Maden şirketleri Sivas’ın dağlarından elini çekmiyor, köylü ise kararlı: “Mermer ocağı istemiyoruz”

Maden şirketleri Sivas'ın dağlarından elini çekmiyor. Şimdi de Sivas'ın Hafik ilçesine bağlı Beykonağı Köyü'nde mermer ocağı çalışması yapılmak isteniyor ama köylü kararlı: "Mermer ocağı istemiyoruz"

Maden şirketleri Sivas’ın dağlarından elini çekmiyor, köylü ise kararlı: “Mermer ocağı istemiyoruz”

Maden şirketleri Sivas’ın dağlarından elini çekmiyor. Hafik ilçesine bağlı Beykonağı Köyü’nde yapılmak istenen mermer ocağına karşı köylüler “Mermer ocağı istemiyoruz” diyerek tepki gösterdi.

Daha önce Kangal’a bağlı 20 köyün su ihtiyacını karşılayan ve Alevilerin kutsal saydığı mekanın yer aldığı Büyükyılanlı Dağı’na yapılmak istenen mermer ocağı projesi, köylülerin mücadelesi sonucunda yargı engeline takılmış ve iptal edilmişti.

YARGI, SİVAS’IN BÜYÜKYILANLI DAĞI’NA MERMER OCAĞI PROJESİNİ İPTAL ETTİ

14 Kasım 2018’de, Emmioğlu Mermer tarafından yapılması planlanan proje Sivas Valiliği’ne sunularak onay istenmiş ve valilik tarafından ÇED süreci başlatılmıştı. Geçtiğimiz haziran ayında çıkan “ÇED gerekli değildir” kararına ise hem Beykonağı Köyü’nde yaşayanlar hem de çevre köydekiler tepki gösterdi. Köylünün en büyük kaygısı ise tarım, su kaynakları, hayvancılık ve arıcılığın olumsuz etkilenmesi.

Geçimini tarım, hayvancılık ve arıcılıkla sağlayan köy halkı “Burada bulunma gerekçemiz doğası, suyu ve inanç merkezleridir. Bunların da elimizden alınması ve tahrip edilmesi bizlerin burada bulunma gerekçemizin elimizden alınması anlamına gelir” diyor.

Mermer ocağı birçok alanda tahribat yaratacak

Köylüler, yörenin Alevi inancı açısından önemini ise şöyle ifade ediyor:

Yörede bulunan ve Pir Sultan Abdal’ın musahibi olan Ali Baba Sultan’ın evlatlarından Ahı Sultan’ın ve Melek Dede’nin türbesi mermer ocağı projesinin 200 metre yakınında bulunmaktadır. Bu türbe ve inanç mekânları köy halkı ve civar köyler tarafından yıl içerisinde yoğun bir ziyareti karşılamaktadır. Çoğu zaman kurban adakları yapılırken aynı zamanda birlik cemi ve her yıl yapılan kültür festivalleri de burada yapılmaktadır.

Son birkaç yıldır köyün su sorunu olduğunu da belirten bir köylü ise şu ifadeleri kullandı:

Yapılması planlanan mermer ocağında günlük 25-30 metreküp su kullanacaktır ve bu sular köyün ya tarım için sulama suyundan ya da içme suyu kaynaklarından elde edilecektir. Köye ve Tozanlı Vadisi’ne yıl içerisinde binlerce kişi yaz tatilini geçirmek için ya da tarım yapmak için gelmektedir. İstanbul’un bunaltıcı ve kirli havasında yaşayamayan yaşlılar köyü bedensel rehabilite alanı ve astım rahatsızlıklarının önüne geçmek içinde kullanıyor. Mermer ocağı yapıldığı zaman yayacağı toz bu gerekçelerle kalacak köy halkının yaşam alanlarını ve sağlığını olumsuz etkileyecek. Hafik ilçesinde bulunan tüm orman alanlarının %10’undan fazlasını içerisinde barındıran bu köyü daha fazla tanıtmak, doğal hayatını ve inanç merkezlerini korumak varken köylünün hiçbir yararına olmayan mermer ocağı yapılması istemiyoruz.

Köyün muhtarından yürütmeyi durdurma davası

Beykonağı Köyü Muhtarı Barış Çağlayan da yürütmeyi durdurma davası açtıklarını belirterek şu gerekçeleri sıraladı:

Sivas Valiliği ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 11.06.2019 ve E. 11075 sayılı “ÇED gerekli değildir” kararının ocak işletilirken kullanılacak patlatıcıların ve bunun sonucunda oluşacak toz bulutlarının civarda yaşayan köy halkının sağlığı açısından telafisi mümkün olmayan zararlar oluşturacağı,

Ocağın 500 metre mesafesinde akan ve çevre köylerin hayvanlarının sulanmasında ve tarımsal alanda kullanılan Tozanlı Deresi’nin patlamalardan kaynaklı olarak yer altına çekileceği,

Dere suyunun ise toz bulutları ile kirleneceği, işletme alanı içerisinde ayrıca sit alanı niteliğinde ve turizm potansiyeline sahip oldukça büyük bir mağaranın mevcut olduğu yine alan içerisinde Ahi Sultan Asa Suyu ve Melek Dede Türbesi adında çevre köylerce değer verilen inançsal yapıların bulunduğu bu mekanlarda her yıl düzenli olarak kültürel faaliyetler kapsamında panayır düzenlendiği,

Ocağın faaliyetine geçmesi ile birlikte bu doğal ve kültürel varlıkların da yok olacağı, kültür turizm varlıklarının korunmaya alınması yönünde Kültür Turizm İl Müdürlüğüne yapılan müracaat çerçevesinde bu alanların çevre iller olan Samsun ve Tokat dahil olmak üzere turizm faaliyetlerine açık bir alan olduğuna dair raporlar hazırlandığı işletmenin orman bitki örtüsüne de zarar vereceği ileri sürülerek iptal ve yürütmenin durdurulması istenmektedir.

Köylülerden çağrı

Bu gerekçeler ve kaygılar üzerine açılan davada Sivas Valiliği’nden 15 gün içerisinde savunmaya dönük dosyaların mahkemeye sunulmasına 25 Haziran tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Köylüler ise mahkeme sonucunu bekleyeceklerini, sonucun olumsuz olması halinde mermer ocağının yapılmasının doğal, kültürel ve insan sağlığını da olumsuz etkileyeceğini savunuyor.

Köy halkı tüm çevre örgütlerini, Tozanlı’da bulunan köy derneklerini ve federasyonlarını mermer ocağına karşı mücadeleye çağırarak, “Bu ocak sadece bizim köyümüze değil Tozanlı Deresi’nde bulunan tüm köylere zarar verecek. Birlik içerisinde dayanışma ile hareket edersek doğamızı suyumuzu, insan sağlığı ve inanç mekânlarımızı hiçe sayan bu mermer ocağının yapımına dur diyebiliriz” dedi.

Sendika.Org/Sivas