EMO Ankara Şubesi: “İnternet dizi ve yayıncılığının cendere altına alınmak istenmesi kabul edilemez”

EMO Ankara Şubesi, RTÜK'e internet üzerinden yayın yapan platformlara sansür uygulama yetkisi veren yönetmelikle ilgili açıklama yayımladı: "Her türlü baskı, kısıtlama, sansür uygulamalarının olmadığı, sadece izlemek isteyenlerin para vererek izlediği, kimsenin de zorla izlemediği internet dizi ve yayıncılığının cendere altına alınmak istenmesi kabul edilemez"

EMO Ankara Şubesi: “İnternet dizi ve yayıncılığının cendere altına alınmak istenmesi kabul edilemez”

Geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle birlikte Radyo Televizyon Üst Kurulu’na, Netflix, BluTV, PuhuTV, Youtube ve Spotify gibi platformlara sansür uygulaması yetkisi tanımlanmıştı.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Ankara Şubesi, böylesi  bir sansür yetkisi tanımlanmasının ardından yazılı açıklama yayımladı. EMO Ankara Şubesi, yazılı ve görsel medyanın yüzde 95’inin kontrol altında tutulduğu, gazete manşetlerinin tek bir merkezden atıldığı, gazetecilerin ve karikatüristlerin düşüncelerini beyan ettiği için tutuklandığını anımsatarak “Böyle bir baskı ortamında internet üzerinden yapılan yayınların iktidarın kontrolü dışında bırakılacağını düşünmek hayalden öte bir şey değildir” dedi.

Wikipedia’ya 2 yıldır erişim yasağı uygulandığının altını çizen EMO Ankara Şubesi, dünya genelinde açık ve ücretsiz internet mücadelesi veren Access Now kuruluşunun geçtiğimiz yaptığı bir araştırmaya göre Türkiye’nin internet erişimini en çok engelleyen ülkeler arasında yer aldığını kaydetti.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

İnternette ifade özgürlüğünün kısıtlandığı, insanların bilgiye birinci elden ulaşmasının önünün kesildiği böyle bir ortamda yapılan yönetmelik düzenlemesi ile “erişimi engellenecek” site sayısında artış yaşanması kaçınılmaz olacaktır.  Kaldı ki zaten 2007 yılında kabul edilen 5651 sayılı “İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun” yürürlükte bulunmaktadır.

Söz konusu yönetmelik eleştirileri dizginleme ve susturma çabası anlamına gelecektir. İktidar kontrolündeki yaygın-boyalı medyada çalışırken yaptıkları ilkeli habercilik nedeniyle işten atıldıktan sonra internet haberciliği yapan gazetecilerin seslerinin kesilme hamlesi anlamına da gelen bu yaklaşımla Türkiye’de ifade özgürlüğünün nerelerde olduğunu bir kez daha göstermektedir. Çıkartılan yönetmelikle, internet haberciliği ile toplumu bilgilendiren, uyaran, muhalif seslerin YouTube, FaceBook, Periscope vb. kanallar üzerinden halka ulaşması engellenerek yazılı ve görsel basının ardından internet yayıncılığında da tek ses dönemine gidilmek istenmektedir.

Yönetmelikle ayrıca bundan sonra Netflix, PuhuTV, BluTV gibi yerli/yabancı abonelik temelli video içerik hizmetleri de Türkiye’de faaliyet gösterebilmek için RTÜK’ten lisans almak ve RTÜK’ün kurallarına uymak zorunda olacaktır.

Her türlü baskı, kısıtlama, sansür uygulamalarının olmadığı, sadece izlemek isteyenlerin para vererek izlediği, kimsenin de zorla izlemediği internet dizi ve yayıncılığının cendere altına alınmak istenmesi kabul edilemez.

Açıklamanın tamamına ulaşmak için buraya tıklayın.

İlgili haberler:

Sendika.Org