Maçoğlu’ndan Kaz Dağları nöbetine destek

Aralarında Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu'nun da bulunduğu Munzur Koruma Kurulu gönüllüleri, Kaz Dağları'na giderek nöbete destek verdi, "Diren Kaz Dağları Munzur seninle" mesajını verdi

Maçoğlu’ndan Kaz Dağları nöbetine destek

Aralarında Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu’nun da bulunduğu Munzur Koruma Kurulu gönüllüleri, Kaz Dağları’na giderek nöbete destek verdi. Dayanışma için gelenler, bu gece çadır kurarak nöbete destek verecekler.

Munzur Koruma Kurulu (DEDEF) adına açıklama yapan Hediye Zengin, Kaz Dağları direnişçilerini selamlayarak,  “Size Munzur Dağları’nın serin esintisini, çiçeklerinin benzersiz kokularını, ama en önemlisi sizinle dayanışma içinde oldukları mesajını getirdik” dedi.

Zengin konuşmasının devamında “Kirazlı ve Çanakkale halklarının iradesi dünyanın gözleri önünde gasp ediliyor. Evet, bu toplum iradesinin, bir halkın, yöre halkının güçlü itirazının yok sayılmasıdır bu bir iradenin gaspıdır. Tıpkı Munzur Dağları’nın madenciliğe açılmasıyla  Orayı Baraj/HES ler ile sular altında bırakma planları, Dersim’de yaşayan halkın iradesinin gasp edilmesi gibi. Tıpkı Hasankeyf’te binlerce yıllık tarihin gömülmesiyle yöre halkının kendi tarihine ve kültürüne sahip çıkma iradesinin gasp edilmesi gibi” ifadelerini kullandı.

Yaşam alanlarının dört bir yanda gasp edildiğini ifade eden Zengin, şunları belirtti:

Millet Parkı bahanesiyle talana açılmak istenen Salda Gölü, JES’lerle ranta açılmak istenen Ege kasabaları,  Madenlere yok edilmek istenen Murat Dağı, Fatsa-Ünye, Kütahya-Uşak ve niceleri… Halkların yaşam alanları ülkenin dört bir yanında gasp ediliyor. Tıpkı işçi sınıfının, toplu sözleşmelerde ‘çoğunluğu temsil eden’ sendika eliyle azınlıkta kalanların iradesinin gasp edilmesi, fakat sonuçta azınlıkla birlikte çoğunluğun da, yani tüm işçi sınıfının insanca yaşama iradesinin gasp edilmesi gibi. Tıpkı, Van, Mardin ve Diyarbakır illerinin seçilmiş belediye başkanlarının zorla görevden alınması ve yerlerine Kayyum atanması sonucunda bu üç ilin halklarının iradesinin gasp edilmesi gibi.

“Tüm bunlar sadece daha fazla kar etme hırsından”

“Tüm bunlar sadece daha fazla kar etme hırsından” diyen Zengin, sözlerini şöyle sürdürdü:

Yer altı kaynaklarına el koymayı amaçlarken, emeğin sömürüsü de en üst düzeye çıkmaktadır. Tıpkı Soma ve Ermenek de yaşandığı gibi. İşte bu nedenle işçi sınıfının insanca yaşama iradesinin gaspı ile Kirazlı’da ki talan bir ve aynıdır. Benzer şekilde, Kirazlı’da yapılacak bir kimya madenciliğinin en zehirli atıkları sadece Çanakkale halkının ya da Kaz Dağları’nda yaşayan yer üstü ve yer altı canlılarının yaşamını değil tüm ülkenin, hatta bazı durumlarda tıpkı Çernobil’de gördüğümüz gibi pek çok ülkedeki canlı yaşamı tehdit eder. İşte bu nedenle Munzur Dağları’nın madencilik faaliyetine açılması ile Kirazlı’daki talan bir ve aynıdır. Ülkemizin Doğu ve Güney Doğu’sundaki üç ilin, Diyarbakır, Mardin ve Van’ın seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınması da biz doğa savunucularının tümünün gücünü zayıflatan bir irade gaspıdır. Coğrafyalar birbirinden kilometrelerce uzak olsa da, bu üç ilde yaşanan irade gaspı aslında muhalefetin toplam iradesinde bir azalmaya tekabül eder.

“İda darda, Munzur isyanda”

Zengin açıklamalarını şu şekilde sonlandırdı:

Elbette ülkede yaşanan her saldırıda bütün muhalif güçleri bir araya toplamanın zorlukları var. Fakat artık bu zorlukları kısmen de olsa aşmamıza olanak sağlayan araçlarımız da var. En önemli gücümüz, bilgi, birikim ve deneyimlerimizi birbirimizle paylaşmaktan geliyor. Bu paylaşım, fikri ortaklık ve dayanışmanın da ete kemiğe bürünmesini sağlayabilir. Tek başına susmama, sessiz kalmama hakkımızı kullanmamız, itirazları büyütmemiz bile önemli. Diren Kaz Dağları Munzur seninle. İda darda, Munzur isyanda.Topraklar nehirler, sermaye zehirler. Munzur’dan Kaz Dağları’na doğanın talanına geçit vermeyeceğiz.

 

Sendika.Org/Çanakkale