Jeoloji Mühendisleri Odası: “Her şeye ve halka rağmen maden işletmeciliği yapılamaz”

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, Kaz Dağları'nda yapılan madencilik faaliyetlerine ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Kaz Dağları'nın altın madenciliğine uygun olmadığını, meselenin yalnızca teknik bir bakış açısıyla değerlendirilemeyeceğine dikkat çeken Oda, "Her yerde, her şeye ve halka rağmen maden işletmeciliği yapılamaz" dedi

Jeoloji Mühendisleri Odası: “Her şeye ve halka rağmen maden işletmeciliği yapılamaz”

TMMOB’a bağlı Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO), son günlerde Türkiye gündeminde en önde gelen gündemlerden birisi olan Kaz Dağları’ndaki madencilik faaliyetine ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Türkiye’nin “ulusal sanayi ve enerji politikasının olmadığını”, bunun yanı sıra bir madencilik politikasının olmadığını kaydeden JMO açıklamasında “Bugün madencilik alanı, mevzuatından uygulamalarına, kurumsal yapılanmadan çevresel ve yapısal konulara kadar birçok problemi içinde barındırmaktadır” ifadelerine yer verdi.

JMO’nun yayımladığı açıklamanın satırbaşları şöyle:

“Madenler, çevresel değerleri gözeterek işletilmeli”

“Madencilikle ilgili doğru politikaların hayata geçirilerek, yenilenemez nitelikteki doğal kaynağımız olan madenlerimizin, en verimli biçimde, çevresel değerleri gözeterek, fayda ve maliyet analizi yapılarak işletilmesi; yurt içinde yüksek katma değer yaratacak şekilde uç ürünlere dönüştürülerek ülkenin gelişmesinde, toplumsal refahın yükseltilmesinde madenciliğin katkılarının arttırılması perspektifi, Odamızın madenciliğe ilişkin temel yaklaşımı olmuştur. Bu nedenle, ‘Her yerde, her şeye ve halka rağmen’” maden işletmeciliği yapılmasının doğru olmadığını ifade ediyoruz.”

“Kaz Dağları’nda altın madeni işletmeciliği mümkün değil”

“Tonda birkaç gram tenörlü altın için, çok geniş bir alanda onbinlerce ağacın kesilmesi, onmilyonlarca ton cevherli kaya ile buna ulaşabilmek için kaldırılması gereken bir o kadar ekonomik olmayan kayanın kazılıp alınması, bunun sonucunda derinlikleri yüz metreyi geçen yüzlerce dönümlük büyük çukurların oluşması, ocaktan kazılıp çıkarılan, öğütülüp siyanürlü sularla yıkanan on milyonlarca ton liç yığınının kalacak olması, işletme sırasında kullanılacak olan siyanürün bir kısmının gazlaşıp çevreye yayılma olasılığı, pasa depolama sahalarından sızabilecek, ağır metallerle yüklü asit kaya drenajı olma ihtimali, milyonlarca ton su tüketiminin olması, hava, toprak ve suyun kirletilmesi gibi ciddi riskler Kaz Dağları’nda altın madeni işletmeciliğini mümkün kılmamaktadır.”

“Bugün Kirazlı yöresinde gündeme gelen altın işletmeciliği, yarın aynı şirketin çok daha büyük boyutlarda Ağı Dağı veya mücaviri diğer ruhsatlarında gündeme gelecektir. Biga yarımadasındaki mevcut durum ve tepkiler ortadayken, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün daha dün Kaz Dağları ekosistemi içinde yeni ruhsat ihalelerine çıkması da insanı, çevreyi yok sayan sadece ben bilirim anlayışını bu konuda da ortaya koymaktadır.”

“Siyanürlü altın madenciliği işletmeciliği tek başına teknik bir bakış açısıyla değerlendirilemez”

“TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak; siyanürlü altın madeni işletmeciliğinin tek başına teknik bir bakış açısıyla değerlendirilmemesi gerektiğini; konunun toplumsal fayda, insani, çevresel, ekonomik faktörlerle bir bütün olarak ele alınarak karar verilecek bir konu olduğunu belirtiyor ve; bugün ve gelecek kuşaklar için tolere edilemeyecek sonuçlara yol açabilecek, ekonomik getirisi götürecekleri ile ölçülemeyecek nitelikteki; Kaz Dağları ve yakın tehlike altında olan Munzur Vadisi başta olmak üzere maden işletmelerinden vazgeçilmesi gerektiğini ifade ediyoruz.”

Sendika.Org