Acıbadem halkı İBB’yi göreve çağırıyor: “Parkımız İBB’nin izniyle, o vakfın işgali altında”

1993’te park ve yeşil alan olarak bağışlanan ve kamuya terk edilen TİBAŞ arazisinin, Üsküdar Belediyesi ve eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yönetimi tarafından ranta açılıp cemaatlere peşkeş çekilmesine direnen Acıbadem halkı, İBB'nin yeni yönetiminin bu suça daha fazla ortak olmamasını ve kaçak inşaatı mühürleyip parkı halka geri vermesini istiyor

Acıbadem halkı İBB’yi göreve çağırıyor: “Parkımız İBB’nin izniyle, o vakfın işgali altında”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 27 Ağustos’ta AKP’ye ve Erdoğan ailesine yakınlığıyla bilinen 6 vakıfla arasındaki protokolü feshettiğini duyurdu. İBB’den yapılan açıklamaya göre Ensar Vakfı, TÜRGEV, TÜGVA, Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, Daru’l Fünun İlahiyat Vakfı ve Hoca Ahmet Yesevi Vakfı’na toplamda 357 milyon 453 bin 972 lira harcanmıştı ve İstanbul halkının kaynaklarının bu vakıflara aktarılması artık son bulacaktı.

Ne var ki, bu vakıfların İstanbulluların ortak zenginliklerini iktidar çevresindeki bir çıkar ağına aktarma kanalları İBB protokolleriyle sınırlı değil. Örneğin, Üsküdar Belediyesi Acıbadem’de bulunan TİBAŞ Parkı’nı alicengiz oyunlarıyla Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’na vermiş durumda. Belediye park alanında yargı kararları hiçe sayılarak yükselen Acıbadem Kültür Merkezi’ni Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’na 49 yıllığına bedelsiz tahsis etmiş. Üstelik yargı kararlarıyla durdurulan inşaatın devamı için İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin eski yönetimi bir plan değişikliği yapıp bu kent suçuna ortak olur.

1993’te park ve yeşil alan olarak bağışlanan ve kamuya terk edilen TİBAŞ arazisinin Üsküdar Belediyesi ve eski İBB yönetimi tarafından ranta açılıp cemaatlere peşkeş çekilmesine direnen Acıbadem halkı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yeni yönetiminin bu suça daha fazla ortak olmamasını ve kaçak inşaatı mühürleyip parkı halka geri vermesini istiyor.

TİBAŞ Parkı’nın öyküsünü, Acıbadem halkının mücadelesini ve İBB’nin son kararının ardından neler düşündüklerini ve yapacaklarını konuşmak üzere Acıbadem TİBAŞ Parkı gönüllüleri ile görüşmeye gittik.

Acıbadem’in kayıp parkı TİBAŞ

Acıbadem Metrobüs durağına 20 dakika yürüyüş mesafesi uzaklığında olan TİBAŞ Parkı, navigasyonun gösterdiği konuma gelindiğinde dahi görülecek bir yer değil. Üstüne üstlük bölgede oturanlar dahi zamanla parkın varlığını unutmuş olmalılar ki sorduğumuzda “Burada böyle bir park mı varmış?” tepkisi veriyorlar.

Park tam anlamıyla metal levhalarla çevrili ve 4-5 katlı bir beton yığınından ibaret olarak görünüyor gözümüze. Park yaya girişine kapatılmış, iş araçları girip çıkıyor, içerisi inşaat malzemeleri ile dolu bir şantiye alanı.

Parkın öyküsü ve park için verilen mücadele üzerine sohbet etmek için Acıbadem TİBAŞ Parkı gönüllüleri Hikmet Durukanoğlu, Durna Şahin ve Ebru Gezen ile buluşuyoruz.

Park için verildi, belediye inşaata çevirdi

Durukanoğlu parkın kuruluşunu anlatıyor:

“1993 yılında TİBAŞ Vakfı, Acıbadem Caddesi üzerinde yer alan arazisinin bir parselini Üsküdar Belediyesi’ne hizmet alanı olması, kamu yararına kullanılması için devretmiş.1998 yılında ise TİBAŞ Vakfı bu alana park yaptırmış ve Acıbadem mahalle sakinleri tarafından kullanılmaya başlanmış. 2003 yılındaysa Üsküdar Belediyesi usulsüz bir imar değişikliği planı yapmış ve park alanının belli bir bölümünü işgal etmiş. Bu olay sonrası TİBAŞ Park Sitesi sakinleri, park alanının gasp edilmesi üzerine dava açmış ve 25 Mayıs 2005 tarihinde davanın kazanılmasıyla inşaat durdurulmuş. Mahkemenin verdiği karar 13 Aralık 2005 tarihinde Yargıtay tarafından da onanmış. Fakat inşaat nedeniyle park kullanılmaz hale getirilmiş ve hafriyat ısrarlı bir şekilde kaldırılmadığı için park alanı mezbele bir şekilde bırakılmış.”

Projeler halk için değil hep rant için yapılmış

Yıllarca izbe bir halde bekleyen park, belediyenin alanı otoparka çevirme planıyla yeniden gündeme gelmiş. 30 Mart 2016 tarihinde Üsküdar Belediyesi’nin park alanına açık otopark yapması ve İSPARK işletmesine devretme girişimi karşısında mahalleli park talebini dile getirmiş ve girişimi durdurmuş.

26 Mart 2017’de ise Üsküdar Belediyesi Başkanı Hilmi Türkmen, bu kez park alanında “Şehit Mete Sertbaş Parkı ve Acıbadem Kültür Merkezi” adı altında yeni bir inşaat faaliyeti başlatmış. Üsküdar Belediyesi proje hakkında bir bilgi paylaşımında bulunmazken, mahalleli projenin iptali talebiyle bir imza kampanyası başlatmış. Toplanan imzalarla Üsküdar Belediyesi ve Üsküdar Kaymakamlığı’nın inşaat hakkında bilgi verilmesi istenmiş ve her cumartesi günü inşaat önünde stant açılıp imzalar toplanmış.

Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı sahnede

Mahallelinin verdiği dilekçelere Üsküdar Belediyesi 7 Ekim 2017 tarihinde yanıt vermiş. Yanıtta, “Acıbadem Kültür Merkezi” olarak yapılacağı söylenen binanın Üsküdar Belediyesi tarafından Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’na 30 yıllığına kiraya verildiği bilgisi verilmiş. Aynı zamanda 5 Temmuz 2017 tarihinde TİBAŞ Sitesi sakinleri inşaat için tespit davası açmış, yapılan yeni planlamalar öğrenildikten sonra ise 9 Ağustos 2017 tarihinde plan iptal davası açılmış.

Hikmet Durukanoğlu, “Hukuki olarak, belediye hizmet alanı olarak bağışlanan bir yer, herhangi bir vakfa devredilemez, ticari bir amaç doğrultusunda kullanılamaz. Biz burada cemaat yurdu istemiyoruz, kamusal alan olan parkımızı istiyoruz” diyor.

“Yapılan imar planı da kanuna aykırı”

Durukanoğlu imar değişikliği ve projeyle ilgili sorunlara dikkat çekiyor: “İmar Kanunu ve imar planına göre, tamamı 1942 metrekare olan alanın sadece yüzde 25’i olan 481 metrekarelik kısmına bina yapılabilir. Kalan kısmın da yeşil alan olarak bırakılması zorunludur.”

Tüm bu hukuksuzluklar üzerine TİBAŞ Sitesi sakinleri dava açmış ve 10 Mayıs 2018 tarihinde İstanbul 5. İdare Mahkemesi, TİBAŞ Parkı içinde bulunan inşaat için “planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olmadığı” gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı vermiş.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi devrede

Mahkeme kararı nedeniyle Üsküdar Belediyesi’nin eli ayağı bağlanmış, akabinde devreye İBB girmiş. İBB Nazım ve Uygulama İmar Planı’nda ve parkın projesinde tadilata gitmiş. Mahalle halkı yine itiraz etmiş ancak proje 13 Temmuz 2018 tarihinde İBB Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edilmiş. Meclis kararının iptali için 15 Kasım 2018 tarihinde dava açılmış ve TMMOB Şehir Plancılar Odası’na da plan değişikliği için bir bilirkişi raporu hazırlatılmış.

İstanbul 5. İdare Mahkemesi, 10 Aralık 2018 tarihinde kamuya ait alan için “ikametgah yeri olabilecek bir tasarım ve planlamadan bahsetmenin mümkün olmadığı, dava konusu yapı ruhsatı ve imar planlarının mevzuata uygun olmadığı ve yapı ruhsatı ve imar planının iptali” yönünde karar vermiş. Bu kararla birlikte arazi üzerine herhangi bir yurt ve benzeri yapının yapılamayacağı yasal olarak güvence altına alınmış. Fakat mahkeme kararına rağmen Üsküdar Belediyesi, İBB’nin hukuksuz olarak yaptığı plan değişikliğine istinaden daha önce açılıp kazanılmış tüm davaları geçersiz kılmak için 10 Ocak 2019 tarihinde yeni bir proje yapmış ve buna ruhsat vermiş.

Kiraları İstanbullu ödesin, paralar yandaş vakfa kalsın

Üsküdar Belediyesi’nin daha önce 30 yıllığına ayda 4 bin TL bedelle Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’na kiraladığı bina yeni bir meclis kararıyla 49 yıllığına aynı vakfa bedelsiz tahsis edilmiş. Planda binanın yurt binası olarak kullanılması, park alanının altına da otopark yapılması için düzenleme yapılmış. Üsküdar Belediyesi’nin vermiş olduğu ruhsat için TİBAŞ Sitesi sakinleri 21 Ocak 2019 tarihinde yeniden dava açmış fakat mahkeme kararı ile mühürlenen inşaat alanına mühürler kırılarak girilmiş ve mahalle halkının bütün itirazlarına rağmen kaçak inşaat yeniden başlamış.

“İBB’nin yeni yönetimi bu suça ortak olmamalı”

Durna Şahin, yeni İBB yönetiminin bu hukuksuzluklara artık bir son vermesi gerektiğini söylüyor: “Mahkeme tarafından yürütmeyi durdurma kararları çıktı, tanımadılar. Bilirkişi raporları yayımlandı, tanımadılar. Üsküdar Belediyesi ve eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi imar suçu ve kent suçu işlemiştir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yeni yönetimi bu suça ortak olmamalı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne açılan davayı kabul etmeli ve kaçak inşaat mühürlenmeli. Aynı zamanda kaçak yapı yıkılmalı sonrasında Acıbadem halkına park olarak geri verilmeli.”

TİBAŞ Parkı gönüllülerinin vazgeçmeyeceğini vurgulayan Şahin, sözlerini yaşamsal bir mücadele verdiklerini vurgulayarak bitiriyor: “Acıbadem’de TİBAŞ Parkı aynı zamanda acil toplanma alanı. Burada çocukların oyun oynaması gerekir, insanların oturup soluk almaları gerekir. Biz parkın takipçisi olmaya devam edeceğiz. Parkımız vakıflara, cemaatlere verilemez!”

Sendika.Org