Bienal’deki ikiyüzlülüğe Kolektif’ten itiraz

bianelkocKentsel dönüşüm temasıyla düzenlenen 13. İstanbul Bienali’nde, dönüşümden rant sağlayan sermaye kesimlerinin sponsorluğuna üniversitelilerden itiraz geldi

İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) bünyesinde 14 Eylül-10 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek 13. İstanbul Bienali, kamusal alan tartışmalarına ve kentsel dönüşüme odaklanıyor. Teması “Anne ben barbar mıyım?” olarak belirlenen Bienal’in açılışına kadar bu tema etrafında bir dizi etkinlik düzenlenecek. Bu etkinliklerin ilki 8 Şubat’ta İTÜ Maçka Kampusu’nda başladı.

“Şehri kamusallaştırmak” başlığı altında İstanbul’un kentsel dönüşümüne odaklanan üç günlük etkinlik şu ifadelerle duyurulmuştu:

İstanbul muazzam bir sermaye yatırımıyla dönüştürülüyor ve bu dönüşüm tarihsel ve kültürel çeşitlilik taşıyan mahalleleri yok ediyor. Bu bağlamda, tartışmamızın başlangıç noktası İstanbul’un kentsel dönüşümünün toplumsal ve kültürel etkisi ve kentlilerin buna tepkileri olacak.”

“Bu iki yüzlülük değil midir?”

Etkinliğin ilk gününde yapılan sunumlarda neoliberal kent politikaları ve İstanbul’da halihazırda devam eden kentsel dönüşüm uygulamaları eleştirilirken Öğrenci Kolektifleri’nden bir itiraz geldi. İtirazın nedeni, kentsel dönüşüme eleştirel yaklaştığı iddia edilen bir etkinliğin, bu dönüşümden rant sağlayan Eczacıbaşı ve Koç’un sponsorluğunda yapılmasıydı. Kolektif üyesi bir öğrenci konuyla sunumların ardından söz alarak şu soruyu sordu:

İKSV’nin kurucusu olan Eczacıbaşı Holding’in Kartal’da 5500 metrekarelik bir alanı kentsel dönüşüm projeleri yapmak için satın almasını ve aynı zamanda İstanbul Bienali’nde şehrin kamusallaştırılması tartışmasını ahlaki buluyor musunuz? Eczacıbaşı Holding bir yandan kenti talan ederken bir yandan da burada sanki bu talana muhalifmiş gibi davranması ikiyüzlülük değil midir?”

Salondaki izleyiciler bu itiraza alkışlarla destek verirken kürsüden tatmin edici bir cevap gelmedi. İzleyicilerin bir kısmı da salonu terk etti.

Sendika.Org