Çorlu Tren Katliamı Davası: “Kazadan sonra da eski usullerle devam ediliyor”

Tekirdağ'da 25 kişinin hayatını kaybettiği, 328 kişinin yaralandığı tren kazasıyla ilgili davanın ikinci duruşması görüldü. Duruşmada TCDD personeli olan sanıklar Turgut Kurt, Celaleddin Çabuk, Özkan Polat ve Çetin Yıldırım’ın savunmaları alındı. Sanık avukatları da savunmalarında kazada sorumluluğu bulunan üst düzey yöneticilerin yargılanmasını talep etti

Çorlu Tren Katliamı Davası: “Kazadan sonra da eski usullerle devam ediliyor”

Tekirdağ’da 25 kişinin hayatını kaybettiği, 328 kişinin yaralandığı tren kazasıyla ilgili ikinci duruşma Çorlu Halk Eğitim Merkezi Salonu’nda yapıldı. İlk duruşma mahkeme heyetinin davadan çekildiği gerekçesiyle başlamadan bitmişti.

Çorlulu aileler ve avukatları Halk Eğitim Merkezi önünde bir araya geldi. Artı Gerçek’ten Rıfat Doğan’ın haberine göre, Avukatlar sadece iddianamede ismi olan mağdurların duruşmaya girebileceği yönündeki mahkeme kararını protesto etti.  Avukatların mahkeme heyetiyle görüşmesinin ardından girişlere izin verildi.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek’ Muharrem Erkek, CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker, CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, HDP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık davayı takip ediyor.

Dava öncesi kimlik kontrolü

Adliye binasına girişte mağdur  ve müştekilerin kapıda kimlik kontrolü yapılması istendi. Bu duruma tepki gösteren avukatlar, “facia sonrası hayatını kaybedenlerin yakınları ve yararıların tamamının içeri alınmadan duruşmanın başlamayacağını” belirtti. Bunun üzerine müştekiler salona alındı.

Ailelerin salona girmesinin ardından, mağdur ve müştekilerin isimleri okundu. Ayrıca TCDD personeli olan sanıklar Turgut Kurt, Özkan Polat, Celaleddin Çabuk ve Çetin Yıldırım’da salonda yerini aldı.

İddianamenin kabulü okundu. Baroların davaya müdahillik talepleri kabul edildi. Ayrıca Avukat Hayrettin Çil, iddianamede ismi olmayan müştekilerin tespit edilmesini istedi. Daha sonra duruşmaya 20 dakikalık ara verildi.

“Teknolojik destek, uyarıcı sinyalleri ve yol bekçisi yok”

Aranın ardından sanık ifadelerine geçildi. TCDD 1. Bölge Müdürlüğü Halkalı 14. Demiryolu Bakım Müdürlüğü’nde Demiryolu Bakım Müdürü olarak görev yapan sanık Turgut Kurt savunmasında “Olay yeri 130 kilometre mesafe var. Yağmurdan haberim yoktu. Bana bir ikaz yapılmadı o yüzden bir işlem yapamadım. Kaza olduğunda ikaz yapıldı. Kaza olduğunda Haydarpaşa Gar lojmanlarındaydım. Savcılığın bana atfettiği suçlamaları kabul etmiyorum. Köprülerin bakımları yapıldı ve raporları teslim edildi. Orada yol bekçisi olsaydı o kaza olmazdı. Zamanında 9 yol bekçisi vardı şimdi ne yazık ki yok” dedi. Ayrıca hatlarda teknolojik desteğin olmadığını ve uyarıcı sinyallerin konulmadığını belirten Kurt, “Herhangi bir çalışma yapılmadı, bununla ilgili çalışmayı yapacak olan genel müdürlüktür, ben sadece çalışanım” dedi.

“Kazadan sonra da eski usullerle devam ediliyor”

Hakimin sorularına yanıt veren Kurt, “Kaza günü yağış beklenmiyordu. Hava açıktı. Kazadan hemen sonra bölgeye intikal ettim. Bizim defterlerimiz var, menfezler hakkında bir sorun yaşandığında onu sicile işliyoruz. Kaza yapılan menfezle ilgili daha önce bir sorun yaşanmamıştı. Muratlı tarafında bir menfezde sorun yaşanmış, heyelan olmuş ve tren heyelana çarpmış. Kazadan sonra da eski usullerle devam ediliyor” dedi.

“Benim ve altımdakilerin ihmali yok”

İfade vermeye devam eden Kurt, “Meteoroloji için sarı turuncu uyarı ışıkları talep ettim  , vardiya için dört operatör 24 işçi talep ettim ancak bakım daire başkanı olan Fahrettin Yıldırım “Neden böyle bir şey yaparsınız, nasıl böyle bir şey yapıyorsunuz” diye karşılık verdi. O Mümin Karasu’yu, Mümin Karasu’da bizi fırçaladı. Bu bir silsiledir. Bana bir uyarı yapılmadı ki kontrol edeyim. Bilirkişi raporunda çelişkiler var. Mustafa Şahin en son halkalı hattında çalıştı. Danışman olarak görev alıyor. Onun bilirkişi olarak çalışmaması gerekir. Onun kontrolünde yeni yapılan menfezler daha kötü yapılıyor. Benim ve altımdakilerin ihmali yok” dedi. Bu yanıtın üzerine avukatlar, “Üstünüzdekilerin mi suçu var?” sorusuna cevaben Kurt, “Onu bilemiyorum. Sorumluluklar varsa yukarıdadır” dedi.

Menfezlerde son kontrol 6 Temmuz’da yapılmış

Ara sonrası duruşmaya sanık Özkan Polat ile devam edildi. Polat şu ifadeleri kullandı:

Menfez çalışmaları konusunda şunu söyleyebilirim: Altı ayda bir muayene yapılır. Menfez 1870’lerden kalma bir menfezdir. Daha önceki muayenelerde de bir sorun yaşamadık. Çerkezköy, Balaban ve Çorlu hattı boyunca görev alıyordum. Bir ekibim vardı. Bunlar ilkokul mezunları, kazma kürek ekibidir. Yol bakım ve onarım işine bakıyorduk. Kırılan makaslara bakıyor ve değiştiriyorduk. Bakım müdürlüğüne sorunları bildiriyorduk. Sorunların büyüklüğüne göre ya kendimiz ya da bölge müdürlüğüne bildiriyorduk. Doğrudan temin hakkım yok. En son kontrolümü 6 Temmuz Cuma günü yapmıştım ve bir sorun görmedim.

Ne olmuştu?

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde, 25 kişinin yaşamını yitirdiği tren faciasıyla ilgili ‘asıl kusurlu’ bulunan TCDD personeli Turgut Kurt, Özkan Polat, Celaleddin Çabuk ile Çetin Yıldırım’ın ‘taksirli ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2’şer yıldan 15’er yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor.

“Bütün sorumlular yargılansın” diyen aileler bir yıldır, adliye önlerinde adalet nöbeti gerçekleştirip seslerini kamuoyuna duyurmak için çabaladı. 12 Haziran’da Anayasa Mahkemesi önünde yaptıkları basın açıklaması sırasında ailelere polis müdahale etti.

Sendika.Org