YPG-QSD’den “güvenli bölge” çıkışı: “Türkiye’nin tehditlerine karşı tüm sınır hattını kapsamalı”

QSD Genel Komutanı Mazlum Kobanê, “Türkiye’den gelişebilecek olası tehdit ve saldırılara karşı” Fırat ve Dicle nehirleri arasında kalan tüm sınır hattının “güvenli bölge”ye dahil edilmesi gerektiğini söyledi

YPG-QSD’den “güvenli bölge” çıkışı: “Türkiye’nin tehditlerine karşı tüm sınır hattını kapsamalı”

YPG-YPJ öncülüğündeki Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) Genel Komutanı Mazlum Kobanê, “güvenli bölge” konusuna ilişkin açıklamalarda bulundu.

Rojava’dan yayın yapan Hawar Haber Ajansı’na (ANHA) konuşan Kobanê, “Türkiye’den gelişebilecek olası tehdit ve saldırılara karşı” Fırat ve Dicle nehirleri arasında kalan tüm sınır hattının “güvenli bölge”ye dahil edilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye ile dolaylı olarak görüştüklerini bir kez daha dile getiren Kobanê, söz konusu görüşmelerin halen tam olarak bir sonuca ulaşmadığını ve nihai bir sonuca ulaşmak için görüşmelerin devam ettiğini kaydetti.

Kobanê, Gire Spî (Tel Abyad) ile Serêkaniyê (Resulayn) arasını kapsayan yaklaşık 100 kilometrelik bölgede “güvenli bölge” kararı alındığı haber ve tartışmalarına ilişkin “Bizim kabul ettiğimiz ve taraflara sunduğumuz önerimiz tüm sınır hattının bu ‘güvenli bölge’ kapsamına alınmasıdır. Ancak Türk devleti bu süreci Gire Spî ile Serêkaniyê arasında başlatmak istiyor” ifadelerini kullandı.

Mazlum Kobanê [Fotoğraf: ANHA]

“Güvenli bölge”: Kim, ne istiyor?

Türkiye ve ABD arasındaki “güvenli bölge” pazarlıkları “derinlik”, “kontrol” ve “YPG/YPJ’lilerin varlığı” olmak üzere üç başlık etrafında dönüyor.

Saray-AKP iktidarı; 30-40 kilometre derinlik, TSK kontrolü ve YPG-YPJ’nin bölgeden tamamen çıkarılmasını isterken, Washington “güvenli bölge”nin 15 km derinliğinde ve 140 kilometre uzunluğunda olmasını, YPG-YPJ’nin buradan çıkarılıp mevzilerin kaldırılmasını ve akabinde ABD ile Türkiye’nin ortak devriyelere başlamasını önerdi.

Suriyeli Kürtler ise derinliğin 5 kilometre olmasını, buradaki YPG-YPJ güçlerinin çekilip yerlerine yerel güçlerin (Askeri Meclisler) koyulmasını ve bu bölgedeki ağır silahların 20 kilometre geri çekilmesini kabul edeceklerini açıklamıştı.

İlgili haberler:

Sendika.Org