Çorlu Katliamı davası yarın başlıyor: “Bu hali ile dava eksiktir”

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 25 kişinin hayatını kaybettiği tren faciasına ilişkin dava bugün başlıyor. SHD’den mağdur ailelerin avukatı Evren İşler, "bu hali ile dava eksiktir" dedi

Çorlu Katliamı davası yarın başlıyor: “Bu hali ile dava eksiktir”

Çorlu’da meydana gelen ve 25 kişinin hayatını kaybettiği tren faciasına ilişkin dört TCDD çalışanı hakkında açılan davanın ilk duruşması yarın Çorlu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Uzunköprü-İstanbul seferini yapan yolcu treninin 8 Temmuz 2018’de Çorlu yakınlarında vagonlarından bazılarının devrilmesi sonucu 25 kişi yaşamını yitirmiş, 340 kişi yaralanmıştı.

Faciadan aylar sonra Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca kazayla ilgili yürütülen soruşturmada tren şefi Hüseyin Kahraman, makinistler Halil Altınkaya ve Suat Şahin ile siyasetçiler, bürokratlar, TCDD’nin üst yönetiminde yer alan kişiler hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişti.

Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede sadece dört TCDD çalışanı hakkında ‘taksirli ölüme ve yaralanmaya neden olmak’tan 2’şer yıldan 15’er yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlanmış, Çorlu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul etmişti.

Polis adalet isteyen ailelere saldırmıştı

Aileler ve avukatları bu vicdanları yaralayan kararlara karşı bir tepki olarak adalet nöbetleri başlattı. Sırasıyla Çorlu Adliyesi önünde ardından Uzunköprü, İstanbul ve Muratlı’da eylemlerini sürdüren aileler, Ankara’da Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde de taleplerini dile getirmek istemiş ancak polisin engellemesiyle karşılaşmıştı. Adalet talebiyle Meclis önünde buluşan ailelere polis biber gazıyla saldırmıştı.

Arda Sel’in annesi: Ne savcılar ne de hakimler duyarlı davrandı

Katliamda oğlu Oğuz Arda Sel’i kaybeden Mısra Öz Sel, ilk duruşması yarın görülecek dava öncesi Artı Gerçek’e konuştu. Gelinen noktayı “En başından beri hiç bir şey istediğimiz gibi gitmedi. Ne savcılar ne de hakimler bu konuda duyarlı davranmadı” sözleriyle özetledi. Katliamda ihmaller olduğunu ve TCDD’nin bu faciada kusurlu olduğunu belirten anne Sel, benzer kusurlara işaret ederek Ankara katliamında, Denizli’de ve geçen hafta Arifiye’de yaşanan selde menfezlerin ne hale geldiğini gördüklerini dile getirdi.

Gerçekten kusur yoksa Ankara’da, Denizli’de benzer olaylar yaşanmazdı

İktidarın rolüne de işaret eden anne Sel, savcıların üstten gelen emirlerle hareket ettiğini belirterek şunları söyledi:

Meclis’e gittiğimizde gözümüzün önünde Çorlu faciası araştırılsın önergesini “bu ray hattında hiçbir kusur yoktur, araştırmaya gerek yok çünkü yargı süreci işliyor” diyerek redddettiler. Gerçekten kusur yoksa Çorlu’dan sonra Ankara’da Denizli ve Arifiye’de bu olayların yaşanmaması gerekirdi. Savcılar üst mercilerden aldıkları emirlerle bu kusurları görmek istemiyor.

Böyle bir faciada sadece dört sanığın olmasının kabul edilemez olduğunu ifade eden Sel, “bu dört sanıktan iki sanığın mahkemeye getirilmeyeceklerini ve oldukları yerde ifade verecekleri bilgisi bizde var. Duruşma Çorlu Adliyesi’ndeki 130 kişilik bir konferans salonunda olacak. Zaten avukatlar 50-60 kişi. Bu kadar insan nereye sığacak? Salon için üç kez yaptığımız başvuruyu reddettiler” dedi.

Bu facia Türkiye ve hukuk sisteminin utanç konularından biridir

“Bu facia ne başından beri en zora koşulan bir facia oldu ki gerçekten acımızın yanında bu kadar insan olarak adaletin karşısında yorulduğumuz için utanıyorum” diyen acılı anne “Bu facia Türkiye’nin ve hukuk sisteminin utanç konularından biridir” ifadelerini kullandı.

Avukat İşler: Çorlu, tüm sorumlular yargılanmaksızın bitirilmek isteniyor

Sosyal Haklar Derneği’nden mağdur ailelerin avukatı Evren İşler, “Çorlu tren katliamı dosyası da, devletin sorumluluğunun olduğu diğer bir çok dava gibi tüm sorumlular yargılanmaksızın bitirilmek isteniyor. Tıpkı Soma’da bir tek kamu görevlisinin yargılanmaması gibi, tıpkı Aladağ’da İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve üst düzey bürokratların yargılanmaması gibi” dedi.

Hukuk değil mantıkla bağdaşmayan şekilde bilirkişi ataması yapıldı

“Sosyal cinayet yargılamalarında devlet refleks olarak memurunun yargılanmasına izin vermiyor, kamu idaresinin sorumluluğu olduğu gerçeğini göstermemek için yargı mekanizmasının işlemesini engelliyor” diyen avukat İşler “Bilirkişi raporu aşamasında yaşanılan rapora müdahalenin ötesindedir. Özellikle TCDD Genel Müdürü, TCDD 1. Bölge Müdürü ve Ulaştırma Bakanı yargılamadığı sürece, ailelerin ve toplumun adalet beklentisi karşılanmamış olacaktır. Bu hali ile dava eksiktir” dedi ve şöyle devam etti:

Sadece hukukla değil mantıkla dahi bağdaşmayan şekilde yapılan bilirkişi görevlendirmeleri sonucunda hazırlanan raporda TCDD üst yönetiminin sorumlu olmadığı kanaati bildirilmiş, savcı da dosyada aksini gösteren delillerin varlığına rağmen bu bilirkişiler tarafından bildirilen kanaat uyarınca iddianame düzenlemiş, takipsizlik kararı vermiştir.

İşler “Aileler, yargılamanın hem fiziki koşullarının hem de yapılması gereken bütün işlemlerin adil yargılanma ilkelerine uygun şekilde gerçekleşmesini ve bütün sorumluların sorumluluklarının ortaya çıkartılmasını sorumluların tamamının yargılanmasını ve hesap vermesini istiyorlar. Acılı, öfkeli ve kararlılar” diye konuştu.

Kaynak: Artı Gerçek/ Rıfat Doğan