HDP’li Oruç ve Kurtulan’dan 3. Havalimanı’na ilişkin Meclis Araştırması önergesi

HDP İstanbul Milletvekili Saruhan Oluç ve Mersin Milletvekili Fatma Kurtulan, 3. Havalimanı'nda kaç işçinin hayatını kaybettiği ve kamuya zararının tespit edilmesi için Meclis Araştırması önergesi verdi

HDP’li Oruç ve Kurtulan’dan 3. Havalimanı’na ilişkin Meclis Araştırması önergesi

HDP İstanbul Milletvekili Saruhan Oluç ve Mersin Milletvekili Fatma Kurtulan, 3. Havalimanı’nda (İstanbul Havalimanı) kaç işçinin hayatını kaybettiği, kurulu olduğu alanın havalimanı olmaya elverişsizliğinin açığa çıkarılması, güvenli yolcu taşımacılığı için gerekli tedbirlerin alınmasına ilişkin Meclis Araştırması açılmasını önerdi.

Öneri metninde, TMMOB İstanbul İl Koordinasyonu Kurulu 3. Havalimanı Çalışma Grubu’nun Aralık 2014 tarihli raporunda havalimanın yapılacağı alanın elverişsiz olduğu konusunda uyarılar bulunduğu hatırlatılarak “Nitekim bu uyarının doğruluğu 17 Mayıs Cuma günü 8 uçağın, rüzgar nedeniyle piste inemeyip Çorlu Havalimanı’na yönlendirilmesi ile kanıtlanmıştır” denildi. Ayrıca, bölgenin ekolojik ve jeolojik kriterler, zemin özellikleri anımsatılan metinde “Özellikle pistlerin kurulu olduğu dolgu alanların oturması durumunda ise meydana gelecek faciaları öngörmek imkansız değildir” ifadelerine yer verildi.

Öneri metninin devamında ise şöyle denildi:

İstanbul Havalimanı sadece fiziki vasfı ile gündeme gelmemiştir. Havalimanında çalıştırılan taşeron işçilerin çalışma koşulları, yakın zamanda kamuoyuna yansımış, işçilerin hangi koşullar altında emek verdiği görülmüştür. Resmi rakamlara göre 52 işçinin hayatını kaybettiği havalimanında kayıpların çok daha fazla olduğu iddia edilmektedir.

Açılışı gerçekleştirilen ve faaliyette olan havalimanının eksiklikleri her geçen gün ortaya çıkmaya devam etmektedir. “Dünyanın en büyük havalimanı” olarak adlandırılan meydanda Doppler Hava Durumu Radarı olarak da adlandırılan yağışları bulmak, hareketini hesaplamak ve yağışların türünü tahmin etmek için kullanılan bir radar türü olan Hava Durumu İzleme Radarının olmadığı ortaya çıkmıştır. Park yerine otomatik yaklaştırma sistemi olarak bilinen Docking Systemin de çalışmadığı çalışanların uçakları manuel yanaştırdığı da iddialar arasındadır. Pistlerin altında ısıtma sistemlerinin de bulunmadığı havalimanı aynı zamanda göçmen kuşların da göç hattındadır.

Kamu kaynaklarının betona gömülmesinin en bariz örneklerinden biri olan İstanbul Havalimanın iktidar çevresi şirketlerinden olan Kolin, Limak, Kalyon, Cengiz, MNG’yi zenginleştirmekten başka bir işlevinin bulunmadığı ortadadır. Şirketlerin işlerini kendi kaynaklarından tamamlayamayacak olmalarından dolayı 3.4 milyar Euro’su Ziraat, Halkbank ve Vakıfbank’tan, 500 milyon Euro’su Denizbank’tan, 300’er milyon Euro’su da Garanti ve Finansbank’tan olmak üzere toplam 4.5 milyar Euro, ardından da 1.4 milyar Euro daha kredi çekilmiş, havalimanının ilk fazı bu 6 milyar Euro krediyle bitirilmiştir. Şirketlerin ortaklıktan çekilmeye başladığı, havalimanı işletmesinin yüzde 40’ının da THY’ye geçmesinin planlandığı dolayısıyla 6 milyar Euro’luk kredinin de bir kısmının THY tarafından üstlenilmiş olacağı, gerçekte tüm borcun Hazine garantisinde olmasından dolayı tamamının kamuya yükleneceği iddia edilmektedir.

Bütün bu bilgiler ışığında İstanbul Havalimanı’nın kamuyu uğrattığı ve uğratacağı zararın ortaya çıkarılması, havalimanında kaç işçinin hayatını kaybettiğinin ortaya çıkarılması, havalimanının kurulu olduğu alanın havalimanı olmaya elverişsizliğinin açığa çıkarılması, İstanbul Havalimanı’nda güvenli yolcu taşımacılığı için gerekli tedbirlerin alınması amacıyla Meclis Araştırması açılması elzemdir.

Sendika.Org