TÜSİAD Başkanı’ndan MB yorumu: “Özen göstermeliyiz”

TÜSİAD Başkanı’ndan MB yorumu: “Özen göstermeliyiz”

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine gelmesinin ardından ilk röportajını “İş Dünyası Söyleşileri” kapsamında AA muhabirine verdi.

TÜSİAD’ın uzun süredir dile getirdiği öneri ve eleştirileri yineleyen Kaslowski, sermaye içerisindeki çürük elmaların temizlenmesi gerektiğini söylerken, Türkiye’nin yüzünü yeniden AB’ye dönmesi gerektiğini belirtti. Yine TÜSİAD “Merkez Bankası bağımsızlığı” konusunda AKP iktidarını sert bir biçimde eleştiriyordu.

Ancak TÜSİAD’ın MB konusundaki eleştirileri bu sefer cılız kaldı. Üstelik Merkez Bankası başkanı anayasaya ve MB’nin bağımsızlığına aykırı bir biçimde görevden alınmışken.

“Bu sistemde bazı sorunlar olduğu hepimizin malumu”

Erken seçim vesilesiyle yeni sistemin umulandan çok daha hızlı bir şekilde devreye girdiğine değinen Kaslowski, “Belki bir anlamda çok da iyi hazırlanmamıştık, belki bazı sakıncaları da uygulamada fark ettik diyebiliriz ama bu sistemde bazı sorunlar olduğu hepimizin malumu. Bu sakıncaları gidermeye odaklı anayasal değişikliklerin yapılacağı yönünde çalışmalar olduğunu duyuyoruz. Bunların hem süratle hazırlanmasını bekliyor, hem de sistemi yeni denge ve kontrol mekanizmalarıyla destekleyecek değişiklikler görmeyi umuyoruz” diye konuştu.

Kaslowski, finansal istikrarın ilk koşulunun enflasyonun kalıcı şekilde düşürülmesi olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti:

Bunun da koşulu sıkı para ve mali politikalardır. Bugün bütçenin geldiği nokta Türkiye’nin geçmiş mali disiplin karnesiyle örtüşmüyor. Bütçedeki sorun artık bir kerelik gelirlerle idare etme boyutunu aşmış durumda. Harcama tarafında önemli değişikliklere, tasarruflara ihtiyaç olacak. Ekonomide bugün bir tıkanıklık var. Öncelikle bu tıkanıklığın açılması gerekiyor. Şirket bilançoları döviz cinsinden yüksek borçluluk nedeniyle sıkışmış durumda. Yeniden yapılandırmalarla kredilerdeki sorunlar ertelendi, bugüne gelindi. Daha fazla uzatalım ve sorun yokmuş gibi davranalım diyemeyiz. Artık ödenemeyecek sorunlu kredilerin sistemden temizlenmesi gerekiyor ki verimli alanlara taze kaynak akışı sağlansın.

“Batan bir gemi varsa belki de batması gerek”

Simone Kaslowski, “geçen yıl kurda yaşanan aşırı oynaklığın ardından bankaların belli bir yük altına girdiğini, dolayısıyla takipteki kredi oranlarının tartışma konusu olduğunu” ifade etti.

Bu kapsamda “bankaların daha sağlıklı sektörleri destekleyebilmeleri adına takipteki kredilerle nasıl mücadele edeceğine yönelik bazı aksiyonların tartışıldığına” dikkati çeken Kaslowski, “Burada batan bir gemi varsa, belki de batması gerek” dedi.

Kaslowski, “Bu yapılırken en çok dikkat edilmesi gereken konu, ‘Moral Hazard’ diye tabir edilen ahlaki çöküşten korunmak. Hatalı iş yapan, hesapsız yatırım kararları alanların cezasını, ihtiyatlı iş yapan, kararlarını doğru veren, vergisini düzgün ödeyen kesimler ödememeli. Tedbirini almış, ona göre işini ihtiyatlı büyütmüş, harcamalarında aşırıya kaçmamış olanlar cezalandırılmamalı” şeklinde konuştu.

“Merkez bankası bağımsızlığı istikrar için şart”

Merkez Bankası’nda başkanın Erdoğan’ın emri ile görevden alınmasını da değerlendiren Kaslowski şunları kaydetti:

Merkez Bankası bağımsızlığı makro ekonomik istikrar için şarttır. Kanunlarımıza göre, Merkez Bankası, hükümetle birlikte karar verilen hedeflere ulaşmak amacıyla araç kullanma bağımsızlığına sahip… Faiz, rezerv, karşılık oranı, çeşitli opsiyon mekanizmaları dahil olmak üzere pek çok aracı kullanabilir. Faiz indirip indirmeyeceğine Merkez Bankası yönetimi karar verir. Dünyada bize benzer ülkeler arasında en yüksek enflasyona sahip ülke olarak Merkez Bankası bağımsızlığına fazlasıyla özen göstermeliyiz. Finansal istikrarı sağlamak için enflasyon hedeflemesi yapan bağımsız bir Merkez Bankası’na ihtiyacımız var. Bu çok net.

Erdoğan’dan MB Başkanı yorumu: “Defalarca faizi indir dedik, gerekeni yapmadı”

Sendika.Org