gücünün önemi defalarca vurgulandı.

(19) ‘Bu daha başlangıç mücadeleye devam’ sloganıyla forum bitirildi.

NOT: Başlangıçta belirttiğim gibi Beylikdüzü’nde yeni bir oluşum içinde olduğumuzdan dolayı sistematik bazı zorluklar yaşamaktayız. Bu durumun forumların sayısı arttıkça bir düzene konulacağını düşünmekteyiz. Alınan kararlarla önerileri karışık belirttiğim için kusura bakmayın. Sonraki notlarda bunları sistemli bir şekilde aktarmaya çalışacağız.

Ataşehir Parkı Forum Notları

Buluşma yeri: Ataşehir Parkı, Kamelya Çarşı karşısı

Cuma akşamı Ataşehir forumu yaklaşık 70-80 kişilik bir grupla toplandı. 9:15’de facebook grubu ile ilgili konular gündeme getirilerek toplantı başladı. Sözü alan ilk katılımcı son iki gündür konuşulanları özetledi, forum formatini acikladi.

Söz alanlar şu görüşleri dile getirdi:
Forumun canlı yayınlı yayınlaması için girişimler yapabiliriz. Ne dersiniz?
Önce hukuki tarafını araştıralım. İş bölümü yapılsın.
Abbasağa ve Maçka parklarından yayın var. Çekinceniz olmasın. Ama çok zahmetliyse yapmayalım.
Hukukçuyum. TCK’da düşmanlık yaratacak söz ve eylemler belli, bunların dışında canlı yayının kendisi suç değil. Parklarda kamuya açık tartışmalar suç değildir. Baro sayfasına bakabilirsiniz. İlgili maddeleri facebook grup sayfasına koyabiliriz.
Ben Ataşehir’de forum olduğunu bilmiyordum. Hala bazı mecralara ulaşılamadı.
Burada bulunmak güzel ama internet üzerinden etkin iletişim kurmamız lazım. Ekipler kuralım.
Güvenlikle ilgili sorunumuz yok. Birbirimizi, muhtarımızı, belediye başkanımızı, bilen ve dinleyen bir grubuz. Canlı yayın da güvenlik açısından yardımcı olur.
Ataşehir’de bazı marketlerde ideolojik sebeplerle içki satılmıyor. Bu yerlere neden alkol satmadıklarını soralım, alışveriş yapmayalım.
(Bu arada usule iliskin, moderatörün görevi ve zaman sınırına uyulmasıyla ilgili hatırlatma yapıldı.)
Ekonomi çok önemli. AKP krizle geldi, şimdi dünyada yeni kriz geliyor. Türkiye de 2014’te etkilenecek. İktidar bunu eylemlere yüklemeye çalışacak. Muhalefetin birleşmesi lazım.
Gezi parkı ruhu partiler ötesi. Mesela Mustafa Sarıgülú reddettiler. Bu güzel.
Ekonomi aslında hiç bir zaman çok parlak olmadı. Ege Cansel, Memleketimden İktisat Efsaneleri yazısını tavsiye ediyorum.
Avukatlar, ekonomistler, meslek gruplarından kurullar seçelim. Onlar bizi yönlendirsin.
4+4+4 sistemiyle din dersleri artırıldı, öğrenciler seçmeli din dersleri almaya zorlandı, bazı okullar İmam Hatip oldu. Eğitime ilgi gösterelim. Okulların İmam Hatiplere dönüştürülmemesine destek verelim, 5-6. Sınıfların zorunlu olmayan din derslerine zorla yazdırılmasına izin vermeyelm. Pazar günü Kadıköyde Sivasí anma mitingi var.
Cumhuriyet gazetesi’nden Erinç Yeldanín yazılarını öğretici buluyorum.
İktisatçıyım, tarım bitti, hayvancılık bitti. Argüman geliştirmemiz lazım. Hasar diyorlar, 10-15 lira toplayım hasarı ödeyelim ama onlar da çocuklarımızın hesabını versinler. Önce insan olmayı becerelim, kimliklerimizi bir yana bırakalım.
Ataşehir ilkokulunun yanındaki bina ek olarak yapıldı ama bize ne amaçla yapıldığı söylenmedi. Bir veli 1600 imza topladı, ilçe milli eğitim bakanlığı’’na soruldu. Bilmiyoruz diye resmi yanıt geldi. Sonbahar’da burası İmam Hatip olabilir. Bu konuya ilgiyi canlı tutalım.
Ben İmam Hatip mezunuyum. Ötekileştirmeyelim, kutuplaştırmayaim. Dindar insanlar da iyi. Gruplar için taslak oluşturalım. Yarın üyeleri seçelim.
Bazı konularda oylamaya gidelim. Öneriler olsun, biz de onaylayalım.
Oylama yapılmasın, burası temsili değil.
Ötekileştirmeyelim. Anti-kapitalist müslümanlar da var. Vicdan önemli.
Bir afiş çıkartmalıyız. Batı Ataşehir’de dağıtmak lazım. Merkez Komitesi seçelim, mutlaka karar alalım.
İkili diyaloglara girmeyelim. (Konuşmacı kullanılabilecek bazı diğer el işaretlerini tanıttı.) Cumartesi 19’da Taksim’de tekrar karanfillerle buluşma var.
Farklı görüşmelere düşmanca yaklaşmayalım. Bilgilerimizi aktaralım.
Facebook’ta nasıl paylaşım yapalım? Başlık sistemi?

Ankara Güvenpark Forum Notları

21 Haziran Cuma günü yaklaşık 300 kişinin katılımı ile ilk forum gerçekleştirildi.

İlk toplantı olmasından dolayı daha çok deneyimlerin aktarılmasıyla geçen toplantıda şunlar vurgulandı :

– Direnişi görmeyerek evlilik programı, penguen belgeseli yayınlayan; daha sonra da çarpıtarak yalan haber veren medyaya güvenmemeliyiz. Sosyal medyadaki paylaşımlarımız doğruyu yansıtıyor, etrafımızdaki insanları da haberleri sosyal medyadan takip etmeye davet etmeliyiz.

– Bize zulüm uygulanıy. Tutuklamalarla, cadı avıyla sindirmeye çalışıyorlar ama korkumuz olmamalı ve direnişe devam etmeliyiz, henüz hiç bir şey kazanmış değiliz.

– Faşimzin tek korkusu bizim birlik olmamızdır, bu yüzden farkılıklarımıza saygı duymalıyız, birbirimizi ötekileştirmemeliyiz. Farklı mezheplerden, farklı etnik kökenlerden, farklı siyasi düşüncelerden insanlar birlik olduk, bu birliği bozmayalım.

– Taciz ve tecavüze karşı konuşan kadınlar, demokratik haklarını kullananlar gözaltına alınıp tutuklanırken tecavüzcülerin elini kolunu sallayarak dolaşmalarına tepki gösterdi.

– Hayvan hakları savunucuları, mahallelerde kullanılan havai fişeklerin hayvanlara zarar verdiğini söyleyerek kullanılmamasını istedi.

– Silahsız ve saldırısız olduğu müddetçe eylem yapmanın anayasal hakkımız olduğu vurgulandı.

forumun ikinci bölümünde bundan sonra e yapılacağına dair somut öneriler sunuldu.

1) Forumların devam etmesi ve ertes gün yine 20.00’da Güvenpark’ta buluşulması, Ethem ve öldürülen yoldaşlarımız için saygı duruşunun ardından 20.05’te foruma başlanması.

2) Bu oluşuma GÜvenpark Dayanışması ismi verilmesi, koordinasyon sağlayacak bir komite ve facebook sayfası(belki bir de internet sitesi) kurulmasr ı.

3) Çeşitli atölyeler oluşuturulması, ilk olarak şiirle ilgilenenlerin bir şiir atölyesi oluşturması.

4) Anne ve babaların da forumlara ve eylemlere çağırılması.

5) Pazartesi günü saat 17.00’da enstrümanını alan gelsin diyerek toplanacak müzisyenlerin güvenparkta etkinlik düzenlemesi.

6) Diğer parklarda oluşturulan inisiyatif, komite veya temsilcilerle iletişim kurulması kararları alındı.
(22 haziran saat 20.00’da tekrar forum yapılacak)
İzmir’de Halk Forumları devam ediyor. Haberin tamamını okumak için tıklayınız.

1004047_543877169010122_480194729_n

Sendika.Org