Asya Finansal Liberalleşmeyi Tartışıyor – Türkel Minibaş

CHENNAİ, HİNDİSTAN – İçinizden burası da neresi diye geçirdiğinizden eminim ama.. IDEAS’ın (International Development Economics Associates) ”Azgelişmiş Ülkelerde Alternatif Politikalar” başlıklı toplantısına başvururken doğrusu ben de sizin gibi düşünmüştüm. Ta ki, Chennai yolu görünüp de ekonomik göstergelerin ötesindeki Hindistan’a gelinceye kadar. Chennai, birçoğumuzun kütüphanesindeki atlaslarda Madras diye geçen Hindistan’ın belli başlı hem de zengin kentlerinden biri. Sömürge döneminden kalma yolcu otobüsleri, ineklerin çektiği çek çek arabaları, insan seli içinde dünya güzeli kadınların rengârenk sarileri içinde salındığı bir kent Chennai.

Kısacası, Hindistan’ın diğer bölgelerinde olduğu gibi Chennai’de de kentin büyüklüğü henüz sokağa yansımamış!

Havaalanına gidip gelirken yakaladığımız bu özellikler bile Hindistan’ın niye küreselleşmenin yıldızı haline geldiğini göstermeye yetti. Bilgisayar yazılımına dayalı yeni teknolojilerle yaratılan mucize ne yoksulluğu, pisliği ne de eğitimsizliği kaldırmış. Dolayısıyla, Hindistan’ın neo-liberal politikalarla yarattığı hızlı büyüme ne 19. yüzyıl İngiltere’sinin ne de 20. yüzyılda Amerika’nın damgasının vurduğu bir gelişmenin işareti. IDEAS’ın bu yılki ilk toplantısının Hindistan’da yapılması bu nedenle çok önemliydi. Toplantının konuşmacı ve tartışmacılarının Asya’nın ünlü iktisatçılarından oluşması bu önemi daha da arttırdı.

86 akademisyenin katıldığı toplantıda Cambridge’den Ajit Singh, Alex Izurieta, Kalküta Üniversitesi’nden Amiya Bagchi, Nehru Üniversitesi’nden CP Chandrasekhar, Jayati Ghosh, Pasuk Phongqaichit, Türkiye üniversitelerinden Türkel Minibaş, Yılmaz Akyüz, Erinç Yeldan, Ahmet Dikmen ‘den oluşan 50’ye yakın profesör, finansal ve ticari liberalizasyonun makro politikalar üzerindeki etkisini sürekli tartıştı.

Finansal ve ticari serbestleşmenin yarattığı sorunları tekrarlamaktansa..

* küreselleşmenin yeni dengelerinin tespiti ve

* ülkelerin rekabetçi yapılarını kaybetmeden varlıklarını nasıl koruyacaklarını

* sıcak para akımları karşısında yapılması gereken düzenlemeleri içeren alternatif politika önerilerini tartıştılar.

Tartışmacıların yukarıda saydığım iktisatçılar ve dünyanın çeşitli ülkelerinden gelme doktora öğrencileri olduğunu düşünürsek toplantı umut vericiydi. Örneğin Alex Izurieta’nın dünya ekonomisine yönelik senaryoları, Amiya Bagchi’nin ”yükselen ülkeler” sınıflamasına giren Çin ve Hindistan’daki ekonomik gelişmeyi sorgulayışı, Ajit Singh’in küreselleşme, istikrarsızlık ve ekonomik güvensizliği içeren konferanslarındaki tartışmalar küreselleşmenin neo-liberallerin iddia ettiği gibi bir kader olmadığını gösteriyordu. Doğrusu, Türkiye grubu olarak biz de bayağı iyiydik. Yılmaz Akyüz’ün IMF’nin reforme edilmesi… Erinç Yeldan’ın Türkiye’deki finansal liberalizasyon deneyimi… Ahmet Dikmen’in krizin Anadolu kaplanlarını nasıl kediye çevirdiği… Benim de kriz ve makro ekonomik sınırlamaların kamu çalışanlarının ücret düzeylerindeki etkisini içeren sunumlarımız:

* ekonomik büyümenin de sınırları olduğunu;

* gelişmekte olan ülkelerde ekonomik büyüme uğruna kalkınmadan vazgeçildiğini;

* piyasa modellerinin kalkınma modellerinin yerini aldığını;

* yapısal programların finansal dengelerde sağladığı gelişmeyi, yoksulluğun giderilmesi, gelir farklılıklarının kaldırılması gibi temel alanlarda sağlayamadığını:

* finansal serbestleşme programlarının gelişmekte olan ülkeleri yükselen pazarlar haline getirdiğini göstermeye yetti.

Yine de herkesin gözü, sürekli büyümenin yıldızı Hindistan ve Çin’deydi. Hem de Meksika ve Latin Amerika’nın daha önce yaşadığı hezimete, Türkiye örneğinin hassas dengeler üzerinde durmasına rağmen!!

[email protected]

www.turkelminibas.net