Muğlalılar “Kömürsüz Muğla için” mücadeleyi yükseltiyor

Muğlalılar, Milas’ta “Kömürsüz Muğla için” bir araya geldi, bölgeyi yaşanmaz hale getiren linyit madenlerine ve termik santrallere karşı bir arada mücadele kararı aldı

Muğlalılar “Kömürsüz Muğla için” mücadeleyi yükseltiyor

Milas merkezden ve çevre köylerinden 300’den fazla kişinin katılımıyla gerçekleşen etkinliğin açılışında MUÇEP temsilcisi Zübeyde Abide Elbaşı, Yatağan ve Milas bölgesinde linyit yataklarının genişletilmesinden dolayı 8 köyün yer değiştirdiğini ve daha fazlasının aynı tehdit altında olduğunu belirtti. 350 Türkiye Kampanyalar Sorumlusu Efe Baysal ise, iklim adaletine vurgu yaparak, “Adaletin tesir edebilmesi için başta kömür olmak üzere fosil yakıtların yerin dibinde bırakılması ve topluluk odaklı yenilenebilir enerji çalışmalarının başlaması gerektiğini savunuyoruz” dedi.

Muğla’daki kömürün bedelini tüm gezegen ödüyor

Avrupa İklim Ağı Türkiye Koordinatörü Elif Gündüzyeli, kömürün ve termik santrallerin ekonomik ve toplumsal maliyetleri ile halk sağlığı ve bölge ekosistemi üzerinde bıraktığı tahribata odaklanan “Kömürün Gerçek Bedeli: Muğla” raporu bulgularını paylaştı. Gündüzyeli, konuşmasında emeklilik yaşına geldiği halde ömrü uzatılmak istenen Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy santrallerinin yılda 280 erken ölüme sebep olduğunu söyledi.

Gündüzyeli “Muğla’daki kömürün gerçek bedelini Muğlalılar zeytinlikleri, ormanları, sağlıkları ve yaşam alanlarıyla öderken, çevre iller hava kirliliğinden nasibini alırken, dünyanın her yerinde iklim krizine dikkat çekmek için çırpınan çocuklar ve gençler ise onlar daha doğmadan kurulan bu santrallerin ceremesini şimdiden aşırı hava olaylarıyla yaşamaya başladı. Çok geç olmadan kömürsüz bir Muğla ve gezegenin geleceği için düşük karbonlu, sürdürülebilir politikalar yürürlüğe konmalı” dedi.

Yüzlerce yıllık zeytinliklerin kömür için katledilmesi akıl dışı

Gündüzyeli’nin konuşması ardından Muğla’da madenlere ve termik santrallere karşı yaşamı savunanların hikayelerinin anlatıldığı “Kömür Belası” belgeselinin ilk gösterimi yapıldı. Gösterim öncesinde belgeselin yönetmeni İmre Azem’le internet üzerinden gerçekleştirilen görüşmede Azem “Kent ve kırsal arasındaki ilişkiye bütüncül bakmak gerekiyor. İstanbul gibi kentlerin AVM’lerine enerji sağlamak için Muğla’nın köyleri yok ediliyor. Yüzlerce yıllık zeytinliklerin değersiz linyit kömürü adına katledilmesi en yüzeysel bakışla bile akıl dışı. Zeytinliklerin ve geçim kaynaklarının Muğla halkının elinden alınıyor olması, köylerin terk ediliyor olması, hiçbir mantıkla açıklanamaz” dedi.

Fosil yakıtlara karşı ortak mücadele

Belgesel gösteriminden sonra kömür madenleri ve termik santrallerden dolayı mağdur olan bölge köylüleriyle gerçekleştirilen forumda söz alan İkizköy’den söz alan Aytaç Yakar, “Kömür bu elimdeki bir demet çiçeğin hakkını verebilir mi? Veremez. Ama evimizi, köyümüzü, her şeyi yok ettiler. İkinci defa yerimizden olmak istemiyoruz. Devletimiz, milletimiz bizim arkamızda olsun istiyoruz. Gerekirse cumhurbaşkanımıza kadar gideceğiz ama ikinci defa yerimizden edilmeyi kabul etmeyeceğiz” derken, İkizköylü Nuray Onur “İki çocuğum var. Köyümüzün topraklarından besledim. Bir evlik toprağım yok, ama köylümün toprakları sayesinde okuttum. Şimdi toprağımızı kente elektrik sağlamak için yok ediyorlar. Peki, köylü yetiştirmeyince ya kentli ne yiyecek?” dedi.

Fosil yakıtlara karşı ortak mücadelenin önemini vurgulayan MUÇEP temsilcileri de bunun için Milas Kent Konseyi’ne bağlı Kömürsüz Muğla Çalışma Grubu kurulması, kömürden etkilenen köyleri temsil edecek mahalle meclislerinin hayata geçirilmesi, bölge belediyelerinin ortak eylem planı oluşturması ve bölgede adil dönüşüme yönelik üretici kooperatifleri ile yenilenebilir enerji kooperatifleri için somut adımların atılması gerektiğini belirtti ve bu adımların da takipçisi olunacağını söyledi.

Etkinlik, milletvekilleri, yerel yönetim temsilcileri, STK üyeleri ve katılımcıların hep beraber  “Kömürsüz Muğla için” pankartı açmasıyla sonlandı.

Kömürsüz Muğla etkinliğinin ikincisi 28 Temmuz Pazar Yatağan – Turgut Mahallesi’nde saat 15.00’da Turgut Köyü Toplantı ve Düğün Salonu’nda gerçekleşecek.

Sendika.Org