Demiryolu işçisi Ankara’da: ‘TCDD özelleştirilemez!’

Demiryollarının özelleştirilmesine karşı beş koldan Ankara’ya gelen demiryolu işçileri, TCDD Genel Müdürlüğü önünde buluşarak TBMM’ye yürüdü

demiryolu1

Demiryollarının özelleştirilmesine yönelik yasa tasarısının TBMM Genel Kurulu’na gelmesi üzerine harekete geçen Demiryolu Çalışanları Platformu, 31 Mart’ta Edirne, İzmir, Tatvan, Samsun ve Adana’dan başlattığı yürüyüş sonucunda Ankara’da buluştu. Aralarında KESK’e bağlı Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) ve Kamu-Sen’e bağlı Türk Ulaşım-Sen’in (TUS) de bulunduğu 11 kurumun oluşturduğu platform, sabah saatlerinde TCDD Genel Müdürlüğü önünde bir araya geldi.

demiryolu7“TCDD’nin özelleştirilmesine hayır” ortak pankartıyla bekleyişe geçen ve çoğunluğunu BTS ile TUS üyelerinin oluşturduğu çalışanlara, “demiryolu emekçilerinin takımı” Adana Demirspor taraftarları da destek verdi. Yaklaşık 300 demiryolu emekçisi, buluşmanın sağlanmasıyla TBMM’ye doğru yürüyüşe geçti.

Yürüyüş boyunca “Ulaşım haktır, satılamaz”, “Demiryolu halkındır, satılamaz” sloganları atan emekçiler, adliyenin arka tarafı ve Necatibey Caddesi üzerinden TBMM’ye ulaştı. Yürüyüş güzergahı üzerindeki Başbakanlık binası önünde sloganlar daha güçlü bir şekilde haykırılırken, Ankara polisinin güzergah boyunca yüzlerce polisle had safhada aldığı önlemler dikkat çekti.

‘Demiryolu emekçisi özelleştirmeye karşı ayakta’

TBMM önüne gelinmesinin ardından BTS Genel Başkanı Yavuz Demirkol ve TUS Genel Başkanı Nazmi Güzel birer konuşma gerçekleştirdi. Demirkol ve Güzel, ekonominin, üretimin ve ülke kalkınmasının motor gücü konumundaki ulaşımın özelleştirilmek üzere olduğunu ve demiryolu emekçilerinin bu yasa tasarısına karşı ayağa kalktığını söyledi.

TBMM’deki komisyondan geçen yasa tasarısının neoliberal politikalar doğrultusunda TCDD üzerindeki devlet tekelini kaldırmayı amaçladığı belirtilen konuşmalarda, özelleştirme ile demiryollarının kuşatılacağı, halkın cezalandırılacağı ve kamuda ucuz işgücü yaratılacağı dile getirildi. İki genel başkan, köleliğin ve taşeronlaştırmanın yaygınlaştırılacağına dikkat çekti.

“Tatlı su sendikacılarının sözlerine bakarak öngörüsüz ve gerçeklerden yoksun sözlere kanarak sessiz kalamayız, kalmamalıyız” denilen konuşmalarda, 16 Nisan günü greve çıkılacağı ve grevin etkin bir biçimde örgütlenmesi için çalışmaların başladığı dile getirildi.

Basın açıklamasına bazı milletvekilleri de destek verdi.

Sendika.Org/ Ankara