Bush’un ‘Ölüm Tarlaları’ -Mete Çubukçu (birgün)

Amerika’nın “Bağdat Valisi” Ryan Crocker 11 Eylül günü beklenen raporunu sunarak ek asker talebini yineleyecek. Raporda bu yılın başında uygulamaya konulan planın başarı/başarısızlık durumu ele alınacak. Tabii ki Kongre’ye sunulan rapor tamamen toz pembe olmayacak. Ancak, Irak’taki Amerikan birliklerinin komutanı General Petraeus ile başlayan “yükseliş, hızlanma” planının büyük oranda başarılı olduğu vurgulanacak. Bush’un özellikle bu vurguya ihtiyacı var. Ortada bir başarı, ilerleme olmasa da Bush’a duymak istedikleri iletilecek, Amerikan halkına izlenen politikanın ne kadar doğru ve zorunlu olduğu söylenecek.

BUSH VİETNAM’A SARILIYOR
Bush yönetimi 4 yıldır Irak’la Vietnam arasında benzerlik kurmaktan ısrarla kaçındı. Şimdiyse Vietnam’a gönderme yaparak Irak’tan çekildikleri takdirde Vietnam halkının başına gelenlerin, Irak ve bölgede tekrarlanacağını vurguluyor. George W.Bush Irak halkını düşünürmüş, sanki işgalle birlikte ortaya çıkan insanlık dışı manzaranın sorumlusu kendileri değilmiş, sanki görünmez bir el Irak’ı bataklık hale getirmiş, ABD’de Irak’ı kurtarmak bu “özveriyi” göstermek zorundaymış gibi konuşuyor. Yeni Dünya Dü-zeni’nin savunucuları, Irak’ın işgalcileri şimdi de bu “rızayı imal etmek” yani, insanları bu mesnetsiz teze inandırmak çabasındalar.

IRAK’TAKİ RAKAMLAR
Vietnam’da 10 yıl boyunca 4 milyon Vietnamlının, 60 bine yakın da ABD askerinin ölümüne o günkü Amerikan politikası neden oldu. ABD Vietnam’dan kaçarken ardından oluşan manzarada korkunçtu; ölüm tarlalarını, mülteci durumuna düşen “bot insanları”, ardından Vietnam ve özellikle Kamboçya rejiminin sözüm ona sosyalizm adına başlattığı terör kampanyaları. Yani, Vietnam’da ABD bir sonuç değil nedendi. Yenildiği için çekildi. Bugünse Bush yönetimi son nefesini verirken ” Irak’tan çeki-lirsek bölge karışır” demesinin hiçbir dayanağı yok. Çekildikleri takdirde milyonlarca masum insanın öldürüleceğini, ülkeden kaçacağını ya da hapsedileceğini söylüyor. Irak’ta hali hazırda 1 milyona yakın insan öldürüldü, 2 milyon kişi, mezhebi ve etnik çatışmalardan dolayı ülke içinde yer değiştirdi. Iraklılar Vietnam’daki gibi botlarla denize açılarak ölüm yolculukların çıkmadı belki ama 2 milyona yakın insan komşu ülkelere kaçtı; bu ülkelerdeki korkunç koşullarda yaşam mücadelesi veriyorlar. Çoğu Sünni 100 bine yakın tutuklu var. Amerika’nın ülkeyi terk etmesi değil aksine işgalin varlığı Irak’ı tanınmaz bir hale getirip, Irak halkına insanlık dışı bir ülke “armağan” etmiş durumda. Irak’taki işgal valisi/Büyükelçi Crocker, son aylarda 1500 El Kaide militanın öldürüldüğünü söyleyerek, gidişatın iyi olduğunu belirtiyor. Irak’ta direniş ve El Kaide terörünün önü alınmış değil. Basra gibi güney kentlerinde İngilizlerin güvenliği Şii unsurlara bırakmasının ardından hâlâ siyah bayraklar as-masalar da kontrolü Mehdi ordusu ele geçirdi. Petreaus’un planı çerçevesinde alan kontrolü gibi zor bir işe kalkışan Amerikan ordusunda askerin psikolojik durumu giderek bozuluyor. Ordu malzeme açısından giderek zorlanıyor.

BUSH’UN ANALOJİSİ
Amerikalılara şu soruyu sormak gerekiyor: Varlığınızın devamı için daha kaç kişinin öldürülmesi gerekiyor. Yani, Amerikalılara karşı olanları öldürerek bitiremez, bu yöntemle bir sonuca varamazlar. Eisenhower’den Nixon’a kadar Amerikan başkanları sorunların askeri değil politik yöntemlerle çözülmesi gerektiğini farkında değillerdi. Bush’un Vietnam analojisi de benzer yanlışlar içeriyor.

11 Eylül’de kongreye sunulacak raporsa aşağı yukarı belli. ABD’nin Bağdat Büyükelçisi Ryan Crocker ve Irak’taki Amerikan kuvvetlerinin komutanı General Petraeus’un eylül ayında açıklayacakları rapor, ABD’nin bundan sonraki stratejisinde belirleyici olacak. Crocker-Petraeus raporunun, ABD istihbarat teşkilatlarının açıkladığı raporla benzer çizgide olması bekleniyor.

Raporda El Maliki hükümetinin mezhep çatışmalarını durduramayacağı, siyasi birliği sağlayamayacağı vurgulanıyor. ABD’nin 16 istihbarat teşkilatının ortak raporu, Nuri El Maliki başbakanlığındaki Irak hükümeti için “karanlık” bir gelecek öngörüyor. Rapora göre, ABD önderliğindeki operasyonlar önümüzdeki 6-12 aylık dönemde etkisini göstermeye başlayacak. Ama rapor şiddetin artığına da dikkat çekiyor. El Kaide hâlâ eylemlerini açıkça düzenleyebiliyor. Ramazan ayı ile birlikte saldırıların artması bekleniyor. Petreaus’un yeni planı da tutmuş gibi görünmüyor. Yeni olan sadece- Birikim Dergisi’nin haziran sayısında yazdığımız gibi-Sünni aşiretlerin El Kaide baskısı ve terörüne karşı ABD kuvvetlerinden silah alıp, bu örgüte karşı savaşmaları. Ancak bu durum da aşiretlerin işgale karşı olmadıklarını da göstermiyor. Rapor ayrıca, hangi kente, hangi semtlere ne kadar elektrik, su verildiği gibi başarısız uygulamalarla dolu.

MALİKİ İKTİDARSIZ
ABD, Maliki hükümetini Şii milisleri durduramadığı ve mezhep ayrımını körüklediğini iddia ederken, Maliki’nin yanıtı “Bush Irak’ı Amerika’nın köyü sanıyor galiba oldu”. Türkiye’ye de gelen ve taahhütlerde bulunan Maliki, kendi başkentinde sokağa çıkamayan, kendi ülkesine “malik” olamayan bir isim. Amerikalıların gözden düşen yöneticiler için kullandıkları “topal bir ördek”, tıpkı Bush gibi.

Amerikan yönetimi 4 yıllık başarısızlığını şimdi de Maliki hükümetine yıkmış durumda. Ve Şiilerin bir kısmıyla Kürtler Maliki hükümetini kurtarmak için uğraşıyor. Petrol Kanununu bir an önce çıkarmak için çalışıyorlar. Maliki’nin sonu yakın gibi görünürken, ABD, Şii-Kürt ittifakı olmadan Irak’ta hareket edemeyeceğini de biliyor. Bush yönetiminin yeni rapor doğrultusunda asker sayısını arttırmak yerine bir an önce çekilme planının açıklamak ve hazırlıklara başlamak zorunda. Aksi takdirde yeni “ölüm tarlaları” ile yüz yüze geleceğiz. Bush’un iddia ettiği gibi “ABD çekildiği için değil” bizzat işgali devam ettirdiği için. Ölüm tarlalarını sadece Pol Poflar, Saddam Hüseyin’ler gerçekleştirmez.