Savcı avukatın darp edildiği anın görüntülerini istedi Emniyet’ten ses yok

Erdoğan'ın korumaları tarafından darp ve işkence edilen avukat Sertuğ Sürenoğlu'yla ilgili yürütülen soruşturmada savcı kamera kayıtlarını istemiş olmasına rağmen Emniyet olay anına ilişkin görüntüleri göndermedi

Savcı avukatın darp edildiği anın görüntülerini istedi Emniyet’ten ses yok

İstanbul’da 14 Nisan 2019’da avukat Sertuğ Sürenoğlu’nun, Demirören ve Kalyon gruplarının düğününe katılan Tayyip Erdoğan’ın korumaları tarafından gözaltına alınıp darp edilmesi ve zorla ifade imzalatılmasına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada 3 ay boyunca ilerleme kaydedilemedi.

Savcı, polisleri ifadeye dahi çağırmadı

Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre, Memur Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Fazıl Arslanalp, Sürenoğlu’nu darp eden polislerin isimlerini öğrenmek için Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi ve İstanbul Emniyeti’yle herhangi bir yazışma yapmadı, sicilleri belli olan 3 polisi ifade çağırma gereği dahi duymadı. Savcılık bunun yerine yalnızca Emniyet yalnızca Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı’na “gereği” için yazı göndermekle yetindi.

Savcılığın İstanbul Valiliği’ne gönderdiği yazıda ön inceleme izni istenilen bölümünün karşısına “ilgili polis memurları”, suçu ise “görevi kötüye kullanmak” olarak yazıldı. Korumalara ilişkin soruşturma izni istendiğine ilişkin ise herhangi bir belge yer almadı. Yasaya göre soruşturma iznini Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı veriyor ve savcılığın bunun için Cumhurbaşkanlığı’na yazı göndermesi gerekiyor.

Valilik 45 gün içerisinde yanıt vermedi

Savcılık, ilgili kanuna göre valiliğe ön incelemenin tamamlanması için en fazla 45 gün süre olduğunu anımsatmış olsa da savcılığa herhangi bir yanıt verilmedi.

Emniyet görüntüleri göndermedi

Savcılık, 13 Mayıs’ta İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne yazı yazarak kamera kayıtlarının bir örneğini istedi fakat Emniyet de bu zamana kadar herhangi bir görüntüyü savcılığa göndermiş değil.

Soruşturma kayıtlarında ise Sürenoğlu’nu darp eden korumalar hakkında “meçhul sanık” ifadesi yer alırken, suçlama ise “zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması ve kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfus kötüye kullanılmak suretiyle kasten yaralama” eylemleri sayıldı. Fakat valilikten soruşturma izni istenirken sadece görevi kötüye kullanma yazılmış olması ise dikkat çekti.

İçişleri Bakanlığı’nın yürüttüğü idari soruşturma kapsamında Sürenoğlu’nu mağdur sıfatıyla dinleyen başmüfettişin, ^”Dosya halen faili meçhul, isim bulmam gerek” dediği belirtildi.

Sendika.Org