Türk-İş Başkanlar Kurulu: “Kıdem tazminatı kırmızı çizgidir”

Samsun'da Başkanlar Kurulu toplantısı yapan Türk-İş, yazılı açıklama yayımlayarak kıdem tazminatı hakkına dokunulmaması gerektiğini kaydederek "Kırmızı çizgidir. 1 Mayıs alanlarında coşkuyla yankılanan “kıdemime dokunma” kararlılığı dikkate alınmalıdır" dedi

Türk-İş Başkanlar Kurulu: “Kıdem tazminatı kırmızı çizgidir”

Türk-İş Başkanlar Kurulu 23’üncü dönem, 19’uncu toplantısını dün Samsun’da gerçekleştirdi. Toplantının ardından yazılı açıklama yayımlayan sendika, kıdem tazminatından kanun hükmünde kararname ile “kadro”ya alınan işçilerin durumuna; toplu iş sözleşmesinden sosyal güvenlik “reformu”na kadar pek çok başlığa değindi.

“Kıdem tazminatı mevcut haliyle devam etmelidir”

Kamuoyunun gündeminde tutulan ‘kıdem tazminatının fona bağlanması’ şeklinde özetlenebilecek tartışmalardan işçi rahatsızdır, tedirgindir, sıkıntılıdır. İşçilerin talebi çok açık ve nettir: Kıdem tazminatı mevcut haliyle devam etmelidir. Şimdi çalışmakta olan işçi kıdem tazminatında hangi haklara sahipse, ileride çalışacak işçi de aynı haklara sahip olmalıdır.  Kıdem tazminatının ödenmesinde mevcut sıkıntıların aşılması için çalışma yapılacaksa TÜRK-İŞ katkı sağlayacaktır.

İşçi için kıdem tazminatı oğlunun damatlığı, kızının gelinliği, kendisinin güvencesidir. İşçinin sığınabileceği son kaledir. Kırmızı çizgidir. 1 Mayıs alanlarında coşkuyla yankılanan “kıdemime dokunma” kararlılığı dikkate alınmalıdır.

“Yaşanan enflasyon karşısında yüzde 4’lük ücret zammı yetersiz kalmıştır”

Türk-İş Başkanlar Kurulu, “taşerona kadro” diye müjdelenen KHK’ye de değindi. Kamuda taşeron uygulamasının sona ermediğini, KİT’lerde ve bazı özel bütçeli kuruluşlarda çalışan taşeron işçilerinin kadro talebinin verilen sözlere rağmen tutulmadığının altını çizen Türk-İş “Geçici işçilerin sorunları da devam etmektedir. 696 sayılı KHK ile kadro verilen taşeron işçilerinin ücret, mali ve sosyal haklarıyla ilgili farklı uygulama ortadan kalkmamıştır. Yaşanan enflasyon karşısında yüzde 4’lük ücret zammı yetersiz kalmıştır. Türk-İş Başkanlar Kurulu, çözüm sağlamaya yönelik düzenlemelerin bir an önce yerine getirilmesini beklemektedir”  ifadelerine yer verdi.

“Yapılması düşünülen sosyal güvenli ‘reformunun’ bedeli işçi ve emekliye çıkarılmamalı”

Türk-İş, Sosyal Güvenlik Sistemi’nde geçmişte yapılan köklü değişikliklerin olumsuz etkilerinin bugün ortaya çıktığının altını çizdi. “Emekli aylıklarındaki gerilemeden, emeklilikte yaşa takılanlara kadar milyonlarca mağdur ortaya çıkmıştı” diyen Türk-İş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Yapılması düşünülen sosyal güvenlik ‘reformunun’ bedeli yine işçi ve emekliye çıkarılmamalıdır. Tamamlayıcı emeklilik olarak adlandırılan bireysel emeklilik sistemi zorunlu olmamalıdır. Tasarruf kararı kişilere bırakılmalıdır. Mevcut emeklilik şartları Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) talebi doğrultusunda yapılmıştır. Ülke ekonomisini IMF dayatmalarından kurtaran anlayışın emeklilik şartlarını da yeniden düzenlemesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

“Öncelik, başta ücretli çalışanlar olmak üzere toplumun dar ve sabitli kesimler olmalı”

İşsizlik ve başta gıda fiyatları olmak üzere yaşanan yüksek enflasyon, işçilerin çalışma ve geçim şartlarını olumsuz etkilemektedir. Ücretli çalışanların vergi yükü taşınamaz noktaya gelmiştir. Uygulanan ekonomik ve sosyal politikaların önceliği, başta ücretli çalışanlar olmak üzere toplumun dar ve sabitli kesimler olmalıdır.

“Grev aşamasına gelinmiştir”

Türk-İş, önümüzde aylarda yapılacak olan toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerine de değindi. Türk-İş, kamu işverenin, sendikaların ücret ve sosyal yardım artışlarıyla ilgili tekliflerine karşı teklif vermediğin,, hükümetten görüşme çağrısının gelmediğini kaydetti. Türk-İş, birçok işyerinde uyuşmazlık zaptı tutulduğunu, arabulucu safhasının bitmiş olduğunu belirterek “Grev aşamasına gelinmiştir. Bundan sonra izlenecek politika gelişmelere göre kararlaştırılacaktır” ifadelerini kullandı.

“‘Sendika seçme özgürlüğü’ne ilişkin engellemeler, baskılar kabul edilemez”

Türk-İş yayımladığı açıklamada, “sendika seçme özgürlüğü”nün Anayasa’nın 51. Maddesi’nde bir hak olarak düzenlendiğini belirterek “Bu hakkın kullanımına yönelik uygulamada ortaya çıkan engellemeler, baskılar kabul edilemez” dedi. Türk-İş “Baskı, tehdit, siyasetçilerden ve bürokratlardan güç alarak örgütlenme çalışması sendikacılık değildir. Sosyal hukuk devleti uygulamalarının her zeminde her zaman geçerli olması ve savunulması gereği açıktır” dedi ve işçinin özgür iradesiyle seçtiği sendikaya saygı duyulması çağrısı yaptı.

Türk-İş son olarak Yıldız Sunta AŞ işçilerinin yaşadığı mağduriyetler ile TÜPRAŞ’ta devam eden TİS görüşmelerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

Türk-İş Başkanlar Kurulu, Yıldız Sunta AŞ işçilerinin maruz kaldığı mağduriyetin giderilmesini, TÜPRAŞ ve benzeri işyerlerinde üye sendikalarımız tarafından işçilerin hak ve çıkarlarının korunması için uygulanan grevler ile örgütlenme ve toplu iş sözleşmesi sürecinde sürdürdükleri bütün meşru ve haklı eylemleri selamlamakta ve desteklemektedir.

Sendika.Org