İmamoğlu ‘Kentsel Gelişim Çözümleri’ni açıkladı: “16 milyonun kavgasını veriyoruz”

Ekrem İmamoğlu, “Kentsel Gelişim Çözümleri Toplantısı” ile deprem-afet, kentsel dönüşüm, ulaşım-trafik, doğa-su, kültür-sanat, spor, turizm, kalkınma ve kentsel yönetim başlıklarındaki projelerini anlattı; “Şahsi kavgamızı yapmıyor, 16 milyonun kavgasını veriyoruz” dedi

İmamoğlu ‘Kentsel Gelişim Çözümleri’ni açıkladı: “16 milyonun kavgasını veriyoruz”

YSK’nin hukuk dışı seçim iptali kararıyla mazbatası gasp edilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 11 Haziran günkü “İstanbul’da Hayatı Kolaylaştıracak Çözümler Toplantısı”nın ardından bugün de “Kentsel Gelişim Çözümleri Toplantısı” düzenledi.

İMAMOĞLU, İSTANBUL İÇİN ÇÖZÜMLERİNİ AÇIKLADI: İSRAF DÜZENİNE KARŞI ADİL PAYLAŞIMLA AYAĞA KALKACAĞIZ!

Konuşmasında 23 Haziran seçimlerinin normal bir seçim olmadığını, normal seçimin 31 Mart günü sonlandığını söyleyerek başlayan İmamoğlu, “Ama biz demokrasi mücadelesinden pes etmiyoruz, yılmıyoruz. Çünkü hakkı ve haklıyı mağlup etmek imkansızdır. Biz bu süreçte kendi şahsi kavgamızı yapıyor değiliz. Elimizden alınan hak, millete ait bir haktır. Alınan bu şehirde yaşayan 16 milyonun seçme hakkıdır” dedi.

İmamoğlu, daha sonra toplantı gündemine geldi ve kentsel gelişim çözümlerini şöyle sıraladı:

Bölgesel Planlama Ofisi kurulacak

  • “İstanbul Metropoliten Bölgesel Planlama Ofisi” kurarak planlarımızı ve modellerimizi hızla harekete geçireceğiz. İstanbul yönünü bilecek, hedeflerine doğru hızla ilerleyecek. Orman alanlarını, tarım alanlarını, su havzalarını, kültürel-tarihi mirasını koruyacak.
  • İmar yolsuzlukları ile hem İBB, hem de Bakanlıklar, İstanbul’a ihanet ettiler. Bu ihanetin belgesini sunarak, kente karşı işlenen suçlara engel olacak, bu muhteşem emanete ihaneti durduracağız.

Deprem-afet politikası

  • İstanbul yarın deprem olacakmış gibi hazırlıklı olması gereken bir kent. Çok zaman kaybettik, kaybetmeye devam ediyoruz. Toplanma alanları imara açılmış durumda. Depremde sığınacağımız yerler, bir avuç insana rant kapısı olarak açıldı. Bir afet durumunda hangi kurumun nereye, nasıl müdahale edeceği belli değil.
  • Geçmişte yapılıp raflarda duran “Afet ve Acil Durum Eylem Planı”nı ilgili kurum ve ilçe belediyeleriyle koordinasyon içinde hazırlayacağız ve bizzat hayatın içinde tatbik edeceğiz.
  • Beylikdüzü’nde uygulamaya geçirdiğimiz “Afet Bilgi Sistemi”ni tüm İstanbul’da hayata geçireceğiz. “İstanbul Hazır” uygulaması ile vatandaşımız, afet anında ne yapacağını, nerede toplanacağını, hangi konuda nereden destek alabileceğini bilecek.
  • Yeni yeşil alanlar, meydanlar ve kamuya kazandıracağımız bölgeler, olası bir afet anında toplanma alanları olacak.
  • Sel felaketlerine karşı altyapı yatırımlarından kentsel planlamaya birçok unsuru içerisinde barındıran, bütüncül bir risk yönetimi anlayışı getireceğiz.
  • Çocuklardan başlayarak tüm İstanbul’a temel afet bilinci taşıyacağız ve ilkyardım eğitimi almayan kimseyi bırakmayacağız.

Kentsel dönüşüm

  • 15 senedir kentsel dönüşüm İstanbul’un gündeminde ama ortada ne bir strateji, ne bir model ne de başarılı bir uygulama var. Artık insanlarımızın birçoğu kentsel dönüşümün adını bile duymak istemiyor. Çünkü yapılanlar, vatandaşı dinlemeden yapılıyor. Halkın çıkarlarını gözetmeyen anlayışla hayata geçirilen türlü mağduriyetlere yol açan kentsel dönüşüm uygulamalarına son vereceğiz.
  • İstanbulluya “Yerinde Yaşam Garantisi” sağlayacak, İBB olarak kimseyi yalnız bırakmayacak, kentsel dönüşüm projelerinde garantör görevini üstleneceğiz.
  • Tapu tahsisi bekleyen, plan-parselasyon yapılamayan yerlerin sorunlarını çözeceğiz. Beylikdüzü’nde 30 yıl bekleyen sorunları çözdük, 20 bin aileye tapu dağıttık.
  • Kentsel dönüşüm projelerimizi kapalı kapılar ardında hazırlayıp uluslararası emlak fuarlarında pazarlamayacağız. Halk için, halkla birlikte, bilimsel ölçütleri önümüze koyarak yol yürüyeceğiz.
  • Kiracılar da mağdur edilmeyerek, onların da talepleri halinde, proje alanında uygun bedellerle hak sahibi olması sağlanacak.
  • “Mahalle Çözüm Merkezleri” açacağız. Bölgede yaşayan insanlara hukuk, imar vb. konularda bilgilendirme yapacağız. Mahalle dernekleri, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve kuracağımız mahalle meclisleri ile birlikte karar verilecek, hiçbir proje tepeden inmeci bir şekilde insanlara dayatılmayacak.
  • “Kentsel Dönüşüm Fonu” oluşturarak rant değeri yüksek yerlerdeki dönüşüm çalışmalarından düşük olan bölgelere kaynak transferi sağlayacağız.
  • KİPTAŞ güvencesi ile vatandaşı başını sokabileceği evine kavuşturacağız. İmar koşulları ve yapılacak anlaşma gereği KİPTAŞ’a kalacak daireleri de “Kiralık Sosyal Konut” olarak değerlendireceğiz. Böylelikle dar gelirli aileler, işine yakın merkezi alanlarda 500 ila 1000 lira arasında bir kira bedeli ile oturabilecekler.
  • Sadece kentin dış bölgelerinde değil, merkezi bölgelerinde de sosyal konutlar inşa edeceğiz. İBB mülkiyetinde bulunan alanlarda hızlıca KİPTAŞ aracılığı ile 15 bin konut üreteceğiz. Yapılacak yeni konutların yaklaşık %40’ı kiralık olarak üretilecek.
  • Yıkımlar sırasında halk sağlığı konusunda gerekli adımları atacağız.

Ulaşım-Trafik

  • 2014’te “Her yerde metro” dediler, ilave 260 kilometre yeni hat vaat ettiler. Ne oldu? 5 sene sonunda ancak 30 kilometre açabildiler. 2004’te 45 kilometre raylı sistem varken, 2019’da bakanlık bütçesi ile yapılmış Marmaray haricinde toplam raylı sistem hattı 157 kilometre. 15 yıl boyunca yılda ortalama sadece 7,5 kilometre raylı sistem mi başarı?
  • Biz israf etmeyeceğiz, metro yapacağız. 630 kilometre metro hattı, 11 yeni füniküler hat ile bağlayarak, 5 yılın sonunda vatandaşlarımızın %90’ının evinden, işinden, okulundan yürüyerek bir metro durağına erişebileceği bir İstanbul olacak.
  • Deniz ulaşımını, Marmara Denizi’ne paralel, hızlı araçlar ile destekleyeceğiz. Atıl olan tüm iskelelerle birlikte, yeni iskeleler açacak ve bunları raylı sistemle entegre hale getireceğiz. Füniküler hatlarla İstanbul’un tepelerini deniz iskelelerine indireceğiz.
  • İstanbul’un trafiğini rahatlatmak için kademeli saat uygulaması yapacağız. Trafiğin yoğun olduğu bölgelerde, kargo işleri haricinde mal yükleme-boşaltma işlemleri 22.00-06.00 saatleri arasında yapılacak.
  • Boğaz köprülerinden geçişlerde taksi ve dolmuşlardan ücret alınmaması için adım atacağız.
  • TEM gişelerinin kaldıracağız, şehir içi bir yola dönüşen TEM’de vatandaşlarımızın sabah-akşam ücret ödemesinin önüne geçeceğiz.
  • TEM otoyolunu “Megabüs” ile güçlendireceğiz. Başakşehir, Bağcılar, Esenler, Sultangazi’den, Ümraniye, Sultanbeyli’ye kadar yaklaşık 3,5 milyon kişiye hizmet edecek. TEM kuzeyinde ve güneyinde İstanbul Kart ile binilebilecek paratransit yani dikey, express servis bağlantıları ile vatandaşı Megabüs hattındaki transfer merkezlerine taşıyacağız.
  • Kimse kendi mahallesinde, sokağında İSPARK ücreti ödemeyecek.
  • Kamu kurumlarına ait otoparklar mesai saatleri dışında vatandaşın hizmetine sunulacak.
  • Asansörlü otopark sistemleri ile otopark kapasitesini iki katına çıkaracağız. “Park et & Devam et” uygulamaları ile transfer merkezlerinde 100 bin araçlık yeni otoparklar yapacağız.
  • Toplu ulaşım gece-gündüz, 24 saat devam edecek. Kimse, saat kaç olursa olsun, nereye, nasıl gideceğini dert etmeyecek.
  • Taksi, servis, otobüs, dolmuş kesimleriyle “Özel Taşımacılar ve Odalar Müdürlüğü” kurarak sorunları ortak akıl ile çözeceğiz.
  • Yeşil alanlarla bütünleşik, toplu ulaşım ile entegre 500 km uzunluğunda bisiklet yollarımız olacak.

Yeşil alan-Çevre-Su

  • Sadece 15 “Yaşam Vadisi” ile 20 milyon metrekare yeni yeşil alan kazandıracağız. “Yaşam Vadileri” insanların yürüyerek ya da bisikletle bir yerden bir yere güvenli erişebileceği doğal parkurlar olacak.
  • Kuzey Ormanları’nı, Validebağ gibi koruları, Aydos, Park Orman gibi kent içinde kalan büyük orman alanlarını, park alanlarını el değmeyecek şekilde muhafaza edeceğiz ve yeni alanlar kazandıracağız.
  • İstanbul’un kuzeyinde 70 kilometrelik bir yeşil koridor oluşturacak, böylelikle hem İstanbul’un akciğerlerini koruyacak hem de kazandıracağımız yeşil alan miktarını 30 milyon metrekareye çıkaracağız.
  • İşlevini yitirmiş havalimanı, askeri alan, taş ocağı gibi bölgeleri, bütüncül bir plan ve katılımcı bir tasarım süreci ile orman, yeşil alan ve park fonksiyonu ağırlıklı olmak üzere İstanbul halkına kazandıracağız.
  • Mahalle içerisinde atıl kalan uygun alanları mahallelinin çoluk çocuk bir araya gelebileceği, nefes alabileceği “Cep Park”lara dönüştüreceğiz.
  • İklim değişikliğinin etkilerini minimuma indirmek için “İklim Değişikliği Eylem Planı”nı hayata geçireceğiz.
  • “İstanbul Atıksu Yönetimi Eylem Planı” hazırlayacağız. İleri düzey biyolojik arıtma merkezlerimizle Marmara Denizi’ni gönül rahatlığıyla yüzülebilir, temiz bir deniz haline getireceğiz.
  • Atıkların ve atık suların geri kazanılmasını, potansiyel enerji kaynağı olarak kullanılmasını sağlayacağız. “Atık Yok Kazanç Var” projemizle sıfır atığı teşvik edecek, geri dönüşüm ve paylaşım yöntemleri ile toprağımızı, çevremizi ve suyumuzu koruyacağız.
  • 5 yıl içerisinde İstanbullular musluktan tertemiz su içebilecek. 4 kişilik bir ailenin haftada iki damacana su tükettiğini varsayarsak, yıllık yaklaşık 1000 lira tasarruf etmesini sağlayacağız.
  • Yenilenebilir enerji yatırımlarımızı artıracağız. İBB kendi elektriğini üretecek, diğer kurumların, kooperatiflerin yenilenebilir enerji yatırımlarını ise teşvik edecek.
  • Atıl durumdaki Atatürk Olimpiyat Stadı’nı, hem çalışan bir spor merkezi hem de bir güneş enerjisi santraline dönüştürme projemizi ilgili kurumlara sunacağız.
  • “Aydınlatma Eylem Planı” çerçevesinde güneş enerjisiyle çalışan hava ve gürültü kirliliğini tespit eden, ücretsiz Wi-Fi sağlayan bir yapıya dönüştürecek ve güvenlik sorunu yaşanan sokaklarda kameralı olacak şekilde yeniden düzenleyeceğiz.

Spor

  • “Yeni futbol kulübü kurayım, buna paralar, ihaleler, sponsorluklar aktarayım” gibi bir derdimiz olamaz. Biz, mevcut kulüplerimizle dayanışma içinde amatör sporcuların yetişmesi için her türlü altyapı imkanını sağlamakla mükellefiz.
  • 5 yılda 30 yeni yüzme havuzu, 30 kapalı spor salonunu öncelikle bu hizmetlerden yoksun mahallelerimizden başlayarak hayata geçireceğiz.
  • 3 yeni atletizm pisti projemizi hızla hayata geçirecek, bu en temel spor branşını İstanbul’un gençleri arasında yaygınlaştıracağız.
  • E-spor merkezleri ile gençlerimize gerekli altyapı imkanlarını sunacağız. Kuracağımız E-spor ligi ile her kesimden gençlerimizin bu alandaki yeteneklerini geliştirmesini teşvik edeceğiz.

Kültür-Sanat

  • “İstanbul Kültür-Sanat Meclisi” kuracağız.
  • Mevcut 11 adet Şehir Tiyatrosu’nu iki kat artışla 22’ye çıkaracağız.
  • “Gezici Tiyatro” ile tiyatro sahnesini İstanbul’un her mahallesine ulaştıracağız. Kadın ve çocuklar için gündüz ücretsiz gösterimler olacak.
  • Hasanpaşa, Zeytinburnu, Dolmabahçe, Yedikule vb. gazhaneler, endüstri mirasımızın korunması ve İstanbulluların sosyal-kültürel gereksinimleri doğrultusunda etüt edilerek değerlendirilecek.
  • İstanbul’u bir festivaller kenti yapacağız. Müzik, sinema, tiyatro gibi sanatın her dalından, gastronomi vb. kültürel alanlar, dijital ve teknoloji konulu yeni trendlere kadar çok sayıda festivali ilgili kurumlarla işbirliği içerisinde kente kazandıracağız.

Turizm

  • “Turizm Master Planı” hazırlayacak, turizm konusunda tam bir moderatör olacağız.
  • Uluslararası kültür-sanat, müzik, tiyatro, sinema, marka festivalleri, dijital festivaller, spor etkinlikleri, dijital festivaller ile festivalleriyle İstanbul tüm dünya için gerçek bir çekim merkezine dönecek.
  • Doğa turizmi, spor turizmi, kongre turizmi gibi alternatif turizm türlerini destekleyeceğiz.
  • Turistlere özel “İstanbul Kart” ile yabancı misafirlerimiz, kent içinde kolayca hareket edebilecek ve ulaşım, kültür, sanat vb. tüm hizmetlerden gönül rahatlığıyla yararlanabilecek.
  • Doğa Tarihi Müzesi, Müzik Müzesi, Hemşehri Müzesi, Mimar Sinan Mimarlık Müzesi gibi 15 yeni müze kazandıracağız.
  • Gezi rotaları oluşturacağız. Kruvaziyerle gelen turist gemiden inecek, kentin içerisinde dolaşacak, esnafla ilişki kuracak. Kentin kültürünün, sanatının, müzelerinin, restoranlarının tadını alacak, insanlarımızın hoşgörüsüne, misafirperverliğine hayran kalacak.
  • İstanbul’u tarihle ve denizle yeniden buluşturacağız. Haliç, Harem ve Küçükçekmece Gölü’nde yapacağımız düzenlemelerle yeni aktivite alanlarıyla, hem İstanbul halkı, hem de bu kenti ziyaret eden her yerden insanın denizi ve tarihi en güzel şekilde hissedeceği alanlara dönüştüreceğiz.
  • Tarihi Yarımada’yı koruyarak turizme yeniden kazandıracağız. “İstanbul Tarihi Silueti Koruma Planı” ile Sultanahmet, Beyazıt, Aksaray gibi meydanlar, surlar, hendekler, sur kapıları, Sirkeci Garı, Süleymaniye, Hanlar Bölgesi gibi birçok özel ilgi alanları çağdaş yaklaşımlarla düzenlenecek.

Kalkınma

  • Turizm, Tarım, Ticaret ve Hizmet, Sanayi, Finans, Lojistik, Enerji gibi sektörler ile yerleşim alanlarını birlikte ele alacak ve bu bölgelerde gerekli altyapı yatırımlarını yaparak bu sektörleri destekleyeceğiz.
  • 150 kırsal mahalleyi, yani eski adıyla köyleri organik tarım üretiminin ve aynı zamanda doğa ve kıyı turizminin merkezi olacak.
  • İleri düzey teknolojiyle, inovasyona dayalı, Ar-Ge ve bilişim vadileri ile kirletici olmayan sanayiyi destekleyecek, yerel ekonomiyi güçlendirerek, İstanbul’un küresel rekabet gücünü artıracağız. Kartal ve Gaziosmanpaşa’da “Bilişim ve Üretim Vadileri” ile mevcut sanayi tesislerini inovasyonla destekleyecek, uluslararası düzeyde gelişmesini sağlayacağız. Kadıköy’de kuracağımız “Yaratıcı Endüstriler Merkezi” ile bu potansiyeli açığa çıkaracağız. “Esenler Teknokent projesi” gibi istihdamı artıracak, gelir düzeyini yükseltecek projelerle İstanbul halkının refahını yükselteceğiz.
  • İstanbul’u bir dijital üretim merkezi haline getirip, dijital bir seferberlik başlatacağız. Üniversitelerimiz var, yetişmiş insan gücümüz var. Gençlerimiz kendi özgün markalarını yaratacak, küresel şirketlerle işbirliği sağlayacak.
  • “Kent Enstitüleri”ni tam da bu yeni işgücünün kapasite olarak gelişebilmesi için kuracağız.

Kent yönetimi

  • 2030-2050’ye dair vizyonlarımız ve ilkelerimiz var. Gelecek tahayyülünü toplumla paylaşacak, bunu katılımcı ve demokratik biçimde geliştireceğiz.
  • Mahallelerden başlayarak kentin tamamına yönelik katılım süreçlerini işleteceğiz. Muhtarlarımız ve mahalle meclislerimiz ile o mahallede hangi yatırıma öncelik verilecek, hangi planlar, hangi projeler gerçekleşecek; birlikte karar vereceğiz.
  • “İBB Mahalle Yönetişim Müdürlüğü” ile ciddi bir koordinasyon sağlayacak, “Bölge Masaları” ile ortak sorunları olan ilçelerde, ortak çözümler geliştireceğiz.
  • “Katılımcı İstanbul Belediyesi” ile mobil ve online platform ile tüm İstanbul halkının karar süreçlerine katılımını sağlayacağız. Hem yüz yüze hem de teknolojik iletişim olanaklarıyla halkımıza katılım imkanı sunacağız.

İBB çalışanlarının eylemi: “Partizanlığın geldiği nokta utanç verici”

İmamoğlu, sunumunun sonunda ise İBB çalışanlarının zorla eyleme çıkarılmasına değindi.

İBB iştiraklerine bölge bölge görevler verildiğini, İSBAK’ın Bayrampaşa’da, BİMTAŞ’ın Beyoğlu’nda seçim çalışmasında görevlendirildiğini, seçimin İBB çalışanlarının gündemi haline getirildiğini, devletin makam araçlarının sahaya sürüldüğünü söyleyen İmamoğlu, İBB çalışanlarının dünkü basın açıklaması için şöyle konuştu:

Dün, İBB çalışanlarına yaptırılan basın açıklamasına baktığınızda, bu ülkede partizanlığın geldiği noktayı görüyor ve utanıyorsunuz. Merak etmesinler, biraz daha sabır göstersinler. Benim yönetime gelmemle herkes artık kendi yeteneği ve mesleği gereğince sadece işini yapacak.

Ekrem İmamoğlu’nun basın toplantısının tamamı:

Sendika.Org