İSİG Meclisi: 2019’un ilk 5 ayında 26 çocuk işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, yayımladığı raporla 2019'un ilk 5 ayında 26 çocuk işçinin iş cinayetleri sonucunda hayatını kaybettiğini kaydetti

İSİG Meclisi: 2019’un ilk 5 ayında 26 çocuk işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti

İSİG Meclisi, yayımladığı raporla 2019’un ilk 5 ayında 26 çocuk işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini duyurdu. Dünyaca ünlü şair Nazım Hikmet’in “Dünyayı çocuklara verelim, kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi, hiç değilse bir günlüğüne doysunlar” sözleriyle başlayan raporda “Evet, yoksulluk en çok çocuklarımızı etkiliyor, savaşlar en çok çocuklarımızı vuruyor, çocuklarımız işyerlerinde en kötü koşullarda çalıştırılıp perişan ediliyor” ifadelerine yer verildi.

Nüfusun yüzde 28’ini oluşturan çocukların, 2018 yılında işgücüne katılım oranının yüzde 21’e yükseldiği belirtilen raporda, 2018 yılının “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı” ilan edilmesine rağmen en çok çocuk işçi cinayetinin yaşandığı yıl olduğunun altı çizildi.

Raporda yer alan veriler şöyle:

  • İşsizlik, adaletsiz gelir dağılımı, ekonomik kriz, kayıt dışı ekonomi çocuk işçiliğin artmasına neden oldu.
  • Çocuk işçilerin yüzde 41,4’ü “hane halkı gelirine katkıda bulunmak”, yüzde 28,7’si “hane halkının ekonomik faaliyetine yardımcı olmak”amacıyla çalışmak zorunda kaldı, yarısı ise çalışmak zorunda olduğu için okula devam edemedi.
  • TÜİK’in 2012 yılı Çocuk İşgücü Anketi verilerine göre Türkiye’de ekonomik olarak faaliyet gösteren 6-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 44,7’si tarım, yüzde 24,3’ü sanayi ve yüzde 31’i hizmetler sektöründe çalışıyor.
  • Çocuk işçiliğin en kötü biçimleri olan sokakta çalışma, küçük ve orta ölçekli işletmelerde ağır ve tehlikeli işlerde çalışma, aile işleri dışında, ücret karşılığı gezici ve geçici tarım işlerinde çalışma durumu en yaygın olan durumlar.
  • TÜİK’in 2016 verilerine göre her 5 çocuktan 4’ü kayıt dışı çalışıyor.
  • Türkiye genelinde 6-17 yaş grubundaki çocukların haftalık ortalama fiili çalışma süresi 40 saati bulurken, bu süre 15-17 yaş grubundaki çocuklar için 45,8 saate kadar çıkıyor.
  • Okula devam etmeyen çocuklar ise haftalık ortalama fiili çalışma süresi 54,3 saat ile Türkiye ortalamasının dahi üstünde.
  • Çocukların çoğu tarım sektöründe çalışıyor. Tarım sektöründe çalışan çocukların tamamı kayıt dışı. Çocuk ve kadın emeği sömürüsü üzerine kurulu tarım istihdamı artışının yüzde 66’sının ve ücretsiz aile işçilerindeki artışın yüzde 90’ını 6-14 yaş arası çocuklar oluşturmaktadır.
  • Sürekli adreslerinde kısa süreli kalan ve göçebe çalışma yaşamları olan mevsimlik tarım işçisi çocukların yarısından fazlası okula gidememekte ya da devam edememekte. Gezici mevsimlik tarım işçiliği ise tarım işçiliğinden de farklı olarak özellikle çocuk işçiler güneşe maruz kalma, böcek ısırması, tarım kimyasallarıyla temas etme gibi pek çok risk barındırmaktadır.
  • Hizmetler sektöründe çalışan çocuklar genel olarak ayakkabı boyacılığı, seyyar satıcılık, araba camı silme, atık toplama gibi işlerde çalışırken, bu işler genel olarak kalabalık şehir merkezlerinde ve tehlikeli ortamlarıdır.
  • Dengeli ve yeterli beslenmeyen, bir kısmı ise geceyi sokakta veya çöplüklerde geçiren çocukların çalışmaları haftanın 7 günü ve günlük 14 saate varan çalışma saati bulabilmektedir. Üst solunum yolu enfeksiyonları, kurşun ve cıva gibi maddelerin etkilerine maruz kalma ve parazit kapma, fiziksel şiddet ve cinsel taciz sokakta çalışan çocukların en sık maruz kaldığı risklerdir.
  • Sanayide çalışan çocuklar ise uzun çalışma süreleri, tozlar, boya, vernik gibi kimyasallar, ağır yük taşıma, gürültülü ortamda çalışma, uzun süreli ayakta çalışma, tehlikeli donanım gibi birçok riske maruz kalmaktadırlar.
  • Türkiye’de bulunan yaklaşık 5 milyon göçmen/mültecinin nüfusunun yarısı çocuk. Özellikle Suriyeli sığınmacı çocuklar, emek piyasasında daha kötü koşullarda ve düşük ücretlerle çalışmakta ve ayrımcılığa uğramakta. Özellikle küçük işletmelerde, ucuza ve uzun sürelerle çalışabilecek ve ücret pazarlığına girmeyecek, temel işçi haklarını aramayacak, her türlü çalışma koşulunu kabul edecek mülteci çocukları karın tokluğuna çalıştırmakta.
  • Suriyeli çocuk işçiler, yoğun olarak tekstil sektörü olmak üzere hizmet, sanayi, tarım, mevsimlik tarım işçiliği, inşaat işçiliği, çobanlık, garsonluk, tezgahtarlık gibi alanlarda çoğunlukla da kaçak olarak çalışmakta.
  • Suriyeli mültecilerin Türkiye’ye gelmesiyle birlikte hem çocuk işçilerin sayısında artış olduğu hem çalışma koşullarının her açıdan daha da kötüleştiğini söylemek mümkündür. Mülteci çocuklar hem daha kötü koşullarda ve daha tehlikeli işlerde çalışmakta, hem de ayrımcılığa, saldırıya maruz kalmaktadır.

Stajyer-çırak adı altında vasıfsız ve ucuz işgücü oluşturulduğuna dikkat çekilen raporda “Çırak ve stajyer çocuklar, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinden uzak, sosyal güvenlik korumasından uzak bir biçimde çoğu zaman yetişkinlerle aynı iş yaptırılarak çalışmaya mecbur bırakılmaktadır” denildi.

Bugün stajyer-kursiyer-çırak sayısının 1,5 milyona yaklaştığı, 4+4+4 eğitim sistemi ile çocukları işçileştirme üzerine bir politika kurulduğuna dikkat çekilen raporda “mesleki eğitim” adı altında çocuk işçilik istatistiklerinin gizlendiğinin altı çizildi.

 

Çocuk işçilik denetlenmiyor
Türkiye’de çocuk işçiliğin bu denli yaygınlaşması ve geldiği boyutun önemli nedenlerinden biri de devletin bu alana ilişkin diğer politikaları ile birlikte denetimsizlik ve cezasızlık politikasıdır. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 2010’dan bu yana geçen 9 yılda ancak 416 işyerinde çocuk işçi ihlali tespit etmiştir.

Türkiye’de çocuk işçilik en çok, 50 ve daha az işçi çalıştıran tarım ve orman işlerinin yapıldığı yerlerde, ev hizmetlerinde ve 3 kişinin çalıştığı işyerlerindedir. Oysa, bu alanların tümü İş Kanunu’nun kapsamı dışında, dolayısıyla denetlemenin de dışındadır. Bu durum çocuk işçiliğinin temelini oluşturan yerlerin denetim dışı bırakılarak “çocuk emeğinin daha fazla sömürüsüne göz yumma” politikasıdır.

İSİG Meclisi’nin elindeki verilere göre yıllara göre iş cinayetlerinde hayatını kaybeden çocuk işçilerin sayıları şöyle:

  • 2013 yılında 59,
  • 2014 yılında 54,
  • 2015 yılında 63,
  • 2016 yılında 56,
  • 2017 yılında 60,
  • 2018 yılında 67.

“Unutmayalım, unutturmayalım…”

Yılın ilk 5 ayında hayatını kaybeden çocuk işçilerin isimleri ise şöyle:

Arda Kaan Keskin, İsa Boğa, Ali Soyer, Ferhat Arslan, Burak Türker, Nurullah Karakuş, Emrullah Alptekin, Yakup Çetin, Diyar Bilen, Tevfik Fukra Erikli, Ahmed El Ahmed, Asiye Torun, Ahmet D, Nergiz Kinno, Göksal Çolak, Ömer Demet, Gökhan Özkan, Berivan Karakeçili, Ahmet Çiftçi, Abdul Şükür Türkmen, Hakan Güneş, Yakup Yıldız, Muhammed Emin, Zinnur Tomay, İbrahim Halil Oruç, Ramazan Uysal.

Sendika.Org