ABD askeri ve ekonomik yaptırımla tehdit etti, Savunma Bakanlığı “çözüm önerisi” diye yorumladı

ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan, Savunma Bakanı Hulusi Akar'a gönderdiği mektupta Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemlerinden vazgeçmemesi durumunda F-35 projesinden çıkarılacağını, ekonomik yaptırımlara maruz bırakılacağını ilan etti

ABD askeri ve ekonomik yaptırımla tehdit etti, Savunma Bakanlığı “çözüm önerisi” diye yorumladı

ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan, Savunma Bakanı Hulusi Akar’a gönderdiği mektupta, S-400 hava savunma sistemlerinden vazgeçmemesi durumunda Türkiye’nin 31 Temmuz 2019 itibariyle dünyanın en gelişmiş savaş uçağı olarak tanımlanan F-35 projesinden çıkarılacağını ilan etti.

Shanahan, aynı zamanda bu durumun Türkiye’ye yönelik askeri ve ekonomik yaptırımlarla da sonuçlanacağını belirtti. Mektupta “Bu yolda devamınız istihdamda, milli gelirde ve uluslararası ticarette kayıplara neden olacaktır” ifadeleri kullanıldı.

Mektup, Türkiye’nin S-400 konusunda eğitim almak üzere askeri personelini Rusya’ya gönderdiğini açıklaması üzerine yayımlandı.

Savunma Bakanlığı’ndan açıklama

Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye’ye S-400’ler konusunda 31 Temmuz’a kadar süre tanıyan ABD’nin mektubu konusunda açıklama yayımladı. Açıklamada mektup ABD’nin “çözüm yönünde beklentileri” olarak nitelendirildi.

ABD Savunma Bakan Vekili (Patrick) Shanahan tarafından Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a bir mektup gönderilmiştir. İki ülke arasındaki savunma ve güvenlik konularını kapsayan söz konusu mektupta, mevcut sorunlara stratejik ortaklık çerçevesinde ve kapsamlı güvenlik işbirliğini muhafaza edecek şekilde bir çözüm bulunması yönünde beklenti dile getirilmekte ve görüşmelere devam edilmesinin önemi ifade edilmektedir.

ABD Savunma Bakanlığı’nın basına verdiği mektup

Murat Yetkin’in aktardığına göre ABD Savunma Bakanlığı’nın tam metnini basınla da paylaştığı mektubun çevirisi şu şekilde:

Sayın Bay Bakan,

Sizi Nisan’da Pentagon’da ağırlamak ve 28 Mayıs’ta beni telefonla aramış olmanız memnuniyet vericiydi. Görüşmelerimize kıymet veriyor ve 6 Nisan 2019 tarihli mektubunuz için teşekkür ediyorum. ABD, ABD-Türkiye diyaloğuna ve stratejik ortaklığına büyük değer vermektedir. Ne var ki, Türkiye’nin S-400 sistemleri üzerine eğitim almak için Rusya’ya personel gönderdiğini öğrenmekle hayal kırıklığına uğradık. 28 Mayıs’taki telefon konuşmamızda da tartıştığımız üzere, eğer Türkiye S-400 tedarik ederse, ülkelerimiz Türkiye’nin F-35 programını sürdürmemesi üzerine bir plan geliştirmek zorundadır. Değerli ilişkimizi sürdürmeyi gözetmekle birlikte, Türkiye S-400 teslimatını kabul ettiği takdirde F-35 almayacaktır. S-400 tutumunuzu değiştirme seçeneğiniz halen bulunmaktadır.

Haziran 2019 Brüksel toplantımız öncesinde, ABD’nin Türkiye’nin 31 Temmuz itibarıyla F-35 programına katılımını askıya almak üzere [planladığı] eylemlerinin bir özetini [mektuba] ekledim. Bu takvim, eğitim gören Türk F-35 öğrencilerinin, tamamı olmasa bile çoğunun, derslerini 31 Temmuz’da ABD’den ayrılmadan önce tamamlamalarına imkân tanıyacaktır. Milli Savunma Bakanlığını da Türk personele Birleşik Devletlerde yeni F-35 eğitim programı başlatmasını önermediğimizi, yakın gelecekte [mevcutların] geri çekilmesini beklediğimizi bildirdik.

Türkiye’nin F-35 programının idari faaliyetlerine katılımına, usulüne uygun şekilde son vermeyi sağlamak amacıyla, 12 Haziran 2019’da yapılacak yıllık F-35 İcra Kurulu Başkanları Yuvarlak Masa toplantısına Türkiye’nin katılımını öngörmemekteyiz ve programın yönetişim belgelerinin güncellenmesi de Türkiye’nin katılımı dışında ilerleyecektir.

F-35’lere dair bütün eylemler Türkiye’de S-400 mevcudiyetinin riskleri üzerine temellendirilmiştir ve Rusya’ya ilişkin Amerika’nın Hasımlarına Yaptırımlarla Karşıkoyma Yasası (CAATSA) yaptırımlarından ayrıdır. Kongre’de her iki parti [Cumhuriyetçi ve Demokrat] tarafından S-400 edinmesi halinde Türkiye’ye CAATSA yaptırımları uygulanması konusunda güçlü irade mevcuttur.

F-35 gibi platformların güvenliğini tehdit etmesine ek olarak, Türkiye’nin S-400 tedariki ulusunuzun Birleşik Devletlerle ve NATO bünyesinde işbirliğini geliştirme ve koruma imkânlarını aksatacak, Türkiye’nin Rusya’ya stratejik ve ekonomik aşırı-bağımlılığına yol açacak ve Türkiye’nin savunma sanayi ve iddialı ekonomik kalkınma hedeflerini baltalayacaktır. Bu yolda devam[ınız] istihdamda, milli gelirde ve uluslararası ticarette kayıplara neden olacaktır. Başkan Trump’ın hâlihazırda 20 milyar dolar olan ikili ticaret hacmini 75 milyar dolara yükseltme kararlılığı da, ABD’nin CAATSA yaptırımları ilanıyla tehlikeye düşebilecektir.

Sizi temin etmek isterim ki, bu konuyu derin güvenlik işbirliğimizin diğer boyutlarını koruyacak saygılı bir şekilde ele alıyoruz. Cevabınızı ve yol haritamızı belirledikçe görüşmelerimizin devamını beklerim.

Sendika.Org