Sürücüsüz özerk arabalar

Yaşamımıza girmeye çalışan sürücüsüz arabalar bize ve topluma ne getirecek?

Sürücüsüz özerk arabalar

Yarışı kim kazanacak? Yakın gelecekte taksi çağırır gibi sürücüsüz arabaları (SA) mı çağıracağız? Bu arabalarla tüm altyapı ve yapay zekâsıyla çevresel bir felakete mi hazırlanmak gerekiyor?

Sürücülerin yerini mi alacak yoksa sürücüleri araba kullanımı açısından daha mı iyileştirecek?

İnsandan hızlı karar verebilecekler mi?

Akıllı arabada direksiyonu vekâleten yapay zekâya teslim edeceksiniz. Paylaşımlı araba da deniliyor. Tek başına binmektense birkaç kişinin kullanması daha ekonomik olacak deniliyor.

Teknoloji hazır diyorlar ama sürücü, altyapı hazır mı?

Binelim arabaya ve gezintiye çıkalı

Kısa vadede yaygınlaşacak gibi değil ama denemeler hızla sürüyor. Kaliforniya’da 48 şirket bu alanda çalışıyor. Avrupa, Asya ülkelerinde özel yollar yapılarak deneme sürüşleri yapılıyor. Uber, Apple, Mercedes, Honda, Toyota, Drive All, Baidu, Nissan, Pony Al, Nuru, Zoox, Google, Apple, Waymo gibi şirketler işin içinde. Waymo’nun arabası iki yıl içinde 2 milyon km yol katetmiş durumda. Her 10.000 km’de insan müdahalesi söz konusu.

Yapılan tahminlere göre 2030-2035 yıllarına doğru araba parkının %25’i SA’lardan oluşacak ya da arabaların katedeceği kilometrelerin %5’i SA tarafından yapılacak.

2030 yıllarında piyasasının 1,3-2,8 milyar dolara arasında olacağı hesap ediliyor.

Toplu taşımacılık (tramvay, otobüs) ve kamyonlar içinde SA denemeleri var (Finlandiya, Çin). Siemens’in Potsdam kentinde sürücüsüz tramvay 2018 yılında çalışmaya başladı.

SA düşüncesi yeni değil. İlk denemeler 1970’li yıllara uzanıyor. Japonya’da robotlarla başlıyor. Sonra Mercedes’in sürücüsüz kamyon projesi var. 1994 yılında Daimler-Benz işin içinde. 2009 yılında ise Google ve diğer bilişim şirketleri ilgilenmeye başlıyor. Çin Zhuzhou kentinde özerk ray üzerinde hızlı tramvay projesi yürütülüyor. Hatta ABD’nin bağımsız savaş gemisi, denizaltı gibi projelerini de SA projelerine katabiliriz.

Eve mal ve hizmet teslimatı konusunda SA kullanma deneyimleri de var (Amazon, Walmart).

SA çok sayıda karmaşık ve çok sayıda davranışın içine sokulmak ve uyarlanmak isteniyor.

14 Nisan 2016 tarihinde Amsterdam bildirisiyle Avrupa Birliği de SA konusunda ortak politikalar yürütülmesini istiyor.

Avrupa Birliği, CODECS adlı projeyle deneysel otoyol yapmayı planlıyor (8 km).

1986 Karayolları Ulaşımı Viyana Sözleşmesi de 23 Mart 2016 yılında aldığı kararla SA’ya izin vermektedir.

SA projelerinde adımlar atılmaya başladı. Özerklik adım adım ilerliyor. İlk adımın ABS ile atıldığı söyleniyor. Arabalarda kimi olanaklar artık sürücünün müdahalesini gerektirmiyor. Yağmur yağdığında sileceklerin çalışması, hız sınırını belirleme, hızı sabitleme, karanlıkta farların devreye girmesi, park etme ilk adımlar. SA özerk, yarı özerk ve otomatik sürüşe yardımcı olarak sınıflandığı gibi özerklikte 5 adımdan söz ediliyor:

0- Sürücü araba kullanımına tümüyle egemen.

1- Sürücüye destek: Örneğin hız denetimi.

2- Kısmen otomatikleşme: Sürücü direksiyonu bırakabilir. Araba şeritleri izler, yoldan çıkmaz.

3- Koşullu otomatikleşme: Yol belirlenir ve araba yolu izler. Gerekirse sürücüyü uyarır ve direksiyonu almasını ister.

4- Üst düzey otomatikleşme: Araba yolu, çevreyi izler. Sürücünün yolu izlemesine gerek yoktur. Film seyreder, radyo dinler.

5- Tam otomatikleşme: Araba tüm görevleri üstlenir. Sürücünün artık müdahalesi yoktur ve arabanın içinde uyuyabilir de.

SA’nın olumlu ve olumsuz yönleri

Yaşamımıza girmeye çalışan SA bize ve topluma ne getirecek?

Henüz tümüyle özerk olmasa da sürüşe yardımcı görevleriyle SA denemelerini sürdürürken kimi sorunlar da ortaya çıkmaya başlıyor.

Sayısal alıcılarla donatılı (kamera, radar, lidar, sonar), özel yazılımlarla yönetilen bildiğimiz araba. Yollar 3 boyutlu olarak belleğinde. Tabii ki trafik işaretleri, levhalar, yaya yolları ve diğerleri. Donatılarıyla edindiği bilgiyi işleyip karar alıp uygulayan yapay zekâya sahip bir araca bineceksiniz.

Artık araba satın almasına gerek kalmayacak. Hizmet satın alacaksınız. SA’yı telefonla çağırmanız yeterli. Evinize gelecek ve sizi alacak. Taksi dolmuş olursa başkaları da binebilir. 6-8 kişilik robot taksilerden söz ediliyor. Ehliyet almanıza da gerek yok artık. Sürücü kursları kalkacak mı?

SA rahatlık sağlayacağından katedilen mesafe de artacak; yani yakıt tüketimi de artacak.

Özellikle kent ulaşımında düşünülen SA kendi aralarında haberleştiği gibi trafik akışı konusunda da bilgi edinecek ve böylece trafik akışı daha kolaylaşacak.

Kazaların da azalması bekleniyor. Akşam arkadaşlarınızla buluşup istediğiniz kadar içki içip SA’yı çağırmanız yeterli. Tabii taksilerin de geleceği tehlikeye girecek.

Park etme sorununuz olmayacak. SA sizi evinize, işyerine bırakıp kendi parkına gidecek. Ancak müşteri bulma umuduyla kentte dolaşırlarsa trafik sıkışabilir. SA’nın sayısına bağlı olarak trafik azalacak ya da artacak. San Fransisco kentinde yapılan bir araştırmaya göre, 2000 SA boş gezerse trafiğin 3,2 km/saate düşeceği hesaplanmış. Enerjiden (benzin, mazot) tasarruf edilecek. Yaşlılar, çocuklar bile SA’dan yararlanabilirler. Özellikle engelli vatandaşlar için SA çok yararlı olabilir; eğer araba hizmeti çok pahalı olmaz ya da bedelsiz hizmet sunulursa.

SA’nın taşıyacağı bilişim donanımı da giderek küçülmeli ki tasarruflu olabilsin. Ayrıca yol ağının her gün güncellenmesi de gerekli olacak.

SA üreten şirketler ve filosu olan şirketlerin yeni istihdam yaratmaları da bekleniyor.

SA ekolojik ya da toplumsal felaket de olabilir mi?

Ancak sürücü rahatlayacak, trafik akıcı olacak gibi sözlerle ya da reklamlarla üretici firmalar insanları büyüleyerek yeni bir piyasa açmaya çalışıyorlar.

Piyasanın gözü SA’da. “Ekolojik hareketlilik” adı altında pazarlanmaya çalışılıyor.

SA’nın piyasaya çıkması yeterli değil. Altyapının da hazır olması gerek. İşte bu altyapının hazırlanması ekolojik felaket yaratabilir diyenler de var ve haksız da değiller. SA’nın çok sayıda elektronik ve bilişimsel donanıma sahip olması gerek: Kamera, Lidar (lazerle uzaklık ölçer), uzun erimli radar, merkezi bilgisayar, farklı alıcılar. Tüm bu donanımın üretimi hem rekabete yol açacak hem de milyonlarca ton madenin çıkarılmasına neden olacak. Veriler önemli ölçüde artacak. 8 saatlik yol için 40 terabayt veri gerekecek yani 40 ana bilgisayar diski ya da 3000 internet kullanıcısının tükettiği enerji. SA arası iletişim de artacak. Üç boyutlu yol bilgisi (yol, şeritler, yaya geçidi, bisiklet yolu, trafik işaretleri, kavşaklar, trafik akışı, hava durumu, tıkanıklık) konusunda veriler de artacak. Sonuçta, “Bigdata” artınca bunun işlenmesi, stoklanması da artacak dolayısıyla enerji tüketimi de. Bugün veri merkezleri elektrik tüketiminin %3’ünü kullanıyor. SA için veri iletimi 5G üzerinden olmalı ki bu da giderek çoğu ülkelerde devreye girmeye başlıyor.

İletişim altyapısı değiştiği gibi yol yapısı da (işaretler, çizgiler, yaya-bisiklet yolları vb.) büyük ölçüde değişecek ve bunun da önemli bir maliyeti olacaktır. SA ulaşımda artacağı için (sürücüsüz kamyonlar, otobüsler de devreye girecek) enerji tüketimi de artacak yani kirlilik, küresel ısınma. Altyapının hazırlanmasında SA ve üreticilerinin payı, katkısı, yatırımı ne olacak? Altyapı özelleşecek mi? Altyapı bugünden yarına hemen değişmeyeceğinden taşıtların bir kısmı SA iken, diğer kısmı normal araçlara olacağından ulaşım arapsaçına dönecek mi?

SA elektrikle mi çalışacak yoksa başka bir enerjiyle mi? Bu konuda henüz bir karar yok. Elektrikle olursa elektriğin nasıl üretildiğine bağlı olarak da (kömür, petrol, gaz, yenilenebilir) kirlilik artacak ya da azalacaktır.

SA konusunda bir başka önemli konu ise mevzuat. SA çoğaldığı takdirde yeni mevzuat ve sigorta konusunda önemli değişiklikler ortaya çıkacak.

Yeni trafik kurallarımı hazırlanacak?

Kazaların %90’ı insan hatası nedeniyle gerçekleştiğinden SA kazalarda rolü ne olacak? Zincirleme kazayı görünce tepkisi ne olacak?

Kaza olduğunda kim sorumlu olacak? Arabayı teslim alan mı, kiralayan firma mı, yazılım yani yapay zekâ mı? Kaza yapma olasılığında SA (ve yapay zekâsı) kullanıcısını mı koruyacak yoksa kazayı gerçekleştirip yaralanmaya, ölüme mi neden olacak? Yolcuyu mu arabayı mı koruyacak? Yazılımın anında tepkisi ne olacak? İnsandan hızlı karar verebilecek mi?

SA çalındığında kim sorumlu olacak? SA’nın suç amaçlı ya da suikastlarda kullanılması nasıl önlenecek?

SA engelle karşılaştığında (yaya, bisiklet, başka araba) tepkisi ne olacak ve ne kadar süre içinde karar verebilecek? Yapay zekâ tüm insan davranışlarını belleğine yükleyebilecek mi? Yoldan geçen bir hayvan karşısında davranışı ne olacak?

Kent içi yollarda ve otoyollarda hız sınırı değişecek mi? Karlı yolda, işaretler kaybolduğunda tepkisi ne olacak?

Trafik polisine karşı davranışı ne olacak?

Yeni araç vergileri mi gelecek?

Gördüğümüz gibi yeni teknoloji yeni kolaylıklar getirirken yeni soru ve sorunlara da yol açmakta.

Güvenlik, tüketim, rahatlık vb. konularında getireceği kolaylıklar yaratacağı sorunlardan nasıl, ne kadar farklı olacağına göre SA yaşamımıza girecek.

Ulaşım ağını genişletebilir, özel taşıtlar giderek trafikten kalkacağından insanların sürücüsüz toplu taşım araçlarıyla yolculuk etmesi daha akılcı ve çevreye saygı açısından daha uygun olacaktır.

Ama kapitalist sistem bu piyasayı eline geçirmek için her şeyi göze alacaktır.

Kaynaklar:

  • J.louis Missita-Pierre Musserau: Robot dans la ville, Comment les voitures autonomes vont changer nos vies? Tallandier, 2018.
  • S.Anders-B.Martin Heather: La voiture autonome et ses implications morales, Multitudes, no:58, 2015.
  • reporterre.net; capital.fr; lesechos.fr; fr.wikipedia.fr; futura-scineces.com; auto-ies.com; lemonde.fr; lefigaro.fr; lexpansion.fr; lexpress.fr; fondation-maif.fr; cea.fr; lolivier.fr; inria.fr; challenges.fr; courriewrinternational.fr