HDP’li Çepni: “1. derece sit alanı ilan edilen yerde HES projesi yapılmasının gerekçesi nedir?”

HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, Rize'de Çağlayan Vadisi'nde yapılması planlanan HES'i Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez'e sordu

HDP’li Çepni: “1. derece sit alanı ilan edilen yerde HES projesi yapılmasının gerekçesi nedir?”

HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, Rize’nin Fındıklı ilçesinde bulunan Çağlayan Vadisi’nde yapılması planlanan hidroelektrik santralleri (HES) hakkında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in yanıtlaması talebiyle soru önergesi verdi.

Çepni, önerge açıklamasında yöre halkının HES’lere karşı çıkarak yaptıkları başvurular sonucundan Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun bölgeyi 1. derece doğal sit alanı ilan edildiğini kaydetti. Çepni, enerji firmalarının sit kararının kaldırılması için başvurduğunu, fakat Rize İdare Mahkemesi’nin 30 Nisan 2010’da başvuruyu reddettiğini ve Danıştay’ın da kararı onayladığını aktardı.

Mahkeme kararlarına rağmen bölgede onlarca HES yapımı planlandığını belirten Çepni, çeşitli platformların HES’lere karşı yıllardır mücadele yürüttüğünü belirtti ve şu ifadelere yer verdi:

 Hidroelektrik Santrallerin kurulduğu alanda su ve su kaynaklarının kullanımı 49 yıllığına şirketlere devredilmektedir. HES’lerde derelerdeki suyun tamamı kullanıldığı için halkın su hakkı engellenmekte, vadilere küçük kollardan gelen su yaz aylarında tamamen kurumakta, vadilerdeki ekolojik denge bozulmaktadır. Suda yaşayan bütün canlıların, hayvanların yaşamı tehlikeye girmekte,  doğal yaşam yok olmakta, tarımsal üretim yapılamaz hale gelmektedir. Yeraltı ve yerüstü suları birbirini besleyememekte, sulak alanlar tümüyle kurumaktadır. Fındıklı Çağlayan vadisinde yöre halkı için önemli geçim kaynağı olan organik tarım alanları da bulunmaktadır. HES nedeniyle suyun ve toprağın tuzlanması tarım faaliyetleri başta olmak üzere deltadaki tüm geçim kaynaklarını tehdit etmektedir. HES’ler bulundukları bölgede iklim değişikliklerine de sebep olmaktadır.  Karadeniz’de yıllardır yaşanan doğal felaketlerin nedenleri arasında Hidroelektrik Santrallerin yarattığı tahribatlar da gösterilebilir. Hidroelektrik santraller neden olduğu yıkımlardan dolayı birçok insanın yaşamını sürdürdüğü vadilerden göç etmelerine neden olmaktadır. Projelerin yapılacağı vadilerde HES için açılacak yollarda patlatılacak dinamitler, kesilecek milyonlarca ağaç telafi edilemeyecek ekolojik yıkıma neden olacaktır. Karadeniz için her türlü madencilik, taş ocağı faaliyetleri, HES projeleri iptal edilmelidir, yaylaların betonlaşmasına yol açacak projelerden vazgeçilmelidir.

Çepni’nin Dönmez’e yönelttiği sorular ise şöyle:

  1. 21 Ağustos 2014 tarihinde, doğal sit alanlarında hidroelektrik santral yapımına izin verilmeyeceği kararı alınmıştı. Çağlayan Vadisi Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile 1. derece sit lanı ilan edilmiştir. 1. derece sit alanı ilan edilen yerde HES projesi yapılmasının gerekçesi nedir? 
  2. HES projesinin 7 Ağustos 2019 tarihinde ÇED bilgilendirme toplantısı yapılacağı bildirilmiştir. Çağlayan vadisi üzerinde şimdiye kadar yapılması planlanan 24 HES projesinin yanı sıra Yeşil Yol, maden arama ve ıslah çalışmaları bir bütün olarak düşünüldüğünde adı geçen vadinin organik tarım bölgesi olması, kırmızı benekli alabalığı ve ekosistemiyle bölge halkının yaşam alanlarını ve yaşam kültürünü etkileyeceği ve hatta yok edeceği bu güne kadar gerek mahkeme sonuçları ve gerekse çeşitli kurullar tarafından tespit edilmesine rağmen projeye  neden izin verilmiştir? 
  3. Proje sahasının tamamına yakını orman alanıdır. ÇED başvuru dosyasında, orman alanlarında kamulaştırma yapılamayacağından bu alanları kullanmak amacıyla 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun ilgili maddeleri gereği “orman izni” alınacağı ifade edilmektedir. HES Projesi’nde kaç hektarlık alan etkilenecektir? Kaç ağaç kesilecektir? Ağaç kesiminde ÇED raporunun dışına çıkılmaması için denetimler ne şekilde yapılacaktır? 
  4. Yargı kararları ve yasalara rağmen  HES’lerin yapılmasıyla birlikte yörede yaşanan susuzluk ve tarımın engellenmesi nedeniyle halk bölgeden göç edecek, halkın göç etmesiyle  vadilerdeki yaşamın yanı sıra kültürler yok olacaktır. Hükümetinizin Fındıklı’da HES projesinin neden olacağı sosyal ve kültürel etkiler üzerine bir araştırması var mıdır? Varsa kamuoyu ile paylaşılacak mıdır? 
  5. Elektrik iletim hatları nedeni ile oluşacak elektrik ve manyetik alanların çevre ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olmaktadır. İletim hatlarının kanserojen etkisi olduğu kanıtlanmış bir gerçektir. Karadeniz bölgesinde radyasyon ölçümleri de yüksek çıkmaktadır. Yöre halkının bu durumda kanser dahil çeşitli hastalıklardan korunması için ne gibi projeleriniz vardır? Bu konuda Sağlık Bakanlığı ile işbirliği yapılmakta mıdır? 
  6. Bölgede elektrik ihtiyacı olmadığı iddia edilmektedir. HES projesi bittiğinde bölgenin ne kadarlık elektrik ihtiyacını karşılayacaktır? HES projesinin ekonomik ömrü ne kadardır? HES projesinin ekonomik getirisi,  doğaya, canlılara ve insan yaşamına verdiği zararları telafi edecek midir? Uzun vadede HES projelerinin ekonomik ömürleri tamamlandığında çevrenin, doğanın eski haline getirilmesi için ilgili bakanlıklarla işbirliğiniz geliştirdiğiniz bir proje var mıdır? 
  7. Geçen hafta Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Trabzon, Rize, Samsun, Giresun, Ordu ve Artvin illerini kapsayan 15 maddelik “Karadeniz Bölgesi İklim Değişikliği Eylem Planı” açıkladı.  Planda yer almamasına rağmen ilgili bakanlıkla işbirliği yapıp Karadeniz’e en büyük zararı veren HES projelerinin durdurulması için işbirliği yapılacak mıdır? 

Sendika.Org