SES: “Görevde yükselme ve ünvan değişikliğinde uygulanan mülakat kaldırılsın”

SES, sosyal hizmet çalışanlarının görevde yükselme ve unvan değişikliği mülakatlarının kaldırılması gerektiğini, çalışanlara yazılı sınav dışında bir şart konulmaması gerektiğini belirtti

SES: “Görevde yükselme ve ünvan değişikliğinde uygulanan mülakat kaldırılsın”

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) sosyal hizmet çalışanlarının görevde yükselme ve unvan değişikliği mülakatlarına ilişkin bugün (11 Haziran) basın açıklaması gerçekleştirdi. SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı iken bakanlıkların birleşmesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlanan sosyal hizmet çalışanlarının 10 Haziran itibari ile başlayıp 4 Temmuz’a kadar devam edecek görevde yükselme ve unvan değişikliği mülakatları ile ilgili olarak şunları söyledi:

Sosyal hizmetler alanı insanla ilgilenen, korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı, kadın ve diğer kişilere hizmet sunan; yani doğrudan insan hayatına ve olanaklarına etki eden bir hizmet alanıdır. Bu nedenle hem çalışanlar hem de her kademede yöneticilik yapacaklar için mesleki yeterlilik ve liyakat ile alandaki deneyimleri son derece kritik ve önemlidir. Ancak ne yazık ki, Bakanlığın kuruluşundan bu yana sürdürülen Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği politikaları, bu öneme ve hassasiyete uygun yürütülmemiştir, yürütülmemektedir. Aile Bakanlığında da personel politikaları uzun süredir liyakat, deneyim, mesleki yeterlilik kriterlerinden uzaklaştırılmış, bunun yerine iktidara ve iktidara yakın sendikalara üyelikler kriter haline getirilmiştir.

“Liyakat ve objektif kriterler ortadan kalktı”

Kurumun idari yönetimlerinin kurumun özel çalışma konularına ve kurum işleyişine yabancı, mesleki ve alan deneyimi olmayan kişilere bırakıldığını belirten Erden bu durumun hem bu alanda çalışanları hem de Bakanlık hizmetlerini olumsuz olarak etkilediğini söyledi.

Kurum içinde gerçekleşen görevde yükselme ve unvan değişikliğinde de liyakat ve objektif kriterlerin ortadan kaldırıldığına dikkat çeken Erden, “Siyasal yakınlık kriterlerine göre görevlendirme yapılmasının en bilindik yöntemi mülakat uygulamasıdır. Tüm kamu kurumlarında her tür işe giriş ve sonrası süreçlerde yaygınlaştırılan mülakat uygulaması, ne yazık ki Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı çalışanları için de yakıcı bir sorun iken mevcut problemli olan mülakat uygulaması daha da yaygınlaştırılmıştır” dedi.

Mülakatta başarılı olabilmek için sendika değiştirme koşulu

Erden Bakanlığın 2017 yılında yaptığı değişiklikle ilgili şunları söyledi:

Bakanlığın Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde 2017 yılında yapılan değişiklikle Görevde yükselme sınavında yalnızca “döner sermaye merkez müdürü, kuruluş müdürü, müdür ve şube müdürü kadrolarına” yazılı ve sözlü sınav varken tüm kadrolar için “yazılı ve sözlü sınav” şartı düzenlenmiştir; Unvan değişikliğinde ise yalnızca yazılı sınav şartı var iken “hem yazılı hem sözlü sınav” şartı getirilmiştir. Üstelik sözlü sınavla ilgili bir kayıt tutulamayacağı düzenlenmiştir. Sınavla ilgili kayıt tutulmaması, mülakatın hukuksal denetime tabi olmasının önüne geçmek anlamına gelmektedir. Bu durumda ise yazılı sınavda yüksek puan alanların sırf başka gerekçelerle elenmeleri için mülakatta düşük puan verilmesine keyfiyet sağlanmaktadır. Kayıt olmaması, itiraz ve dava ile hak arama yolunu da kapatmaya yöneliktir. Yönetmelik böyle düzenlenmiş olsa da tüm çalışanlar bilmelidir ki Danıştay tarafından verilen kararlara göre de kayıt zorunlu olmasa da soruların ve cevapların yazılı olarak tutanak altına alınması zorunludur.

Mülakat uygulamalarının kurumlardaki pratikleri, mülakatların idarelere yakınlığı belirlemek ve yakın olmayanları keyfi olarak eleme olarak işlediğini açık şekilde ortaya koyduğunu belirten Erden, işyerlerinde çalışanlara bu konuda açıktan ve aleni olarak baskı yapıldığını, çalışanların mülakatta başarılı olabilmek için sendika değiştirmeye, sendikadan ayrılmaya, Sağlık-Sen’e üye olmaya yönlendirildiğini söyledi.

“Çalışanların hakkı gasp edildi”

Yükselme ve unvan değişikliği sınavı ile mülakat tarihleri arasındaki 17 aya dikkat çeken Erden şunları söyledi:

Bakanlık çalışanları için son olarak 13 Ocak 2018 tarihinde görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavı yapılmıştır. Sınavın sonuçları MEB tarafından Şubat ayında açıklanmasına rağmen, o tarihten bu yana yani 17 ay boyunca Bakanlık tarafından herhangi bir çalışma yapılmamış, çalışanların hakkı gasp edilmiştir. Şimdi neredeyse bir buçuk yılın sonunda 2019 Haziran ayında mülakat yapılmaktadır. Üstelik mülakat tarihleri ve puanlar açıklanmış olmasına rağmen, puana göre adayların sıralamaları açıklanmamıştır. Bu da Bakanlık çalışanları arasında mülakatta uygulanacak yönteme ilişkin mevcut endişeleri daha da artırmaktadır.

“Kimlerin işe alınacağına AKP il teşkilatları müdahale ediyor”

Aile Bakanlığının genel personel istihdam politikasının da diğer kurumlar gibi güvencesiz istihdam üzerine kurulduğunu belirten Erden, “Yıllardır kadrolu çalışanların sayısı, güvencesiz çalışanların sayısının gerisindedir. Kadrolu alım kalmamıştır. ASDEP (Aile Sosyal Destek Projesi) projesi kapsamında yapılan istihdamlar da güvencesiz istihdamlardır; yine mülakatlar aracılığı ile yapılmıştır. Mülakatlarda neler sorulduğu, kimlerin işe alınacağına AKP il teşkilatları tarafından müdahale edildiği, mülakatlar yolu ile de istenilenin işe alındığı bir ortam oluşmuştur. Güvencesiz çalışma baskısı ile kadrolu çalışanlara yaptırılamayan işler güvencesiz çalışanlara yaptırılmaktadır” dedi.

Kadrolu güvenceli çalışmanın esas olması gerektiğini belirten Erden, kurum dışından özellikle yönetim kademeleri için yapılan görevlendirmelere son verilmesi gerektiğini, bu biçimde yapılmış görevlendirmelerin kaldırılması gerektiğini söyledi. Kurum içinde görevde yükselme ve unvan değişikliği için getirilen mülakat uygulamasının kaldırılması gerektiğini söyleyen Erden, çalışanlara yazılı sınav dışında bir şart konulmaması gerektiğini savundu. Kurum içinde görevlendirmeler ve yükselmelerde liyakat, mesleki yeterlilik ve deneyimin belirleyici olması gerektiğini sözlerine ekledi.

Sendika.Org