SES: “OHAL Komisyonu emekçinin adalete erişimini geciktirmek için kurulmuş”

OHAL Komisyonu ihraç tarihlerine göre inceleme yapmıyor, mahkemelerde ise yargılama için hedef süre 955 gün. Sağlık ve Sosyal Hizmetler Emekçileri Sendikası, çalışmaların şeffaf olmadığını belirterek “OHAL hukuksuzluğu mahkemeler eliyle devam ediyor” diyor

SES: “OHAL Komisyonu emekçinin adalete erişimini geciktirmek için kurulmuş”

Sağlık ve Sosyal Hizmetler Emekçileri Sendikası (SES), OHAL Komisyonu’nun hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmayan SES üyelerinin başvurularını reddettiğini, toplamda başvurularda kabul oranının yüzde 0,7’de kaldığını, mahkemelerin de OHAL dönemindeki hukuksuzluklara dokundurtmadığını belirterek “OHAL kalktıktan sonra OHAL rejiminin devamı OHAL düzenlemeleri ile sürdürülmektedir” dedi.

Başvurularda kabul oranı yüzde 0,7’de kaldı

OHAL Komisyonu 28 Haziran 2019 tarihinde komisyon kararlarına ilişkin yaptığı açıklamada komisyona yapılan başvuru sayısının 126.200 olduğunu, komisyonun bu tarihe kadar 6 bini kabul, 71 bin 9 yüzü ret olmak üzere toplam 77 bin 9 yüz başvuruya ilişkin karar verdiğini, incelemesi devam eden başvuru sayısının 48 bin 3 yüz olduğunu açıkladı. Açıklamada komisyonun karar vermeye başladığı tarihten itibaren 1,5 yıllık süre içerisinde toplam başvuruların yüzde 61’i hakkında karar verildiği belirtildi. Komisyon başvurularının yüzde 61’i sonuçlandırılırken sonuçlanan başvurularda kabul oranı yüzde 0,7’de kaldı.

Sendika yöneticileri, “23 Mayıs tarihinde yaptığımız açıklamada red kararlarına ilişkin verdiğimiz örnekler başvuruların neden yalnızca yüzde 0.7’sinin kabulle sonuçlandırıldığını göstermektedir” diyerek şu hatırlatmaları yaptı:

OHAL Komisyonu masumiyet karnesini ihlal etmekte, hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmayan üyelerimizin başvurularını reddetmekte, memuriyete girmeden önce kişi hakkında verilen ve denetim süresi dolan kararları ihracın gerekçesi yapmakta, ihraç kararından sonra başlatılan soruşturmaları ret gerekçesi yapabilmektedir. Elbette bu örnekler daha da arttırılabilir ancak 23 Mayıs 2019 tarihli raporumuzda açıkladığımız üzere OHAL işlemlerini İnceleme Komisyonu yalnızca kamu emekçilerinin adalete erişimlerini geciktirmek ve OHAL rejiminin sürekliliğini korumak için oluşturulmuş bir kurumdur.

Komisyon ihraç tarihlerine göre inceleme yapmıyor

Sendika yöneticileri, komisyonun hangi sırayla inceleme yaptığına dair bilgileri olmadığını belirtti.

Özel görevli ceza mahkemelerinden özel görevli idare mahkemelerine

OHAL Komisyonu’nun başvurulara ilişkin kararlarının ardından idari yargı süreçleri de adalete erişim için etkili başvuru yolları değildir” diyen sendika yöneticileri, şu bilgileri verdi:

Komisyon kararlarına karşı idari yargıya başvuran üyelerimizin davaları bilindiği üzere özel görevli ve yetkili Ankara idare mahkemelerince incelenmektedir. DGM’ler kapatıldıktan sonra ceza yargılamalarında bir şekilde devam eden özel yetkili yargılamamlar böylece idari yargılamalarda da işlerlik kazanmıştır. Her ne kadar KESK’e bağlı sendikalarımızın üyelerinden ihraç edilenlerle ilgili bugüne kadar idari yargıda sonuçlanmış bir dava bulunmasa da takip edebildiğimiz kadarıyla özel görevli idare mahkemeleri komisyon kararlarına paralel kararlar vermektedir. Bu nedenle komisyon kararlarına ilişkin davaların özel yetkilendirilmiş mahkemelerde görülmesine son verilmeli, davalar genel yetkili mahkemelerde görülmelidir.

“Hedef süreye göre karar için 955 gün bekle”

Yargılamanın uzunluğunun adalete erişimde başka bir sorun olduğunu söyleyen sendika yöneticileri, “Yıllardır Mahkemeye erişmek için bekleyen üyelerimiz dava açtıklarında davalarının 2 yıl ile 3 yıllık azami sürelerde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini öğrenmektedir. Bu süreler ilk aşama yargılamalar için belirlenmiş sürelerdir” dedi.

Sendika yöneticileri, geçtiğimiz Mayıs ayında açıklanan Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde hedef süre uygulamasına yer vererek makul sürede yargılanma hakkının daha etkin korunacağının hedeflendiği belirtmişti.

Sendika yöneticileri ise 1 Haziran’da ihraç edilen, hakkındaki komisyon kararı 18 Nisan’da verilen bir SES üyesi için açılan davada hedeflenen azami yargılama süresinin 955 gün olarak belirtildiğini kaydetti:

Adalet Bakanlığı’nın tutturmayı hedeflediği sürenin anlamı adaletsizliktir. 12 üyemizin davalarına ilişkin hedef süre tablosundan anlaşılan hedef süre uygulaması ile sağlanmak istenen şeffaflık kamu grevinden ihraç edilen kamu emekçilerinin adalete erişme hakkı olan yurttaşlar olarak görülmediğidir.

“OHAL rejiminin devamı OHAL düzenlemeleri ile sürdürülmektedir”

Komisyon kararlarına karşı açılan davalarda komisyon kararlarının yürütülmesinin durdurulması taleplerinin incelenmeksizin reddedildiğini hatırlatan sendika yöneticileri, “Yürütmenin durdurulması talebimizin reddi kararının gerekçesi olarak 6755 sayılı Kanunun 38. Maddesi’nin ‘Olağanüstü hal süresince yayımlanan kanun hükmünde kararnameler kapsamında alınan kararlar ve yapılan işlemler nedeniyle açılan davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemez’ hükmü gösterilmektedir. OHAL kalktıktan sonra OHAL rejiminin devamı OHAL düzenlemeleri ile sürdürülmektedir” dedi.

Sendika.Org