Erdoğan’dan S-400 açıklaması: “Yaptırım olmayacağını Trump’tan dinlemiş olduk”

Tayyip Erdoğan, Osaka’daki G20 zirvesi sonrası yaptığı basın toplantısında S-400 alımı için bir kez daha ‘bu iş bitti’ ifadesini kullandı ve ABD’nin buna karşı yaptırım uygulamayacağını öne sürerek “Böyle bir şeyin olmayacağını Trump’tan özellikle dinlemiş olduk” dedi

Erdoğan’dan S-400 açıklaması: “Yaptırım olmayacağını Trump’tan dinlemiş olduk”

Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi’ne ilişkin INTEX Osaka Fuar Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında konuştu. Rusya’da S-400 hava savunma sistemi alımı için bir kez daha “Bu iş bitti” ifadesini kullanan Erdoğan, ABD’nin buna karşı yaptırım uygulamayacağını öne sürerek “Böyle bir şeyin olmayacağını Trump’tan özellikle dinlemiş olduk” dedi.

OSAKA’DA S-400 GÖRÜŞMESİ: ERDOĞAN EKONOMİK İLİŞKİLERİ HATIRLATTI, TRUMP OBAMA’YI SUÇLADI, BEYAZ SARAY ENDİŞE DİLE GETİRDİ

Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, Rusya’dan S-400 alımına ilişkin bir soru üzerine, Trump’ın basın toplantısını anımsatarak şunları söyledi:

Kendisiyle görüşmemden hemen önce basın mensuplarına da bu konularla ilgili gayet güzel cevabı verdi. S-400’lerle ilgili konuda bizim tabii bütün anlaşmamız, her şeyimiz bitmiştir ve şu anda artık olay teslimat sürecindedir. Ve teslimat sürecinde de olan böyle bir sözleşmeyi inkar etmemiz Türkiye gibi bir devlete yakışmaz. Bu iş bitti.

Fakat burada bir gerçeği ortaya koymamız lazım. Biz Patriotlar alma hususunda Sayın Obama döneminde bir adım atmıştık. Ancak Patriotlar hususunda maalesef ‘kongre müsaade etmedi’ dediler ve bize böyle bir satışı gerçekleştirmediler. Bizim de tabii ki hava savunma sistemleri için böyle bir adımı atmamız gerekiyordu ve en uygun şartlarda bunu Rusya’dan bulmuş olduk ve kendileriyle de anlaşarak, bu adımı attık.

Yaptırımlar konusunda Sayın Trump bugün yaptığı açıklamada, bu konuya açıklık getirdi. Böyle bir şeyin olmayacağını da kendisinden özellikle dinlemiş olduk. Bizim örneğin S-400 olayı bir taraftan yürürken ama biz Amerika’dan Lockheed Martin’den şu anda mesela Boeing uçaklar alıyoruz. 100 adet Boeing uçağını Lockheed Martin’den alıyoruz. Yani serbest piyasa ekonomisinin olmuş olduğu bir dünyada bunları bir defa birbirine karıştırmayacağız ve adımlarımızı da buna göre atacağız. Bunun yanında da şu gerçeği özellikle vurgulamamız lazım, o da şudur; biz Amerika ile stratejik ortağız. Stratejik ortak olarak da bizim atacağımız bu adımlarda Türkiye’nin egemenlik haklarına birilerinin müdahale etme gibi bir yetkisi de yoktur, bunu da herkesin bilmesi lazım.

Burada biz pazar değiliz, ortak üreticiyiz”

F-35 savaş uçakları için şu ana kadar ABD’ye 1 milyar 400 milyon dolar ödeme yapıldığını belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Burada biz pazar değiliz, ortak üreticiyiz. Ortak üretici olmak suretiyle de şu ana kadar bize teslimatı yapılan 4 tane F-35 uçağı var. Ama alacağımız 100 artı 16. Yani toplamda 116 uçak. Biz bunların da beklentisi içerisindeyiz. Ödeme planımız başlamış, ödemeler yapılıyor. Ama böyle altta birilerinin yaptığı açıklamalar Sayın Başkanın yaklaşımlarıyla hiç örtüşmüyor. Bunların da bizim ikili ilişkilerimizi ben bozmayacağına inanıyorum ve yola da bu kararlılıkla devam ediyoruz.

Bir gazetecinin “Türkiye ile ABD arasında herhangi yaptırım olmayacağını söyleyebilir miyiz?” sorusuna Erdoğan, “Şu anda böyle bir görüntü ortada yok. İki stratejik ortak arasında böyle bir şeyin olması da söz konusu değildir, olamaz diye düşünüyorum” cevabını verdi.

Erdoğan, S-400’ün Doğu Akdeniz’e yerleştirilmesinin söz konusu olup olmayacağı yolundaki soruya, “Tabii doğmamış çocuğa don biçilmez. Önce adımları atalım bir bakalım” diye karşılık verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, S-400’lerin Türkiye’ye 15 Temmuz’da tesliminin yapılıp yapılmayacağı yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine, “Kesin bir tarih ben vermedim ama ‘Temmuz ayının ilk yarısında teslimat başlar’ diye ilgili birimlerimiz bu açıklamayı yaptılar. Şu andaki beklenti de bu istikamettedir” diye konuştu.

Libya’daki gelişmeler

Tayyip Erdoğan, General Halife Hafter’e bağlı Libya Ulusal Ordusu’nun Türkiye ile ilgili açıklamalarının hatırlatılması üzerine, “Benim kim tarafımdan böyle bir talimat verilmiş bu konuyla ilgili bilgim yok. Eğer Hafter tarafından verilmiş böyle bir talimat, emir varsa şu anda ilgili birçok arkadaşım burada. Biz onu da inceletiriz. Zaten bu konuyla ilgili gerekli tedbirlerimiz alınmıştır. Bundan sonra çok daha farklı bir şekilde bu tedbirleri de alırız” değerlendirmesinde bulundu.

“TSK gözlem kulelerinin varlığı İdlip’in korunmasıdır”

Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşmesinde İdlip konusunun gündeme gelip gelmediği sorusuna ise Erdoğan, şu yanıtı verdi:

Bizim Sayın Putin’le bir görüşme yaptığımızda İdlip’in gündeme gelmemesi takdir edersiniz ki mümkün değil. Çünkü o bölgede Türkiye-Rusya Federasyonu olarak fiilen aynı zamanda varız. Tabii İran’la da yine Soçi Zirvesi çerçevesinde birlikte bir duruşumuz var. Ben bu gözlem noktaları dediğimiz, özellikle 12 noktaya rejim tarafından maalesef saldırı oldu. Bu saldırılar esnasında bir askerimiz şehit oldu. Tabii gereken ondan sonra tarafımızdan yapıldı. Temenni ederiz ki bundan sonra bu tür saldırılar olmaz. Şu anda bir sükunet söz konusu. Bunları asla beklemiyoruz, bir daha olmaması gerekir. Bunları ele aldık, bunlarla ilgili görüşmeyi de yaptık. Bu gözlem kulelerinin varlığı İdlip’in korunmasıdır, bölgenin korunmasıdır. Bu konudaki hassasiyetimizi de sonuna kadar özellikle koruyacağız.

“İdlip’le ABD’nin ilgilenmesi…”

Erdoğan, “FETÖ ve Kaşıkçı cinayeti ile ilgili ABD Başkanı Trump’ın ilave adımlar atacağını düşünüyor musunuz?” sorusuna “Özellikle biliyorsunuz Amerika ile Suriye’de Münbiç, Fırat’ın doğusu… Bunlarla ilgili Sayın Trump’un yapmış olduğu açıklamalar, özellikle askerlerinin tamamıyla terk etmesi konusu dahi gündeme geldi. En azından Fırat’ın doğusuna çekilmesi noktasındaki açıklamaları var. Ayrıca şu anda da İdlip’le ABD’nin ilgilenmesi bu da yaptığımız çalışmalar çerçevesinde dikkate değerdir. Koalisyon güçleriyle beraber tabi ABD’nin de bölgede bulunduğunu görmemek mümkün değil. O da orada var” karşılığını verdi.

Rusya ile Türkiye’nin çalışmalarına ilişkin ise Erdoğan şunları kaydetti:

Bizim Rusya Federasyonu ile özellikle Suriye’nin kuzeybatısındaki durumumuz çok daha farklı. Gerek Afrin operasyonlarındaki varlığımız, gerekse Cerablus, El-Bab buralardaki varlığımız bunların hepsi o süreçte birbirleriyle haberli olarak yürüyen bir süreç olmuştur. Bundan sonraki süreçte temenni ediyorum ki mesela bir Münbiç’te ABD ile müşterek atacağımız adımlarla Münbiç’in şu anda işgalcilerden kurtulup sahiplerine teslim edilmesidir. Bu konuyla ilgili çalışmaların tabii geçmişi epeyce oldu. Bir yılı bulmuş vaziyette. Belirlenen tarihte Münbiç temizlenmemiştir. Tabii Münbiç’in temizlenmesiyle buranın gerçek sahipleri Arapların oraya yerleşmesinin sağlanması önemli.

Suriye’de “güvenli bölge” talebini yineledi

Erdoğan, Suriye’nin kuzeyinde “güvenli bölge” oluşturulması talebini yineleyerek, “Burasının terör koridoru olmaktan çıkarılıp, artık bir barış koridoru olması ve gerçek sahiplerinin yerleşmesini sağlamalıyız. Bu konuda adımların atılması lazım. Bununla ilgili de çalışmalarımız var. Bu güvenli bölgeye özellikle zengin olan Batılı ülkeler, bunların de destekleriyle buralarda Türkiye’de çadırlarda kalan, konteyner kentlerde kalan Suriyelileri, orada yapılacak konutlara yerleştirelim. Bugün de birçok devlet başkanıyla bu konuları yine görüştüm. Bundan sonra da bu konuların takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.

“Muhammed bin Selman le görüştünüz mü” sorusu

Bir gazetecinin G20 süresince Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (MBS) ile görüşüp görüşmediğini sorması üzerine Erdoğan, kendisiyle bir görüşme yapmadığını söyledi. Erdoğan, Cemal Kaşıkçı cinayetinin açığa kavuşturulması sorumluluğunun kimde olduğu ve açığa çıkarmanın nasıl olabileceğine yönelik bir soru üzerine ise şunları kaydetti:

Kaşıkçı’nın öldürülmesi esnasındaki bilgiler, kayıtlar onları dinledim. Bu kayıtları dinlediğim için biliyorum ki bu kayıtları MBS’in gönderdiği kişilere de istihbarat teşkilatımız dinletti, onlar da biliyorlar. Hatta onların tespitleri çok daha ileri, ‘Bu bir vahşettir, fecaattir vesaire’ gibi. Hatta çok daha burada söylenemeyecek kadar ağır olan ifadeler söz konusu. İlk etapta Türkiye’ye iki uçakla gönderilen 15 kişi bu işin failleridir ve bu işi meydana çıkarması gereken de birinci derecede MBS’dir. Çünkü telefon görüşmemizde bu konuyla ilgili bu sözü verdi ama şu ana kadar yapılmış herhangi bir şey yok. Bunu onlar çıkaracak meydana, başka yerde fail aramalarına gerek yok zira kendilerinin eski Dışişleri Bakanının söylemiş olduğu yalanlar var, MBS’e söylettikleri yalanlar var, bu kadar açık. Daha ne söyleyeyim.

Bunu onların meydana çıkarması lazım, belgeler ortada, kayıtlar ortada” ifadesini kullanan Erdoğan, sözlerinin devamında “Her şeyden önce bir insan öldürülüyor, bu kadar hafif mi? Medya olarak, uluslararası medyanın buna çok daha ileri derecede sahip çıkması lazım. Dolar her şeyi satın alıyor mu? Alamayacağı bir şeyler de olması lazım, alamayacağı bir şeyin de kalem olduğuna inanıyorum. Kalemi satın alamaması lazım, düşünceyi satın alamaması lazım” dedi.

Sendika.Org