bu, kadınların bedeni üzerindeki denetimi aşan bir anlam taşıyor. bu, devletin, “terörist” olarak tanımlayarak her türlü hayati faaliyetten alıkoyduğu, işsizliğe, yalnızlığa, açlığa, adeta yaşamsızlığa mahkum etmeye çalıştığı insanları, tıbbi hizmet almaktan çekinmelerine sebep olarak ölüme de mahkum etme çabası değil mi? hekimler, tıbbi hizmet bir denetim ve cezalandırmanın aracı haline gelmeye zorlanırken hekimin sorumluluğu hastasının mahremiyetini korumak, hastasını korumak. ama bu baskı karşısında onları yalnız bırakmak da olmaz. umarım bu konu, yüksek politikanın ışıltılı çekiciliği arasında kaybolmaz!