Arkeoloji ve Sanat Tarihi öğrencilerinden Kaz Dağları’na ziyaret

İstanbul Arkeoloji ve Sanat Tarihi Öğrenci Sempozyumu ekibi, Kaz  Dağları'nda 52 gündür süren nöbete destek olmak için ziyarete gitti, "Antik İda insanlığın ortak mirasıdır, talana terk edilemez" dedi

Arkeoloji ve Sanat Tarihi öğrencilerinden Kaz Dağları’na ziyaret

İstanbul Arkeoloji ve Sanat Tarihi Öğrenci Sempozyumu ekibi, Kaz Dağları İstanbul Dayanışması ile birlikte 52 gündür süren Kaz Dağları nöbetine destek ziyaretinde bulundu. Öğrenciler, “Antik İda insanlığın ortak mirasıdır, talana terk edilemez” dedi.

İstanbul’ da çeşitli etkinliklerle bir araya gelen Arkeoloji ve Sanat Tarihi öğrencileri kültür varlıklarının korunmasına yönelik farkındalık çalışmaları yapıyorlar. Öğrenciler bu kapsamda sabah saatlerinde Kaz Dağları’na giderek nöbetteki direnişçiler ile bir gün geçirdi.

Sabah saatlerinde maden sahasına yapılan yürüyüşün ardından Ekoloji Birliği’nden, Fatsa ekoloji hareketinden ve Kaz Dağları direnişinden temsilciler yaşanan talan süreçlerini aktardı. Çadır alanına geri dönüldüğünde ise forum düzenlendi. Forumda bugüne kadar yaşanan süreçlerden dersler çıkarılması gerektiği ve ilerleyen zamanlarda direniş programlarının buna göre yapılması gerektiği konuşuldu, direnişi büyütmenin önemi vurgulandı.

“Bu ziyaret sıra arkadaşlarımıza çağrı niteliğinde”

Direniş alanına giden Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğrencisi Deniz Can Sarıkaya, sempozyum ile birlikte kültür mirasının korunmasına yönelik çalışmalar yaptıklarını belirterek şunları ekledi:

Yalnızca Kaz Dağları değil; Hasankeyf’te, Karadeniz’de, ODTÜ’de, YTÜ’de doğaya, kültür mirasına ve kamusal alanlara saldırılar var. Doğa şirketlere yok pahasına peşkeş çekilirken, bu topraklarda yaşamış uygarlıkların tarihi de yok ediliyor. Doğa düşmanlarına, insanlık düşmanlarına karşı durmak üniversitenin sorumluluğudur. Buraya gelişimiz nacizane bir desteğin de dışında üniversitede üretilen bilginin ve bilimsel çalışmaların halktan kopuk, piyasa yararına yapılmasına karşı çıkış aynı zamanda. Buraya Arkeoloji ve Sanat Tarihi öğrencileri olarak geldik ama, üniversitenin diğer tüm alanlarındaki sıra arkadaşlarımıza da bir çağrı niteliğinde olsun bu gelişimiz. Toplumsal hiçbir sorun üniversiteden kopuk değildir. Üniversiteliler olarak da yaşanılabilir bir dünya ve memleket için buradayız.

“Buradaki direnişi her yere yayın”

Kaz Dağları nöbet direnişçilerinden Onur Uysal ise yurttaşlara destek çağrısı yaptı:

Balaban tepesi çadır direnişinden sesleniyorum. Bu gördüğünüz alan Balaban tepesinin güney yamacı.  Batı yamacı hepinizin gördüğü şantiye alanı, buranın her tarafı iş makinesi ile dolu. Bugün bu çadırlar burada olduğu için en azından şimdilik bu yamaca giremiyorlar, bu yamaçta ağaçlar halen durabiliyor. Benim burada bulunma sebebim bu. Bize desteğe gelin. Gelemiyorsanız buradaki direnişi her yere yayın.

Sendika.Org/Çanakkale