Daha Çok Oyuna Geliriz (Holdingzedeler)- Ali Çarman

Jet-Pa, Kombasan, Yimpaş, Endüstri, İtifak, avantaj..zedeleri bilinçlenip örgütlenmezsek;
Daha Çok Oyuna Geliriz

Sömürüye, emeğin, alınterinin gaspına dayalı bu toplumun az çok özeliklerini bilmeyen insanlar ne zaman geleceklerini teminat altına almak istediklerinde, yıllarca çoluk çocuğun rıskında keserek bir köşeye koyduklarıyla kazanç sağlamaya çalıştığında felaket kapısını çalmış ve mahfolmuştur. Doğu toplumunun, esas olarak islami inançtan olmanın karekteristik özelliklerinden ötürü çabucak kandırılmaya uygun bir kişilikten de bahsedilebilinir. Başta Almanya olmak üzere avrupada bulunan Türkiye’li emekçilerin binbir türden vaatlerle dolandırılmaları, bu trajedik durum basit bir örnek.

Jet-Pa, Kombasan, Yimpaş, Endüstri, İtifak, Avantaj…. gibi onlarca islam tülüne bezenmiş sözde holdinglerin beşyüzbin insandan yaklaşık 20 milyar euro dolandırdığını artık bilmiyen yok. Bugünlerde gazetelerinde bu konuda diziler yapanlar, haber yapanlar dün, adı geçen holdinglerin bolca reklamı ve güzel güzel haberlerini yapmaktaydılar. İnsanlarımızın dolandırılmasında bunların hiç mi rolu olmadı!

Feuerbach bulunan caminin, DİTİB konferans salonunda konuyla ilgili toplantı yapılacak. İnsan düşünmeden edemiyor. Milyarlarla açıklanan vurgunun temelleri camilerde atılmadımı! Toplantı salonuna gittiğimizde başlama saati gelmiş olmasına rağmen konuşmacılar, yollar tıkalı olduğunda henüz gelmemişti. Yaşlı, genç ve kadınlardan oluşan yüz kişi kadar bir kitle gelmiş. Kimisi öfkeli, kimi ağlamaklı kimiside hükümete veryansın ediyor kendi aralarında sohbetlerde. Arbeitsamtta, sosyalamtta düşenler ise daha çok tedirgin. Allahın kelamını kullanarak bizleri dolandırdılar bunun kadar büyük bir sahtakarlık olurmu diyor yaşlı bir holdingzade. Stuttgart ve çevresinde Kombasan’a para kaptıranların sayısının 6 bin olduğu söyleniyor.

AKP’nin bu işte parmağı var

Senet diye vatandaşa satılan kağıt parçaları dahi 3-4 menşeli. Bunlardan Luxemburg çıkışlı olanların paralarının bir kısmını alabilme ihtimali doğmuş. Ve geçtiğimiz günlerde mahkemesi olumlu sonuçlanan Mehmet ismindeki şahıs kürsüye çıkıp. Kendi deneylerini ve izlenmesi gereken yolu anlatıp ardında davamızın takipçisi olmalıyız diyor. Salonda bir dalgalanma ve kargaşa hep birden sorular soruluyor. Elimizde bulunan diğer senetler ne olacak, gidelim Konya’da yürüyüş yapalım, AK partinin bu işte parmağı var onun için holdingleri kanatları altına almış, Türkiye’de mahkemeler çok uzun sürüyor gibisinden soruları herkes birbirine soruyor.

Kendi işimizi kendimiz görelim

Daha okulunu bitirileli bir yıl olmuş genç bir bayan avukat Gülsüm Akengin kürsüye çağrılıyor. O da işin hukuki yanlarına değinerek zaman aşımına dikkat çekip bir an önce avukatlar aracılığıyla davacı olunmasını istiyor. Satın alınan senetlerle holding avukatlarına yapılan başvurularına verilen cevap ise evlere şenlik; Ortak olabilirsin ama paranı geri istiyemezsin. Ahmet isminde deneyim sahibi holdingzade ise; allah aşkına neden bizim aımıza başkalarının hareket etmesini istiyoruz. Ne zaman kendi işimizi kendimiz göreceğiz. Bizden toplanan paralar adeta konya ya akmış. Başbakan’ın Berlin de bizler için savurduğu hakaret ortada duruyor. Hukuki yol olmak üzere bütün demokratik yollardan hakkımızı aramak için birlikte hareket edelim. Stuttgart takiler birleşsek bütün dünya sesimizi duyar.

Gecikmeli olarak gelen bir konuşmacı avukat Ümit Akça söz alıyor. Zannedersiniz Türkiye’den bir milletvekili seçim meydanında konuşmakta. Savurdukça savuruyor. Holdinglerin hepsini aynı kefeye koymamak gerekirmiş, dernekleşmeyle, yürüyüşerlerle bir yere varılmazmış. Yapılacak tek şey avukat tutup beklemekmiş. Daha doğrusu herkesin kaderine razı olmasının başkaca söylemini dile getiriyor. Daha önceleri sizlere verilen küçük miktardaki paralar kar değil, yeni yeni dolandırdıklarından alınan paralar. Bir nevi saadet zinciri misali gibi işlemiş

Bilinçlenip örgütlenmezsek

Aalen’den gelen bir kişi söz alıyor. Hepimizin kazancı, alınteri, ailelerimizin kolundaki bilezikler gitti. Paralar bavullarla Türkiye’ye taşınırken ne güzeldi. Bu nasıl devlet(Türkiye) mahkemeler çok çok uzun sürüyor, hukukun üstü politikacıların kalesine dönüşmüş. Ağustos ayında Ankara’da yapılacak yürüyüşe kitlesel olarak katılalım.

Toplantı devam ederken kimisi daha yeni avukat tutmakta kimisi ise derin derin düşünclere dalmakta. Camileri kendilerine mekan eyleyip dolandıranlara karşı yine camilerde toplantılar yapılmakta.

Bizim aklımıza hemen her türlü (emek, duygu, inanç, milliyet..) sömürünün ortadan kaldırılması için,eğer kendi geleceğimizi kendi elimize almak için aydınlanıp bilinçlenmezsek, birleşip örgütlenmezsek daha çoook oyuna geliriz düşüncesi geliyor.

Ali Çarman/Stuttgart