Yeni (!) Yine (!) Yasal Düzenlemeler -Onur Yılmaz

Ancak, yerel seçimler sonrası kaldığı yerden devam edilecek bu önemli tartışmaya. AKP hükümeti çalışanları ve tüm halkı etkileyecek yeni yasa hazırlıklarının önemli bir kısmının çalışmalarını tamamladı. Yerel seçimlerin ardından birbirine göbeğinden bağlanan yasa hazırlıkları da gündeme gelecek. Sosyal güvenlik sistemini tek çatı altına toplayan, sağlık sistemini bütünüyle tartışmaya açan ” devletin yeniden yapılandırılması ” yasaları dizilecek peşi sıra…

IMF heyeti ile yapılan rutin görüşmelerin önemli gündem maddelerinden biri olan sosyal güvenlik açıkları, köklü bir reformla kapatılacak. Bu köklü reformun zeminini hazırlayan yasa taslakları ise şöyle sıralanıyor:

Genel Sağlık Sigortası Sistemi ve Sağlık Sigortası Kurumu Kanunu Tasarısı Taslağı

Emeklilik Sigortası Sistemi ve Emeklilik Sigortaları Kurumu Kanunu Tasarısı Taslağı

Sosyal Hizmetler ve Sosyal Yardım Temel Kanunu Tasarısı Taslağı

Sosyal Güvenlik Kurulu Başkanlığı Kurumu Tasarı Taslağı ve Gerekçeleri
Sosyal Güvenlik Yüksek Danışma Kurulu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan bu 4 yasa taslağı incelendiğinde teknik bazı önemli sonuçlar elde edilebilir. Ancak, bu değerlendirmenin kendisi son derece risklidir. Daha önceki reformlarda olduğu gibi, toplumsal yanılma olasılığı büyük beklentilerle arttırılabilen özelliklere sahip düzenlemeler söz konusudur.

Bugün ki durumu itibariyle; problemli, niteliksiz ve paralı sağlık hizmetinin halka ” artık hastane kuyruklarına son veriyoruz, herkes dilediği özel ya da kamuya ait hastanelere gidebilecek ” v.b. süslü sözlerle yanıltıldığı bir süreci yaşıyoruz. Oysa ki, yeni düzenlemelerle bütün bir sistem değiştiriliyor ve çok ciddi yanıltma ustalıkları ile bezenmiş değişiklikler vitrinlere çıkartılıyor.

ILO ve Dünya Bankası tarafından uzun süredir sosyal güvenlik, sağlık ve emeklilik sistemlerinin sorunlarının saptanarak oluşturulan yeni zemininin temel taşları nasıl atılacaktır?

Emeklilik sigortalarının ( SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı ) tek çatı altında birleştirilmesi

Emeklilik ve sağlık sigortalarının birbirinden ayrılması

Yeni bir sosyal hizmet ve sosyal yardım örgütünün oluşturulması

Sosyal sigorta fonlarına el konulması ve sosyal güvenliğin kamusal hizmet olmaktan çıkması

Uzun vadeli sigorta yoluyla ( emeklilik fonları ) sermaye birikiminin ihtiyaçlarına uygun bir sürecin örgütlenmesi

Genel sağlık sigortası aracılığıyla sağlık hizmetinin finansmanının, hizmeti kullananlardan sağlanması

Bir çok yasal düzenlemenin ortak stratejisinde olduğu gibi geçiş sürecinin tanımlanması ve kaynak tespitinin yapılması
Yukarıda sayılan temel değişiklik ve planlamalar, sosyal güvenlik sisteminin krizini aşan ve bütün bir kapitalist sistem krizini tarif eden önemli öğeler taşımaktadır. Yoksulluğun yönetilmesi gerektiğini bir çok krizin ardından sıkça projelendiren Dünya Bankası v.b. emperyalist kurumlar, yeni duruma uygun stratejiler geliştiriyorlar. Son 2-3 yılda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kadınların eğitimini, ekonomik özgürlüklerini geliştirmek üzere fonlanan projelerin sayısında çok ciddi bir artış gözlenmektedir. Türkiye genelinde ki istatistikler bugün ki durumun iyi bir fotoğrafını veriyor:

Türkiye’ de yaklaşık 12 milyon kişi sağlık hizmeti alamıyor.( Toplam nüfusun % 19′ luk kesimi )

Ödenen toplam sigorta primi ( işçi- işveren ) bazında Avrupa ülkeleri sıralamasında en baştayız. ( % 36,5 )

15 yıllık geçmişi olan özel sağlık sigortacılığında sigortalı müşteri sayısı 700.000 civarındadır. Bu sayı toplam nüfusun % 1′ i gibi küçük bir sayıya tekabül etmektedir.

Yalnızca sağlık sisteminin açıklarının karşılanması için geçiş sürecinde 2,5 milyar dolarlık ek kaynak gerekmektedir. Bu açığın 3 yıl boyunca Hazineden karşılanacağı belirtilmektedir.
Bir bütün olarak bugünü ve geleceği parçalayıp dağıtan, çalışanların ve çalışmak ihtiyacında olanların; Kamu Reformu yasal hazırlıklarındaki yerelleşmenin tersine merkezileşen ve yeniden tek çatı altında kurumsallaşan sigorta sistemlerini tartışmaya ihtiyacı vardır. Bugün ki sağlık, emeklilik sistemlerinin eksiklerinin saptanması, yeni öngörülen sürecin iyi incelenmesi bir zorunluluktur. Ancak, işçi sınıfının ortak örgütlenme ve mücadelesinin zemini her geçen gün daha da somut hale gelmektedir.
[email protected]