“Onurlu barış için demokratik çözüm” diyen binler Diyarbakır’daydı

HDP'nin 5 kentte düzenleyeceği "Onurlu barış için demokratik çözüm" mitinginin ilki binlerce insanın katılımıyla Diyarbakır'da İstasyon Meydanı'nda gerçekleşti

“Onurlu barış için demokratik çözüm” diyen binler Diyarbakır’daydı

HDP’nin “Onurlu barış için demokratik çözüm” şiarıyla 5 farklı kentte düzenleyeceği mitingin ilki bugün Diyarbakır’da İstasyon Meydanı’nda yapıldı. IŞİD, daha önce yine bu meydanda 24 Haziran genel seçimleri öncesinde bombalı saldırı düzenlemiş olmasına rağmen mitinge binlerce insan katıldı. Mitinge Şırnak, Mardin, Siirt, Batman, Urfa ve Antep’ten de yüzlerce kişi ile birlikte HDP milletvekilleri, Kürt partileri temsilcileri, KESK ve DİSK’e bağlı sendika temsilcileri ve üyeleri katıldı. Beyaz tülbentleri ile Barış Anneleri de mitingteydi.

“Ortak vatan eşit yurttaşlık”, “Faşizm kaybedecek, halklar kazanacak”, “Bu böyle gitmez, ya özgürlük ya özgürlük”, “Jîn jîyan azadî”, “Daha çok toplum daha çok demokrasi”, “Mutlaka kazanacağız,” “Onurlu barış, demokratik müzakere”, “Onurlu barış hemen şimdi”, “Halkın iradesi yok sayılmaza” ve HDP Gençlik Meclisi’nin “Bağımlı olma özgür ol” yazılı pankartlarının bulunduğu alana üç koldan giren kitle “Direne direne kazanacağız” ve “Savaşa hayır” sloganları ile girdi.

“Mutlaka kazanacağız”

Demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için yapılan saygı duruşunun ardından HDP, BDP ve ESP il eşbaşkanları sahneye çıkarak alanı dolduran kitleyi selamladı. Mitingin açılış konuşmasını Tertip Komitesi Başkanı ve HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Hülya Alökmen Uyanık yaptı. Uyanık, “Biz savaşa hayır dediğimiz için buradayız. Savaş, talandır, ölümdür. Biz barış istiyoruz” dedi.

Uyanık, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) bölgesinde yapılan operasyonlara dikkat çekerek “Sayın Öcalan birliğinizi oluşturun diyor. Birlik ile barış sağlanabilir. Kürt halkının özgürlüğü demokraside ısrar edeceğiz. Mutlaka kazanacağız, mutlaka kazanacağız” dedi.

Uyanık’ın ardından konuşma yapan Kürdistan Komünist Partisi Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, IKBY’den Trabzon’a gelen turist kafilesine yanlarında bulunan Kürdistan yazılı atkı nedeniyle yapılan saldırıyı kınayarak sözlerine başladı. Çiftyürek, Kürt halkının savaşa karşı ve barışta ısrarcı olduğunu belirterek “Ortadoğu’da, Kürdistan’da yıllardır savaş devam ediyor. Bu savaş Kürt halkı ve Kürdistan halkı için büyük engeller çıkardı. Kerkük’e, Kobanê’ye, Şengal’e işgal politikaları sürüyor. Acımız, sevincimiz birdir. Amed’in, Qamişlo’nun, Rojava’nın başarısı bizimdir. Buna sahip çıkalım” şeklinde konuştu.

Erdoğan’ın Kürt sorununa ilişkin açıklamalarını anımsatan Çiftyürek, şunları söyledi:

Kürt meselesi artık, Kürdistan meselesine evrildi. Güney’de de, Rojava’da da burada da statü meselesidir. Bütün partilerimize çağrıda bulunuyoruz; Kürdistan ittifakıyla çözüm sürecini omuzlayalım. Türkiye çaresizdir, yeniden masaya dönecektir. Diyarbakır’da Kürdistan var dediler, Ankara’da yok dediler. Bu siyaset değil, siyasetsizliktir Biz Kürdüz, bütün halklar bizim kardeşimizdir.

“Onların yeri tarihin çöplüğüdür”

Daha sonrasında ise HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli de konuşma yaptı. Temelli’nin konuşmasından satırbaşları şöyle:

Bizim hafızamız fil hafızası fil, asla unutmayız. Bu Sur’u yakıp yıkanları, Sur’dan Toledo yapmaya kalkanları asla unutmadık. O yüzden de gelip buralarda dolaşmasınlar. Onlar tarihin çöplüğündeki yerlerini aldılar. Onlar işçiye düşman, onlar kadına düşman, sana bana Kürde düşman. İşte o yüzden onların yeri tarihin çöplüğüdür. Hepsini süpürüp tarihin çöplüğüne atacağız. Erdoğan ile geldiler Erdoğan ile gidecekler.

“Eğer çözüm istiyorsan önce Afrin’den çık”

Savaştan başka bir şey bilmiyorlar. Yok Pençe 1, yok Pençe 2… Sürekli sınırötesi harekat, Suriye sınırına yığınak, sonra da kalkıyorlar çözüm adına ahkam kesiyorlar. Sen çözüm mü istiyorsun o zaman Suriye halklarına saygı göstereceksin. Suriye halklarının geleceğine ve iradesine saygı göstereceksin. Türkiye’de barış Orta Doğu’da barış diyeceksin. Ancak o zaman Türkiye’de de Orta Doğu’da da sorunlar çözülür, halkların geleceğinin önünü açılır.  Oysa sen ne yapıyorsun? Bu çetelerle kol kola girip Afrin’de olduğu gibi Suriye haklarına zulüm götürüyorsun, şiddet, savaş götürüyorsun. Eğer sen gerçekten çözümün peşindeysen çık Afrin’den. Afrin Afrinlilerindir. Afrinliler geri dönsün. Yerinden yurdundan edilenler geri dönsün. Şimdi kalkmışlar Suriyeli mültecileri düşmanlaştırıyorlar. Kürtlere yaptıkları zulüm bir yandan Suriyeli mültecilere yaptıkları zulüm bir yandan. Biliyorsunuz bunların bir de meczup bakanı var, çıkmış Avrupalıları tehdit ediyor. “Biz kapıları açarsak 6 ay dayanamazsınız” diyor. İşleri güçleri tehdit, işleri güçleri, nefret, ayrımcılık, bölücülük. Bir ülkeyi bölecekseniz, önce toplumu bölersiniz. Onlar da bunu yapıyor. Bunlar bölücüdür diyorum inanmıyorlar. Evet bölüyorlar.

“Özgür bir geleceği, demokratik bir çözümü, onurlu bir barışı öneriyoruz”

Diğer küçük ortak çıkmış diyor ki biz Kıbrıs için, Kıbrıs’a dair bir metin yazdık, herkes imzaladı HDP imzalamadı. Mecbur muyuz senin metnine imza atmaya, senin o bölücü zihniyetinle buluşmaya mecbur muyuz? Sen halklara ne verebilirsin düşmanlıktan, nefretten başka. Kıbrıs için bizim yazdıklarımızı hele bir git oku. Arkadaşlarına söyle promptera koysunlar, oradan oku, oku da çözümü gör. Kıbrıs halkları için Kıbrıs için çözümü gör.

Biz tüm halklar için özgür bir geleceği, demokratik bir çözümü, onurlu barışı öneriyoruz. Kıbrıs’ta da Türkiye’de de Orta Doğu’da da her yerde savaşa son diyoruz. Savaşın bir an önce son bulmasını istiyoruz. Bu savaş kime yarar, size yarar mı? Sizin için bu savaş aş mı iş mi? Aşımızı çaldılar, işimizi elimizden aldılar, bizi şiddete, savaşa boğdular. Bir yerde savaş, adaletsizlik varsa orada zorbalık vardır. Bu zorbalığı karşı aşımızı, işimizi istiyoruz. Barış istiyoruz, barış istiyoruz, barış istiyoruz.

“Bu savaş politikalarına son verme zamanıdır”

Bu savaş yolsuzluktur, zulümdür. Bu savaş politikalarına son verme zamanıdır. Bu savaş kime yarar, bu savaş damada yarar. Çıkmışlar utanmadan sıkılmadan TV ekranlarından İHA’ları SİHA’ları gösteriyorlar. Üstünde de yazıyor Bayraktar İHA, Bayraktar SİHA. Kim üretiyor bunu, damat. Kaç tane almışlar: 86 tane. Kaç paradır. Milyonlarca dolar. Damat zengin. Ya diğer damatlar, diğer damatlar işsiz, diğer damatlar yoksul, tüm evlatlarımız mağdur. Ne için, savaş sürsün diye. Savaş sürdükçe zengin olanlar işte bu mağduriyetin müsebbibi, bu mağduriyetin sorumlusudur. O yüzden barış istemiyorlar, o yüzden emeği sömürmeye, doğayı talan etmeye devam ediyorlar. Ormanlarımızı, yaşamımızı yakıyorlar. Hasankeyf’i yakıyorlar. 10 bin yıllık tarihi yakıyorlar. Ne vicdan kalmış bunlarda ne de yurt sevgisi. Tam 10 bin yıllık tarih. Sular altında bırakacaklar. Ne için? Müteahhitler zengin olsun diye. Baraj yapacak, ne için? Enerji ihtiyacı için mi? Hayır, yandaş müteahhitler zengin olsun diye. Yandaş müteahhitler, damatlar ve Saray kendi çıkarları kendi haksız zenginlikleri için bu halka sömürüyü, talanı, zulmü dayatıyorlar. İktidarda kalabilmenin yolunu bulmuşlar: Kürde düşmanlık Kürde savaş. İşte buna hep birlikte son vereceğiz.

“Yan yana gelip demokratik bir anayasa yapacağız”

Demokrasi ittifakında buluşmak toplumsal uzlaşma için önemli bir adımdır bu adımı hep birlikte atacağız. Demokrasi ittifakında buluşmak bir toplumsal sözleşme yapmaktır, bir  toplumsal mutabakatı var etmektir. Bunun için buluşacağız. Yan yana geleceğiz, demokratik bir anayasa yapacağız. Eşit yurttaşlık temelinde, herkesin içinde kendini bulduğu, var olduğu bir anayasa yapacağız ve böylece barışın yolunu açacağız. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen bu uyduruk sistemden hep birlikte kurtulacağız. Bunu yaparken yol temizliği de yapacağız. Yargı bağımsızlığı, evrensel hukuk kuralları için insan hakları için mücadele edeceğiz.

“Zindanlar boşalsın Sebahat, Selma, Figen, Selahattin özgür kalsın diye mücadele edeceğiz”

Zindanlar boşalsın diye; Sebahat, Selma, Figen, Selahattin özgür kalsın diye mücadele edeceğiz. Yoldaşlarımızın bir suçu yok, bir sevdaları var. O sevdadan ne onlar ne biz vazgeçtik. Bu Üçüncü Yol bizim sevdamızın yoludur. İçeride de dışarıda olsak direnmeye devam edeceğiz. Direneceğiz ve biz kazanacağız. Yoldaşlarım, arkadaşlarım, inanın mutlaka kazanacağız. Nasıl yerellerde Amed’de, Van’da, Kars’ta iktidar olduysak Türkiye’de de iktidar olacağız. İşte şimdi bu umudu büyütme zamanıdır. Şimdi umudumuzla ve HDP ile yürüme zamanıdır. Hepinizin yolu açık olsun. Hepinize başarılar diliyorum. İnanıyorum ki bu yolun sonu aydınlıktır, özgürlüktür, barıştır. Serkeftin hevalno.

Sendika.Org, Mezopotamya Ajansı