Fındıklı’da doğal sit alanındaki Solarez Deresi’ne HES planı

Yıllardır HES'ler ve maden aramaları gibi projelere karşı direnen Fındıklı halkı bu kez yeni bir HES proje ile karşı karşıya. Solarez Deresi üzerinde yapılması planlanan projenin doğal sit alanı kapsamı içerisinde olması dikkat çekti. Fındıklılar ise bir kez daha projeye izin vermeyeceklerini vurguladı

Fındıklı’da doğal sit alanındaki Solarez Deresi’ne HES planı

Rize’nin Fındıklı ilçesi Çağlayan Havzası üzerinde yer alan Solarez Deresi üzerinde, İSTYAP enerji firması tarafından yapılması planlanan “Gül HES” projesi ile ilgili olarak Bakanlığa sunulan ÇED başvuru dosyasının uygun bulunarak, projeye ilişkin ÇED süreci başlatıldığı bildirildi.

ÇED başvuru dosyasında projeye ilişkin bilgilerde, “proje sahasının büyük çoğunluğunun orman arazi olduğu ve sit alanı içerisine girdiği”nin de belirtilmesi dikkat çekti.

Dosyada, “Gül HES Proje sahası dahilinde kurulacak ünitelerin tamamına yakını orman sayılan alan içerisinde bulunmaktadır. Orman alanlarında kamulaştırma yapılamadığından; proje kapsamında yer alan ‘orman sayılan’ alanların kullanımı için, 6831 Sayılı Orman Kanunun ilgili maddeleri gereği, ‘orman izni’ alınacaktır. Kesin mülkiyet durumu kati proje çalışmalarına başlanınca tespit edilecektir” ifadelerinin yer almış olması ise projenin dikkat çekici bir diğer noktası.

Birinci derece doğal sit alanına HES

Bu gelişmelerin ardından Rize Valiliği de, Fındıklı’nın birinci derece doğal sit alanı olan Çağlayan Vadisi’ndeki Solarez deresi üzerinde yapılması planlanan Gül HES projesi için ÇED süreci başlatıldığını duyurdu.

Rize Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü resmi internet sitesinde yayımlanan duyuruya göre, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İSTYAP Enerji A.Ş. tarafından Solarez Deresi üzerinde yapılması planlanan HES projesinin ÇED başvurusu dosyası kabul edildi ve halkın katılım toplantısının 7 Ağustos’ta Fındıklı’da düzenlenecek.

Fındıklı halkı yine direnecek

Çağlayan Deresi ve Havzası’nı da kapsayan HES projesine karşı, Solarez Deresi’nde HES istemediklerini belirten Fındıklı halkı, bu HES çalışmasına karşı da direneceklerini ifade ediyor.

Fındıklı’da yeni geliştirilen projeyi yapılan haberlerden öğrendiklerini kaydeden Fındıklı Derelerini Koruma Platformu Sözcülerinden Avni Ertaş şöyle konuştu:

Gelen haberlere göre 7 Ağustos 2019’da ilçemizin Çağlayan Deresinde yapılmak istenen Gül HES projesi için ÇED süreci ve ‘Halkı bilgilendirme’ toplantısı için şirket temsilcileri ve diğer görevliler gelecekmiş. Öğrendiğimize göre, Ağustos ayında Fındıklı’da soğuk hava dalgası bekleniyor. HES şirketi projesi için gelecek ve protokol yapacakmış. Önceki gece yaylalara kar yağdı. Umarım o gün ilçemize de yağmaz. Fındıklı halkı protokol falan tanımaz” bizim gelenleri nasıl karşılayacağımız belli.

Bu inat niye

Fındıklı Organik Meyve Üreticileri Birliği’nden Mehmet Gürkan da Fındıklı halkının HES istemediğini vurgulayarak şunları söyledi:

Çağlayan Vadisi’ndeki HES ile ilgili toplantısının saat kaçta ve nerede yapılacağı belli değil. Türkiye’de en büyük HES direnişini gösteren Fındıklı halkı bu projelere geçit vermeyeceğini, istemediğini defalarca gösterdi. Fındıklı halkı HES’lerinizi istemiyor. Bu inat niye!

Fındıklı Derelerini Koruma Platformundan Mevlüt Gürkan “Ülkemizin enerji üretim fazlası olmasına rağmen halen doğanın yaşam kaynağı olan sudan elektrik üretme sevdası nedense bitmiyor” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik krizin de sorumlularından olan enerji firmaları tarafından batırılan milyarlarca doları ödeyeceğimiz yetmemiş gibi bu vatan düşmanı rantçı, talancıları kollayıp kovmak durumunda kalıyoruz. Hele buralara yol yapıldı diye sevinenler, bu HES için hazırlanan ÇED raporunu bir okusunlar.

Geldikleri gibi gidecekler

Fındıklı’daki yeni HES projesine tepki gösteren Derelerin Kardeşliği Platformu (DEKAP) Sözcüsü Ömer Şan da “Durmayacaklar demiştik, durmayacaklarını görüyoruz” diyerek birinci derece sit alanına HES geliştirdiklerine dikkat çekti. Şan sözlerini şöyle sürdürdü:

Ülke tarımını, bereketli toprakları nasıl bitirip yok olma aşamasına getirdilerse, doğal yaşam alanlarını da öyle katlediyorlar! Yapıldığı doğal alanlara ‘geri dönüşümü olmayan’ ve ‘telafisi güç’ zararlar veren bu projeler durdurulamazsa yaşanacak ve koruyup geleceğe emanet edeceğimiz doğal yaşam alanlarımız da kalmayacak! Gene gelecekler ve gene geldikleri gibi dönecekler.

Haber: Ömer Şan