‘Şii Hilali’nin belini kimler kıracak? -Cenk Ağcabay

AKP’nin Sabra Şatila katliamının altında imzası bulunan faşist Falanj’la bu düzeyde ilişki geliştirmesinin altında yatan asıl neden, kuşkusuz emperyalist Batı ittifakı güdümünde oluşturduğu Ortadoğu politikasıdır

İsrail’in 1982’deki Beyrut işgali sırasında, İsrailli askeri yetkililerin onayı ve desteği ile Batı Beyrut’taki Sabra Şatila Filistin Mülteci Kampı’na faşist Hıristiyan Falanjist’ler tarafından bir saldırı düzenlenir. 1000’i aşkın çocuk, genç, yaşlı silahsız Filistinli faşist milisler tarafından işkenceden geçirilerek, katledilir.

İsrail’in Beyrut’u işgal edip, kendi iç kamuoyunda bile “bu kadar da olmaz” seslerinin yükselmesine neden olan katliamlara imza attığı bu dönemde, Hıristiyan Falanjistler adını taşıyan bu faşist örgütlenme İsrail’in Beyrut’taki en önemli ittifak gücüdür.

Geçtiğimiz Pazar günü gerçekleştirilen AKP kongresinin yabancı konuklar listesine baktığımızda ilginç ve önemli bir bileşimle karşılaşıyoruz. Mısır Devlet Başkanı Muhammed Mursi, Irak Bölgesel Yönetim Başkanı Mesut Barzani, Hamas Yöneticisi Halit Meşal, eski Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi… Liste uzayıp gidiyor…

Gazete ve haber ajansları özellikle yukarıya isimlerini aldığımız yabancı konukların üstünde durdular. Yukarıda sıralanan isimler, Ortadoğu’da tırmanan çatışmalarda ve emperyalist hegemonya kavgalarının Ortadoğu’daki izdüşümlerinde giderek daha fazla belirginlik kazanmaya başlayan bir eksenin adeta tümleyici parçaları olarak bir araya gelmiş, o salonda toplanmışlardı ve fakat gazeteci Hüsnü Mahalli’nin kongreyle ilgili yazısından öğrendiğimize göre, salonda bu konukların yanı sıra faşist Falanj’ın bugünkü lideri Emin Cemayel ve Sabra Şatila katliamının sorumlularından, o dönem Falanj’ın komutanlarından Semir Caca’da bulunuyormuş. Yine Mahli’nin belirttiğine göre, Semir Caca son dönemde Ankara’da sık sık konuk olarak ağırlanıyormuş.

AKP’nin faşist Falanj’la bu düzeyde ilişki geliştirmesinin altında yatan asıl neden, kuşkusuz AKP’nin emperyalist Batı ittifakı güdümünde oluşturduğu Ortadoğu politikasıdır, bu politikanın temel yönelimini ise geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir söyleşide Müslüman Kardeşler Örgütü’nün Suriye lideri olan ve bir süredir Türkiye’de yaşayan Şukfa tarafından dile getiriliyor. Şukfa, “Hiçbir ülkenin sağlamadığı rahatlığı Türkiye sağladı bize” diyor ve “bölgede oluşan “Şii hilali”nin belini kıracaklarını” sözlerine ekliyor. Bölgede oluşan Şii hilalinin belini kırmak hedefinde bir araya geliş AKP kongresinden yansıyan fotoğrafı daha net kavramamıza olanak sağlıyor.

Emin Cemayel’in AKP kongresinde aldığı alkışların, Semir Caca’nın Ankara’da sık sık misafir edilmesinin nedeninin “bel kırma operasyonları”ndaki ortaklaşma olduğu belirginleşiyor. Anlaşıldığı kadarıyla, Emin Cemayel ve Semir Caca’nın Beyrut’taki etnik ve dinsel çatışmalar konusundaki pratiğe dayalı zengin bilgileri, kendi ülkesinde mezhep çatışmalarını körüklemek ve ölüm mangaları kurmak suçlamasıyla cezaya çarptırılan Tarık Haşimi’nin sahadan taşıdığı engin deneyimler, Suriye’de Şukfa taraftarlarının sürdürmekte olduğu “bel kırma operasyonlarına” ait deneyimler, AKP mihverinde bir araya geliyor ve Ortadoğu’daki mezhebe dayalı çatışmaları daha da körükleyecek yeni bir sentez oluşturuyor.

AKP kongresinde yer alan kitlenin genel duyarlılığından dolayı Halit Meşal’in uzun süren güçlü alkışlarla selamland��ğı pek çok yazar tarafından belirtiliyor, ancak Emin Cemayel’in de aynı kitle tarafından alkışlandığı belirtiliyor. Bu durum da sanırız, zamanın ruhuna ait kimi liberal söylemlerin -“Farklılıkların bir aradalığı”, “Ötekileştirmeme”- AKP parti örgütünce ne denli içselleştirildiğine işaret ediyor. Filistin halkının katilleri “ötekileştirilmiyor”, AKP kongresinde alkışlarla karşılanıyor, “Şii Hilali”nin belinin kırılması” için bölgesel dayanışma yükseltiliyor.