AYM Başkanı Arslan’dan Gezi iddianamesine eleştiriler: Ne bağlam ve bütünlük var ne suç belirtisi

AYM Başkanı Zühtü Arslan'ın, Osman Kavala'nın bireysel başvurusunun reddedilmesine karşı oy kullandığı, gerekçesinde Gezi iddianamesini açık bir biçimde eleştirdiği ve Kavala'nın eylemlere katılıp direnişi desteklemesinin suç belirtisi olamayacağını söylediği ortaya çıktı

AYM Başkanı Arslan’dan Gezi iddianamesine eleştiriler: Ne bağlam ve bütünlük var ne suç belirtisi

Gezi Direnişi ile ilgili yürütülen soruşturmada tutuklanan Anadolu Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala’nın Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yaptığı bireysel başvuru 22 Mayıs’ta reddedilmişti.

AYM Başkanı Zühtü Arslan ile iki başkanvekilinin karara karşı oy kullandığı ve Gezi iddianamesini açıkça eleştirdiği ortaya çıktı.

Gezi olaylarının toplumun bir kesimince “çevreci duyarlılıkla başlayan ve hükümet politikalarını eleştiren gösteriler”, bir başka kesimince “ağaçlar bahane edilerek hükümete karşı yurtdışı destekli bir kalkışma” olarak yorumlandığını belirten Arslan, AYM’nin görevinin bu nitelemelerden birini kabul etmek olmadığının altını çizdi.

“Osman Kavala ile ilgili olarak Gezi olaylarına katılmış ve bu olayları desteklemiş olmasının tek başına bir suç işlediğinin belirtisi olarak kabul edilmesi mümkün değildir” diyen Arslan, barışçıl olmak kaydıyla herkesin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleyebileceğini, bunlara katılabileceğini, yaygınlaşmasını isteyebileceğini hatırlattı.

Arslan’ın karşı oy gerekçelerinde şu ifadeler de yer aldı:

  • Osman Kavala’nın 15 Temmuz darbe teşebbüsüne katıldığına dair iddialar hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmamış.
  • Soruşturma makamları bu olguların (tape ve fotoğraflar) başvurucunun tutuklanması için gerekli olan suçu işlediğini gösteren kuvvetli belirti oluşturduklarını ortaya koyamamıştır.
  • Şiddet olayları ile başvurucu arasındaki bağlantının ortaya koyulduğu söylenemez.
  • Soruşturma makamları telefon tapelerinde geçen gaz maskesi ve deniz gözlüğünün şiddet olaylarında ve terör örgütü mensuplarınca kullanıldığını gösteren bir bilgiye yer vermemişlerdir. Dahası Gezi olayları sonrasında açılan birçok davada mahkemeler sanıklar hakkında beraat kararı verirken gaz maskesi ve deniz gözlüğü gibi eşyaların barışçıl amaçla da kullanılabildiğini, sanıkların bunları “eylem sırasında güvenlik kuvvetlerinin atmış oldukları göz yaşartıcı gaza karşı yanlarında bulundurduklarını” kabul etmişlerdir.
  • Başvurucunun telefon görüşmelerinde gösterilerin “siyasi durumu nasıl değiştireceği” ve Anadolu’ya yaygınlaştırılması” gibi konulara ilişkin söyledikleri de konuşmaların bütünlüğünden ve bağlamından soyutlanarak ele alınıp yorumlanmamalıdır.
  • Açıklanan gerekçeler ışığında başvurucunun hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçunu işlediğini gösteren olgusal temellerin, bu kapsamda başvurucunun tutuklanması için gerekli kuvvetli belirtinin soruşturma makamlarınca gösterilemediği anlaşılmaktadır.

Karara karşı oy veren başkan vekilleri Engin Yıldırım ve Hasan Tahsin Gökcan ile diğer üyeler Emin Kuz ve Yusuf Şevki Hakyemez de AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın ortaya koyduğu gerekçelerin benzer yorumlar ortaya koydular.

Sendika.Org