Sayıştay da Yıldırım’dan geri kalmadı: “Yok” denilen usulsüzlükler, kendi raporlarında satır satır yazıyor!

Ekrem İmamoğlu'nun ortak canlı yayında açıkladığı İBB'deki 753 milyon TL'lik usulsüzlükle ilgili açıklama yapan Sayıştay, raporlarında böyle verilerin olmadığını iddia etti, var olan bilgiler için de "usulsüzlük" ve "kamu zararı" denilemeyeceğini savundu. Oysa İmamoğlu'nun savunduğu bilgi ve verilerin tümü Sayıştay'ın 2017 yılına ait İBB, İSKİ ve İETT raporlarında vardı. Hatta CHP İstanbul İl Örgütü, söz konusu usulsüzlüklerle ilgili Kasım 2018'de suç duyurusunda bulunmuştu

Sayıştay da Yıldırım’dan geri kalmadı: “Yok” denilen usulsüzlükler, kendi raporlarında satır satır yazıyor!

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı’nın en güçlü iki adayı Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım’ın 16 Haziran Pazar günü ortak yayında bir araya geldi.

Yayındaki önemli tartışma başlıklarından biri İBB’deki usulsüzlüklerin Sayıştay raporlarına yansıması oldu.

Ortak yayında iki dakika arayla Yıldırım: Önce “Yalan”, sonra “Okumadım” dedi

İmamoğlu, Sayıştay raporlarında 753 milyon TL’lik bir zarar gözüktüğünü, ihtiyaç dışı araç kullanımından 120 milyon TL’lik israf bulunduğunu, vakıflara aktarılan 308 milyon TL’den söz edildiğini anlattı.

Yıldırım ise raporda böyle veriler olmadığını, bunun tamamen yalan olduğunu iddia etti.

Bunun üzerine İmamoğlu yanında getirdiği raporu gösterip “Arzu ederlerse Sayın Yıldırım’a takdir ederim. Söylediklerim sayfa sayfa mevcuttur” dedi. İETT ve İSKİ’de İBB yönetimiyle beraber yapılan toplam usulsüzlüklerin 753 milyon TL’ye ulaştığı bilgisinin raporda olduğunu yineleyen İmamoğlu, belediye taşınmazlarının işgal olarak kullandırılması, işgaliyelerin sadece %20’sinden tahsilat yapılması, ihtiyaç fazlası araç kullanımı gibi veriler sunmayı sürdürdü.

Bu sırada göz ucuyla rapora bakan Yıldırım, İsmail Küçükkaya’nın “Siz okudunuz mu raporu?” sorusuna “Ben okumadım” yanıtı verdi.

Sayıştay “2019 ve 2018 raporu yok” dedi, oysa İmamoğlu 2017 raporunu göstermişti!

Sayıştay, İBB’deki usulsüzlükleri içeren raporla ilgili bugüne dek iki açıklama yayımladı.

23 Mayıs tarihli ilk açıklamada özellikle CHP ve Ekrem İmamoğlu tarafından dillendirilen usulsüzlükler için “2019 yılı denetim süreci henüz başlamamıştır. 2018 yılı denetimleri ise henüz sonuçlanmamış olup bu yıla ilişkin raporlama süreci devam etmektedir. Dolayısıyla hem 2018 hem de 2019 yılına ilişkin sonuçlanmış herhangi bir denetim bulunmamaktadır” denildi.

Oysa İmamoğlu’nun canlı yayında gösterdiği rapor, 2019 veya 2018 değil, Sayıştay Başkanlığı’nın Ekim 2018’de açıkladığı “İBB 2017 Yılı Denetim Raporu”ydu.

Sayıştay’ın internet sitesinde de yer alan rapora ulaşmak için tıklayın.

Sayıştay’dan ikinci açıklama: Bunlara “usulsüzlük” ve “kamu zararı” denemez

Sayıştay, bugün (18 Haziran) sabah saatlerinde ikinci bir açıklama yaptı ve İmamoğlu’na adını bizzat zikrederek yanıt verdi.

“Raporlarda, iddia edildiği gibi, İBB tarafından bazı sivil toplum kuruluşlarına yardım yapıldığına ilişkin herhangi bir değerlendirme bulunmamaktadır” diyen Sayıştay, İBB-İSKİ-İETT 2017 raporunda tespitler çerçevesinde görüş verildiği, muhasebe ve kayıt sistemine ilişkin bulgularla ilgili önerilerde bulunulduğu, bu hususların hiçbirinin “usulsüzlük” ve “kamu zararı” olarak değerlendirilemeyeceği ileri sürüldü.

CHP’nin Sayıştay’a yanıtı, bizzat Sayıştay raporları!

BBC Türkçe’ye bilgi veren İmamoğlu’nun basın ekibi ise dile getirilen usulsüzlüklerin Ekim 2018’de açıklanan 2017 yılına ait İBB, İSKİ ve İETT denetim raporlarına dayandırıldığı yinelendi ve bu raporların Sayıştay’ın internet sitesinde olduğuna da dikkat çekildi.

Söz konusu raporlarda Sayıştay, Kamu İdaresi Hesaplarının Sayıştaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esaslar’ın 5’inci maddesi gereğince yaptığı denetim sonucunda 59 hatalı bulgu tespit ediyor.

CHP, Sayıştay raporlarındaki 9 bulgunun “usulsüzlük” olduğunu ve bu usulsüzlüklerin israfa yol açtığını belirtiyor.

Raporlara göre “işgal” usulsüzlüğü

İmamoğlu’nun ortak yayında dillendirdiği “belediye taşınmazlarının işgal olarak kullandırılması, işgaliyelerin sadece %20’sinden tahsilat yapılması” usulsüzlüğü İBB’ye ilişkin raporun 37. sayfasında şu ifadelerle yer alıyor:

Büyükşehir Belediyesi’nin ecrimisil* karşılığı kullandırdığı yerlere ilişkin olarak yapılan incelemeler neticesinde, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na aykırı olarak 2738 adet taşınmazın ecrimisil karşılığı idare edildiği ayrıca ecrimisil tahakkuk ve tahsilat oranlarının da düşük olduğu tespit edilmiştir.

Ayrıca 147.011.486 TL’si devreden tahakkuk ve 61.112.317 TL’si 2017 yılı tahakkuku olmak üzere toplam 208.123.800 TL’lik ecrimisil alacağının, yalnızca 44.016.230 TL’sinin tahsil edildiği ve dolayısıyla tahsilat oranının da %21,15 düzeyinde gerçekleşerek çok düşük kaldığı görülmüştür.

Raporlara “taşınmazların bedelsiz kullandırılması” usulsüzlüğü

İmamoğlu’nun ortak yayında dillendirdiği “belediye taşınmazlarının bedelsiz kullandırılması” usulsüzlüğü de İETT’ye ilişkin raporun 20 ve 21. sayfalarında şöyle yer alıyor:

İdarenin mülkiyetinde bulunan bazı taşınmazların, enerji sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin bedelsiz kullanımında olduğu tespit edilmiştir.

İdarenin mülkiyetinde bulunan ve kayıtlı değeri 156.953.365,69 TL olan toplam 20.727,92 m² taşınmazın yukarıda bahsi geçen süreç neticesinde, bir kısmı ortak kullanımda olmak üzere Tablo 3’de adı geçen şirketlerin fiili kullanımında olduğu ve bunlar için İETT’ye herhangi bir ödemede bulunulmadığı görülmüştür.

Raporlara göre “lüks araç temini” usulsüzlüğü

İmamoğlu’nun ortak yayında dillendirdiği “mevzuata aykırı olarak bankalar aracılığıyla araç temini” usulsüzlüğü de İSKİ’ye ilişkin raporun 62. sayfasında şöyle yer alıyor:

Mali kaynaklarının kullanılması karşılığında bankalardan lüks araç temin edilmesi mevzuata aykırı olduğu gibi kiralama ve diğer şekillerde de yabancı menşeli, yüksek motor hacimli ve lüks araç edinilmesi mevzuata uygun değildir. Hele ki aynı amaca hizmet edecek benzer niteliklere sahip birden fazla aracın Kurum bünyesinde bulunması kamu kaynaklarının verimli kullanılması ilkesi ile örtüşmemektedir.

CHP, Kasım 2018’de suç duyurusunda bile bulunmuştu

CHP ve İmamoğlu, Sayıştay’ın İBB, İETT ve İSKİ’ye ait üç denetim raporu sonucunda ortaya çıkan bu bulguları hesaplayarak toplam israfın 753 milyon TL’ye ulaştığını söylüyor.

Dahası, CHP İstanbul İl Örgütü 6 Kasım 2018’de, yani raporların yayımlanmasından kısa bir süre sonra dönemin CHP’li belediye meclis üyeleriyle birlikte İstanbul Adliyesi’ne giderek raporlardaki usulsüzlük ve yolsuzluklara ilişkin suç duyurusunda bulunmuştu.

Suç duyurusunda İBB eski Başkanı Kadir Topbaş, dönemin İBB Başkanı Mevlüt Uysal, İSKİ Genel Müdürü Fatih Turan, İETT Genel Müdürü Arif Emecan ve İETT eski Genel Müdürü Ahmet Bağış hakkında “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla dava açılması talep edilmişti.

* Ecrimisil nedir?
Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin (d) bendine göre; “Hazine taşınmazının, idarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, idarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın idarece talep edilen tazminatıdır.”
Aynı yönetmeliğin 4. maddesinin (e) bendine göre; “şagilin (işgalci) kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişilerdir.”
“Ecrimisil”, söz konusu resmi tanımlar doğrultusunda, bir malın sahibinin zarara uğrayıp uğramamasına ve işgalcinin kusurlu olup olmamasına bakılmaksızın izinsiz kullanımıdır.

Sendika.Org