DİSK’ten Kartal mitinginde kıdem tazminatı ve İstanbul mesajları: “Daha önce direndik yine direneceğiz”

DİSK, 15-16 Haziran direnişinin 49. yıldönümünde, kıdem tazminatı ve emeklilik başta olmak üzere haklarına sahip çıkma iradesiyle Kartal’da miting düzenledi. 23 Haziran seçiminde oy kullanacak tüm işçilere çağrı yapan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu “Ülkeyi yönetenlere ‘haklarımıza ve irademize saygı göster’ mesajını verelim. İnanıyoruz ve biliyoruz ki; biz ellerimizi birleştirdiğimizde ve ayağa kalktığımızda emek kazanacak, memleket kazanacak, İstanbul kazanacak” dedi

DİSK’ten Kartal mitinginde kıdem tazminatı ve İstanbul mesajları: “Daha önce direndik yine direneceğiz”

İstanbul’da DİSK’in çağrısıyla 15-16 Haziran direnişinin yıldönümünde binlerce emekçi Kartal’da bir araya geldi. AKP iktidarının emeğe yönelik saldırısına karşı birlikte mücadele mesajının verildiği mitingde, DİSK’in 23 Haziran İstanbul seçimi için işçilere yaptığı çağrı da ön plana çıktı.

Miting için toplanma Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi önünde başladı. Kortejlerin oluşturulmasının ardından yürüyüşe geçen kitle, mitingin alanı olan Kartal Meydanı’nda bir araya geldi.

“Kıdem hakkımız gasbedilemez” sloganının öne çıktığı mitinge DİSK’e bağlı sendikaların yanı sıra BDSP, BHH, DDSB, Devrimci Parti, DİP, Emek Gençliği, EMEP, ESP, Halkevleri, KESK, Köz, Mücadele Birliği, Partizan ve SEP katıldı.

Saygı duruşuyla başlayan miting, DİSK Korosu’nun sahne almasıyla devam etti. Ardından DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu konuşma gerçekleştirdi.

Çerkezoğlu: “Daha önce direndik yine direneceğiz”

Kitleyi selamlayarak konuşmasına başlayan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 15-16 Haziran direnişinde yaşamını yitiren emekçileri andı ve sözlerinin devamında “Bundan tam 49 yıl önce sendika hakkımızı nasıl savunduysak, bugün de kıdem tazminatı hakkımızı, emeklilik hakkımızı, insanca yaşanacak ücret hakkımızı, güvenceli iş hakkımızı savunmak için bir aradayız” dedi.

Kıdem tazminatı hakkının gasbedilmek istenmesine karşı tüm emekçileri mücadeleye çağıran Çerkezoğlu’nun konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

Krizin müsebbibi olanlar, özelleştirmelerle ülkenin 100 yıllık bütün birikimlerini gasp edenler; derelerini, madenlerini, ormanlarını ranta kurban edenler, ucuz işgücü ve uzun çalışma saatleriyle sömürdükleri işçilerin emeğini çarçur edenler işçilerin zaten sınırlı olan haklarını yok etmeyi kendi yarattıkları krizden çıkış için çare olarak sunuyorlar.

23 Haziran İstanbul seçimlerinin sonrası için de planları hazır. İstanbul seçimlerinin hemen ardından, krizin faturasını emekçilere kesecek, işçilere ve halka daha fazla yük getirecek paketlerini zaten duyurdular.

“Kıdem tazminatının fona devri işsizliği daha da artıracak”

Bugün burada bir kez daha uyarıyoruz: kıdem tazminatı hakkımıza el uzatılmasına Türkiye işçi sınıfı asla ve asla izin vermeyecektir.

Kimseyi kandıramazsınız; kıdem tazminatının fona devri adı altında kurulan tezgahı bizler biliyoruz.

Kıdem tazminatının fona devriyle tazminat işveren sorumluluğu olmaktan çıkacak, işten çıkarmalar kolaylaşacaktır. Kıdem tazminatının fona devri ile işçileri işten çıkarmak neredeyse “bedava” hale gelecek, biz işçilerin önemli bir iş güvencesi dayanağı ortadan kalkacaktır. Kıdem tazminatının fona devri işsizliği daha da artıracaktır.

Kıdem tazminatının fona devri sonucu, tazminat son ücret üzerinden hesaplanmayacak, yani alacağımız tazminatın miktarı azalacaktır.

Bugün işten çıkarıldığımızda, haklı fesih yaptığımızda, kadın işçiler evlendiğinde, erkek işçiler askere gittiğinde tazminat alabilmekteyiz. Kıdem tazminatının fona devriyle tüm bu hakların kırpılması amaçlanmaktadır.

Kıdem tazminatının fona devri daha önce defalarca gündeme getirildi. Ancak bizler buna izin vermedik. DİSK’in mücadelesiyle, işçi sınıfının direnişiyle bu girişimleri durdurduk.

Bugün buradan bir kez daha uyarıyoruz: Eğer kıdem tazminatına el uzatmaya kalkarsanız, karşınızda 15-16 Haziran ruhuyla direnen DİSK’i bulacaksınız. Karışınızda, örgütsüzlüğe mahkum ettiğiniz milyonlarca sendikasız işçiyi, plaza çalışanlarını, asgari ücretli milyonları, kadro yalanıyla kandırmaya çalıştığınız kamu işçilerini, yıllarca taşerona mahkum ettiğiniz belediye işçilerini, direnişçi metal, lastik, tekstil, tersane, nakliye, büro, sağlık işçilerini bulacaksınız. Kıdem tazminatını bedeli ne olursa olsun savunan işçileri bulacaksınız! Bize fon ile gelirseniz, bizim bu konuda yapılacak bir pazarlığımız yoktur, yürütecek müzakeremiz yoktur. Kıdem tazminatı fonu konusunda söyleyecek tek sözümüz var: Daha vakit varken, yol yakınken; geri dönün; kıdem tazminatımızdan elinizi çekin!

“BES demek, her ay zorunlu kesinti demek”

10 Nisan’da açıklanan plandaki bir başka tehlikeli adım da şu: Diyorlar ki, kıdem tazminatını fona devretmekle kalmayacağız, bu fonu Bireysel Emeklilik Sistemiyle entegre hale getireceğiz ve BES’i zorunlu hale getireceğiz. Böyle afili sözlerle anlatınca kimse bir şey anlamaz zannediyorlar ama bizler bunun da anlamını biliyoruz.

Zorunlu BES demek,  ücretlilerimizden her ay zorunlu kesinti demek. Kriz koşullarında zaten kuşa dönmüş olan ücretlerimize el uzatılması demek.

Peki ücretlerimizden yapmak istedikleri bu kesintileri ne amaçla kullanacaklar. Bunu da bakan açıklıyor. Diyor ki “finansman ihtiyacını” karşılayacağız. Açık açık itiraf ediyorlar, sizin ücretlerinizden kesip bankaları kurtaracağız diyorlar, bir avuç patronu kurtaracağız diyorlar, şatafatlı harcamalarımızı kurtaracağız diyorlar.

Burada bir kez daha ilan edelim; zorunlu BES adı altında cebimize uzanan bu elleri durduracağız. Yağmaya, talana, soyguna dur diyeceğiz!

Türkiye’de fonların nasıl yağmalandığına bu halk tanıktır. Geçtik eski fonları, en son İşsizlik Sigortası Fonu’nun haline bakın. Bu fon işsiz kalmamız halinde faydalanmamız için kurulmuştu. Peki şimdi ne için kullanılıyor? İşverenleri kurtarmak için, bankaları kurtarmak için kullanılıyor. İşsiz işçilerin geçinemiyoruz çığlıkları yüreğimizi yakarken, İşsizlik Sigortası Fonu’nda biriken paralarla işverenlerin sigorta primleri, vergileri ve hatta ücretler ödeniyor. Yandaş medya patronlarına bedavadan kredi veren kamu bankalarına, düşük faizle işsiz işçilerin parası peşkeş çekiliyor.

“AKP’nin hedefinde emekliliğin daha da zorlaştırılması var”

Burada aramızda Emeklilikte Yaşa Takılan arkadaşlarımız var.10 Nisan’da Hazine ve Maliye Bakanı tarafından açıklanan hedefler arasında EYT mağduriyetinin giderilmesi var mı? Elbette yok! Aksine, emekliliğin daha da zorlaştırılması var; sosyal güvenlik hakkının daha da budanması var. Emeklilik ve sosyal güvenlik hakkımız için de omuz omuza mücadele etmek, hesap sormak görevimizdir.

Nasıl mücadele edeceğimizi tarihimizden biliyoruz. Biz direne direne kazanmayı 15-16 Haziran şanlı işçi direnişinden öğrendik. Yaklaşık yarım asır önce DİSK’in önünün kesilmesi girişimlerine karşı ayağa kalkan işçi sınıfından biliyoruz. 15-16 Haziranın mirası olarak on yıllardır binlerce işyerinde örgütlenen direnişlerden,  direnişlerin en önünde duran kadın işçilerin kararlılığından biliyoruz.

Şimdi buradan ilan ediyoruz: Daha önce direndik yine direneceğiz.

“İstanbul işçilerle kazanacak”

23 Haziran’dan sonra bizleri büyük ve tarihi bir mücadele bekliyor. Bu mücadeleden önce İstanbul’da bir kez daha seçim sandığı önümüze konuyor. Ancak bu seçim, belediye başkan adaylarının yarıştığı bir seçim olmaktan çıktı. Bu seçimde sandıktan çıkan iradeye saygı oylanıyor; bu seçimde seçme ve seçilme hakkımız, bu seçimde iktidarlardan hesap sorma hakkımız oylanıyor; bu seçimde ülkeyi yönetenleri kullandığımız oy ile uyarma hakkımız oylanıyor:

Bu seçimde hak-hukuk-adalet oylanıyor; bu seçimde demokrasi oylanıyor ve en önemlisi emeğin başkenti İstanbul’da bu seçimde kıdem tazminatı hakkımız ve emeklilik hakkımız başta olmak üzere emeğin hakları oylanıyor.

Şu gerçeğin altını bir kez daha çizelim: Demokrasi işçinin ekmeğidir! Demokrasinin olmadığı yerde emeğin hakları olmaz, emeğin haklarının olmadığı yerde de demokrasi olmaz!

DİSK Başkanlar Kurulu’nun aldığı kararı buradan bir kez daha ilan ediyoruz:

23 Haziran seçimlerinde oy kullanacak tüm işçileri, demokrasi, adalet ve emeğin hakları mücadelesini güçlendirecek biçimde tercihlerini yapmaya çağırıyoruz. Ülkeyi yönetenlere “haklarımıza ve irademize saygı göster” mesajını verelim diyoruz!

İnanıyoruz ve biliyoruz ki; biz ellerimizi birleştirdiğimizde ve ayağa kalktığımızda emek kazanacak, memleket kazanacak, İstanbul kazanacak!

Sendika.Org