AKP’li Şirin Ünal, Nadirova’yı kaçak çalıştırmış

Göç İdaresi, Kadirova’nın Türkiye’de kalması için “Kısa dönem turizm amaçlı” ikamet izni vermiş

AKP’li Şirin Ünal, Nadirova’yı kaçak çalıştırmış

AKP milletvekili Şirin Ünal’ın evinde Ünal’ın silahından çıkan kurşunla şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Özbekistan Cumhuriyeti vatandaşı Nadira Kadirova’nın, Ünal’ın evinde “çalışma izni” olmadan kaçak olarak çalıştığı, sigortasının yapılmadığı öğrenildi.

Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından “kısa dönem turizm amaçlı” ikamet izni verilen Kadirova’nın süresi 17 Ocak 2020’de doluyordu.

Nadira Kadirova ile ilgili savcılığın yürüttüğü soruşturma sürüyor. Şüpheli ölüme ilişkin birçok “delili” toplayan ve tanıkları dinleyen savcılık, şimdi adli tıp kurumundan gelecek ayrıntılı otopsi raporunu bekliyor. Rapor, Kadirova’nın ölümüyle ilgili soruşturmanın da nasıl sonuçlanacağını belirleyecek.

Öte yandan Kadirova’yla ilgili yeni bilgiler gün yüzüne çıktı. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü verilerine göre, 1996 doğumlu Kadirova’nın çalışma izni yok ve Şirin Ünal’ın yanında sigortasız çalışıyordu. Yani 23 yaşındaki Kadirova, Şirin Ünal tarafından “kaçak” statüsünde çalıştırılıyordu. Belgeye göre Göç İdaresi, Kadirova’nın Türkiye’de kalması için “Kısa dönem turizm amaçlı” ikamet izni verdi. Bu süre, 17 Ocak 2019’da başlarken, 17 Ocak 2020’de dolacaktı. Kadirova’nın ne kadar maaş aldığı ise öğrenilemedi.

DW’den Tunca Öğreten’in haberine göre, Niyazova’nın savcılıktaki ifadesine DW Türkçe ulaştı. Niyazova ifadesinde şunları söylüyordu:

22 Eylül’ü 23 Eylül’e bağlayan gece konuştuk. Ağlayarak bana kimseye söylemeyeceğime dair yemin ettirdi. Abisi gibi gördüğü Şirin Ünal’ın bir gece odasına girdiğini, kapıyı arkadan kilitleyerek arkasından kendisine sarılıp taciz ettiğini söyledi. Olay yaşanırken Ünal’ın hasta eşi alt kattaymış. Nadira bağırmış ama sesini duyuramamış. Ünal’ın silahını bulduğunu, bir mermi hazırladığını ve intihar edeceğini söyledi.

Savcılık Leyla Niyazova’ya, Nadira’ya fuhuş yaptırıp yaptırmadığını da sordu. Bunun üzerine Niyazova şu yanıtı verdi:

Fuhuş yaptığım ya da yaptırdığım doğru değil. Geçimimi Laleli’den tekstil ürünlerini Özbekistan’a göndererek sağlarım. Buna ilişkin kargo gönderim fişlerimi de gerekirse dosyaya koyarım.

Avukat Müjde Tozbey, Nadira’nın ölümü ile ilgili soruşturmayı takip etmek için ailenin gönüllü avukatı oldu. Nadira’nın arkadaşına bulunulan fuhuş ithamının ise kasıtlı olduğunu belirtti ve olayın örtülmeye çalışıldığını öne sürdü.

Tozbey iddiasını şu sözlerle gerekçelendirdi:

  • -Nadira dahil evde yaşayan herkesin el ve kıyafet üzerindeki swap yani mermi artık örnekleri alınmadı.
  • Nadira’nın bedeni üzerinde sperm, DNA vb. örneklerin araştırılması yapılmadı.
  • Nadira’nın kaldığı oda içerisindeki tüm eşyalarda parmak izi, DNA incelemesi, saç, tüy ve tükürük gibi delil araştırmaları yapılmadı.
  • Tetiğin çekiş pozisyonu, açısı, mesafesi konusunda teknik inceleme yapılmadı.
  • Nadira öldükten sonra çekilen fotoğraflarda neden silah içinde şarjör olmadığı araştırılmadı.

Savcılık: Tüm incelemeler yapılmıştır

Avukat Tozbey’in iddialarının arından 2 Ekim günü Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan bir açıklama geldi. Açıklamada, “Kamuoyunda ve bir kısım sosyal medya hesaplarında Nadira Kadirova’nın ölümü ile ilgili olay yerinde inceleme yapılmadığı, ceset üzerinde otopsi işlemi yapılmadığı, milletvekili Şirin Ünal’ın parmak izinin aldırılmadığı gibi paylaşımlar gerçekle bağdaşmamaktadır. Gerekli inceleme titizlikle yapılmıştır” denildi.

“İkinci bir adli tıp incelemesi yapılmadı”

Nadira’nın Adli Tıp raporu iki gün gibi kısa bir sürede çıktıktan sonra cenazesi Özbekistan’a gönderildi. Nadira’nın ölümünü araştıran Özbek gazeteci Shukrath Babazhan ise, Özbek polis kaynaklarına dayandırdığı bilgiler ışığında yaptığı açıklamada, Nadira’ya ülkesinde ikinci bir adli tıp incelemesi yapılmadı. Cenazeyi yıkayan görevliler kadının göğsünde iki kurşun deliği olduğunu aktardı. Cenaze toprağa verilene kadar da Ünal’in bir adamı sürekli takipteydi. Gazeteci, ailenin bu süreçte iki ya da üç kez Türk Büyükelçiliği’ne gittiğini de söyledi. İsmini gizli tuttuğumuz Nadira’nın kuzeni ise Kadirova’nın vücudunda iki farklı kurşun deliği olduğunu ancak ikinci kurşunun bacak bölgesinden girdiğini, ayrıca boyun ve kollarında morluklar olduğunu iddia ediyor.

Aile artık medyaya konuşmak istemiyor

Aileye yakın kaynaklardan edinilen bilgiye göre aile büyük bir korku yaşıyor ve artık medyaya konuşmak istemiyor. Ailenin evinin önündeyse 24 saat polis bekliyor. Polislerin ne sebeple beklediğiyse bilinmiyor. Nadira’nın ölümünün arkasındaki nedenin netlik kazanmamış olması ülkesi Özbekistan’da da tepkilere neden oldu. Sosyal medyada “Nadira’ya adalet” ve “Nadira’nın katili bulunsun” paylaşımları yapılıyor.

Özbekistan Dışişleri Bakanlığı’nın resmi internet sitesine konan açıklamadaysa, Türkiye’deki yetkililerin olayı titizlikle soruşturduğu, kendilerinin de süreci takip ettiği yazıyor. Ancak Özbekler aynı görüşte değil ve kendi hükümetlerinin de olayın üzerini örtmeye çalıştığı görüşündeler. DW Türkçe, Nadira’nın evinde çalıştığı AKP’li vekil Şirin Ünal’ın TBMM’deki makamıyla da iletişime geçti. Makamdaki görevli, Ünal’ın konuya dair söyleyeceği bir şey olmadığını, savcılığın gerekli açıklamayı yaptığını aktardı.

Nadira ile ilgili yürütülen soruşturmaya bundan böyle Avukat Birol Öztürk bakacak. Ailenin Özbekistan’dan yetki verdiği avukat, vekaletin henüz kendisine ulaşmaması nedeniyle dosyaya bakamadığını söylüyor. Abi Muhammed ile sürekli irtibat halinde olan avukatın aktardığına göre aile de Nadira’nın ölümünün ardında farklı bir gerçek olduğu görüşünde.

İlgili haberler:

Sendika.Org