1 2 3 4 9 / 28
Dayanışmamız ele geçirilemez, paha biçilmez ve yok edilemez. Herkesi kapsayan, esnek, elbirlikçi, yapılandırılmamış bir insan topluluğunu yaratmaya yönelik şenlikli bir girişimdir ...
Bir bakmayıştan ne mi çıkar? En basitinden: “Zillet, azgın, azınlık, terörist…” diye başlayan höykürmelerin adamının karşısında, bu adamın karşısındaki tek silahınız bakışlarınızken bile, işte o silah ...
Kadınlar, halkın iradesini, İstanbul’un seçilmiş belediye başkanının mazbatasını ve aslında kendi hayatlarını yok sayanlara “Hayır, hayır demektir!” demektedir ...
Tam da şimdi kadınların dünyayı sırtında taşıyan emeğinin gücünü, halkın iradesini, emeğini ve İstanbul’unu gasp edenlere karşı bir itaatsizlik silahına dönüştürme zamanı ...
Böyle bir ortamda yurttaşlığın artık sadece tek bir anlamından söz edilebileceği; yurttaşlığın elde kalan tek anlamının “radikal protesto” hakkından ibaret hale geldiği söylenebilir: İtaat etmeyene yu ...
O zaman büyüklü küçüklü kentlerde, biz kadınlar taraf oluyoruz; işe el koyuyoruz; büyüklü küçüklü kentlerimizi, mahallelerimizi, semtlerimizi bu büyük dinci piyasacı doğa ve kadın düşmanı erkek egemen ...
Bedenlerimizi, özel ve kamusal hayatlarımızı özgür bırakın. Yoksa biz söyleyeceğimizi 8 Mart’ta söyledik: patriyarkayla da faşizmle de uzlaşmıyoruz ...
Gel 8 Mart’ta, yaşadığımız toplumu, kültürü, ekonomiyi ve özel-kamusal ilişkilerimizi baştan aşağıya sarsan kolektif bir dönüşüm için hep birlikte neoliberal faşizme ve kapitalizme güç veren erkek ege ...
Muhtar adayı, işsiz, öğrenci, ev kadını, plaza çalışanı hepimiz mahallede, işyerinde, plazalarda, evlerin içinde, sokaklarda, hayatı kuşatma ve normalleştirilmeye çalışılan erkek egemenliğini ve faşiz ...
1 2 3 4 9 / 28