Mersin Kadın Platformu, cinsel istismara maruz bırakılan 7 öğrenci için sokaktaydı

Mersin Kadın Platformu, bir ilkokulda öğretmeninin 7 öğrenciyi cinsel istismara maruz bırakmasına karşı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı

Mersin Kadın Platformu, cinsel istismara maruz bırakılan 7 öğrenci için sokaktaydı

Geçtiğimiz haftalarda Mersin’in Yenişehir ilçesinde bir ilkokulda, 7 öğrencinin bir öğretmen tarafından cinsel istismara maruz bırakıldığı haberi basında yer almıştı. Mersin Kadın Platformu, olaya ilişkin dün Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.

Açıklamada Türkiye’de son 15 yılda pek çok şeyin değiştiğine fakat değişmeyen tek şeyin çocuk konusundaki duyarsızlık ve politikasızlık olduğuna değinildi. Açıklamada, son yıllarda basında çocuklara yönelik şiddet ve istismar olaylarında ciddi bir artış olduğuna dikkat çekilerek, “Bu konudaki kamuoyu ve taleplere rağmen bir Çocuk Bakanlığı’nın kurulmamış olması da hükümetin çözüme yönelik politikasızlığını ve niyetini göstermektedir” denildi.

Ensar Vakfı’ndaki cinsel istismar ve Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çocuk yaştaki hamilelikler anımsatılarak hükümetin çözüm üretmek yerine olayları gizlemeye dönük bir tavır içerisine girdiği anımsatıldı. Mersin’in çocuğa yönelik cinsel istismar konusunda oldukça sıkıntılı bir il olduğu belirtilen açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

En yakın örnekler Tarsus’ta devletin gözetimindeki bir kuran kursunda imam tarafından yapılan istismar ile yine devlet okulundaki bir sınıf öğretmeninin istismarında,  içimizi acıtmasına rağmen istismarcıların korunmasına tanıklık ettik. Mahkeme kararına rağmen Tarsus’taki imamın tutuklanmaması, devlet okulundaki istismar olayında ise pek çok benzer olaydaki gibi gizlilik kararı verilmesi, çocukları korumaktan çok istismarcıyı koruyan kollayan bir yaklaşımı ortaya koymaktadır. İstismar suçlusu yetişkinlerin korunması istismar olaylarını arttıracağı gibi çocukları korumayarak, gerekli önlemleri almayarak, hatta teşvik edici siyaset dili ve hukuksal uygulamalarıyla hükümeti ve devleti de suçlu haline getirmektedir.

Hükümet Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı gibi her işe bakan yeni bir bakanlık kurarak kadınlara ve çocuklara yönelik ayrı bir çalışma yürütmek istemediğini ortaya koymuştur. İktidar çocuklarımızın eğitimini laik devlet okullarında değil, istismarlar ile gündeme gelen Ensar gibi vakıflara, kuran kurslarına, dini yurtlara emanet ederek geleceğini karartmak konusunda kararlı görünmektedir.

Bizler de laik eğitimden de çocuklarımızdan vazgeçmiyoruz. Devleti ve hükümeti gerek iç hukukun gereğini gerekse de uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülükleri yerine getirmeye çağırıyoruz.  “İyi hal indirimi” ve “çocuğun rızası” gibi akıl dışı erkeği aklama amacı taşıyan gerekçelerden vazgeçilmesini, istismarcıların hak ettiği cezayı istiyoruz. Bizler her işe bakan bir bakanlık değil, çocuğun haklarını koruyan ve geliştiren bir Çocuk Bakanlığının kurulmasını istiyoruz.

Bu ülke çocuklar için güvenli bir ülke haline gelene kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Çocuklar geleceğimizdir.

Sendika.Org