Görgüsüzler fuarı – Zeki Coşkun (Radikal)

25 yıldır kitap ehli ve meraklılarının hararetle tavaf ettiği TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı’ndan söz etmiyorum, hayır. TÜYAP’ın hemen öncesinde, 27-30 Ekim tarihlerinde ‘komşu’da; Moskova’da ikincisi düzenelen Milyonerler Fuarı’na bakmayı deneyeceğim burada. Kültür Bakanı Atilla Koç’un deyimiyle ‘sonradan görmeler’, görgüsüzler, Rus dolar milyonerleri/milyarderleri için Dubai’de ada dahil her şeyin pazarlandığı fuardan…

Türker Alkan hocamız bu fuardan yola çıkarak, ‘Sosyalizmin bıraktığı boşluk’tan söz etti ama bence mesele o boşluğun ötesinde. Daha önemlisi, sonradan görme ve olma dolar milyonerliği, sadece Rusya’ya mahsus değil. Gazetelerden izlediğimiz kadarıyla fuarın en gözde ürünlerinden biri cep telefonları. Her noktası elmaslarla süslü olanı varmış. Fiyatı 800 bin dolar, falan.

Merak ettiğim tam da bu: İnsan, elmas kaplı telefon kullanınca, başka birisi mi oluyor? Ki, aynı telefonlardan Bülent Ersoy hanfendide de bulunmaktaymış galiba. Ya da tamamı altın kaplama emzikler varmış bebekler için. ‘Ağzında gümüş kaşıkla doğmak’ diye bir deyim vardı, şimdi bu altın emziğe dönüyor… da ne oluyor? Kakaları parıltılı çıkıyor herhalde!

Rusya’da yöneticilerinin ‘Bu koşullarda bu kadar oluyor’ anlamında adına ‘reel sosyalizm’ dediği devlet düzeni ortadan kalkalı 15 yıl oldu. Bu süre içinde o topraklarda bilinen 36 dolar milyarderi çıkmış ortaya. Forbes dergisi yine o bereketli coğrafyada 88 bin adet de dolar milyoneri olduğunu saptamış.

15 yılda gerçekten büyük atılım!

Bilindiği gibi Soğuk Savaş’ın ilk zamanlarında, ‘despot komünizm’ tehlikesi karşısında bütün dünyaya ‘Amerikan rüyası’ gazlanmaktaydı. Bizde Demokrat Parti’den başlayarak bütün ardılları (AP, ANAP, DYP) o rüyanın, o gazın sözcülüğünü yaptılar 50 yıl boyunca, kesintisiz. Rüyanın en bilinen sloganı ise, her mahallede bir milyoner, doğacağı, olacağıydı.

Milyon kere yoksullaşma sonucu, herkes milyonlarca lirayla haşır neşir oldu. Sonuçta paradan altı (rakamla 6) sıfır atarak başa döndük. Ama ‘despot komünizm’i yaşayan Ruslar, anlaşılan Amerikan rüyasını bizler ve diğer üçüncü dünyalılar gibi hayal etmekle kalmamış, ruhunu da kavramışlar. Milyoner olacaksan Türk Lirası ya da Rus Rublesi’yle değil, Amerikan Doları’yla olacaksın…

Kaç mahalle var Rusya’da bilmiyorum. Ama 15 yılda 88 bin kişinin dolar milyoneri olması, formülün iyi bilindiğini ve başarıyla uygulandığını gösteriyor.

Bu arada, her ne kadar özel davetiyelerle çağrılsalar da Rusyalı dolar milyonerlerinin yarısı bile gitmemiş Moskova’da kendi adlarına düzenen fuara. Üç günde topu topu 40 bin kişi uğramış. İlginç, ama önemli: Ziyaretçilerin çoğu, ‘milyoner’ olmayanlar. Bunlar, zenginlikler dünyasında neler olduğunu görebilmek için 1000 Ruble bayılmak zorundaymış!

Durum biraz ‘Zenginin malı züğürdün çenesini yorar’ gibi görünse de değil: Zenginin malı, züğürtlerin üretilmesi, yaratılmasıyla mümkün. Rusya’da da, burada da, başka yerde de. Rusya’da nüfusun dörtte biri açlık sınırında yaşıyor. Bizde olduğu gibi. Orada da dolar milyonerleri var, oradaki kadar olmasa da burada da.

Alain Minc, ‘küreselleşme’ teraneleriyle ilan edilen ‘yeni dünya düzeni’ni, ‘Yeni Ortaçağ’ olarak adlandırmıştı, daha 1990’ların başında, reel sosyalizmin çöküşüne de işaret ederek.

Rusya’da ‘Marx’ın öngöremediği yeni bir yönetici sınıf’tan söz eder: Mafya!

Mafya, yasadışı yollarla edinilen ‘lumpen zenginlik’, dünyanın her yerinde gösterişçidir. Milyonerler fuarındaki gibi. Ya da ortaçağın hâkimleri gibi… Para-düzenin geldiği yer, burasıdır:
Yasadışı ve görgüsüzler dünyası.