Haber-Sen: “Ferman padişahınsa kamu yayıncılığı halkındır”

Haber-Sen, TRT'de "istihdam fazlası personel" denilerek yapılmaya çalışan kıyıma karşı basın açıklaması yaptı

Haber-Sen: “Ferman padişahınsa kamu yayıncılığı halkındır”

Haber-Sen, genel merkez binasında TRT’nin şirketleştirilmesine, kamu yayıncılığından uzaklaştırılmasına ve “istihdam fazlası” denilerek basın emekçilerinin sürgün edilmesine tepki gösterdi. Basın açıklaması metnini Haber-Sen Merkez Yönetim Kurulu adına Haber-Sen Genel Başkanı Musa Özdemir okudu.

Özdemir, TRT’nin kanun hükmünde kararnameler (KHK) ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile kamu hizmeti anlayışından uzaklaştırıldığını belirtti. TRT Yönetim Kurulu’nun daha önce 15 günde bir toplandığını söyleyen Özdemir, bugünlerde 3 ayda bir toplandığını belirterek “genel müdürün aldığı kararları onaylayan noter”e dönüştüğünü kaydetti. Özdemir, bu toplantılarda ses kaydı alındığını ve bu kayıtların 10 yıl boyunca arşivlendiğini fakat 2018’den beri bu kayıtların alınmadığını belirtti.

“TRT tarihinin en büyük siyasi kadrolaşması yapılmaktadır”

TRT’nin kamu yayıncılığından çıkarıldığını belirten Özdemir, “Dış yapımlarla yandaşlarını zengin eden TRT’ye soruyoruz. Biz TRT emekçileri üretmek istiyoruz neden üreten TRT değil de tüketen TRT” diye sordu. Özdemir, 169 TRT emekçisinin “istihdam fazlası personel” olarak Devlet Personel Başkanlığı’na bildirildiğini, bunun yanı sıra TRT’ye de kurum dışından atamalar yapıldığını belirtti. Özdemir, “Madem bu kurumda fazla personel var, bu insanları neden TRT alıyor? Çok açık ve net. TRT tarihinin en büyük siyasi kadrolaşması yapılmaktadır. Ve yine TRT tarihinin en büyük emekçi katliamı yapılmaktadır” dedi.

“Siz yokken burada olan yayıncılar siz giderken de halkına hizmet etmeye devam edecek”

Esas hedefin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu olduğunu, güvencesizliğin dayatıldığını belirten Özdemir “Biz Haber-Sen olarak boyun eğmiyoruz, biat etmiyoruz” diyerek sözlerine şöyle devam etti:

Kamu hizmeti yayıncılığının bilincinde olan ve işinden emeğinden uzaklaştırılan TRT emekçileri bilmelidir ki; bir gün bu coğrafyada “Berlin’de hakimler var” diyebilme mücadelesini asla bırakmayacağız. Ve muhakkak geri döneceğiz. Çünkü haklıyız, kazanacağız.

KESK Haber-Sen olarak TRT emekçilerinin haklı mücadelesinde var olan yetkili ama sarı sendikaların yerine etkili sendika olarak gerek hukuksal gerek alan mücadelesini asla bırakmayacağımızın sözünü veriyoruz. Ve bu yayıncılık ihanetine ortak olanlara diyoruz ki siz yokken burada olan yayıncılar siz giderken de burada halkına hizmet etmeye devam edecek.

TRT yönetimine çağrımızdır. Kamu hizmeti yayıncılığından yana, yetişmiş, deneyimli, üretmekten yana olan emekçilerinin tasfiyesinden derhal vazgeçmelidir. Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilen 169 İFP listesine TRT yönetimi derhal geri çekmeli ve hukuksuzluğa son vermelidir. Bizler Haber-Sen olarak şirketleşen bir TRT değil, emeği sömüren bir TRT değil, tarafsız ve halka hizmet eden bir TRT istiyoruz.

TRT emekçilerinin geleceğini karartmaya çalışanlara son sözümüz: “Ferman padişahın ise TRT halkındır” yaşasın özerk, demokratik, katılımcı TRT mücadelemiz.

Söz alan KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, “kadro fazlası” söyleminin gerçek olmadığına dikkat çekerek KESK’in ve Haber-Sen’in tüm TRT çalışanlarının haklarını savunacağını kaydetti.

Ses sanatçısı Tarım Bakanlığı’na sürgün edildi

Bozgeyik’in ardından TRT çalışanları söz aldı. Ses sanatçısı Elif Doğan, emeklilik teşvikinin bir rüşvet olduğunu söylediğini ve bu nedenle de Tarım Bakanlığı’na sürgün edildiğini kaydetti. Doğan, “Öleceksem de bu onurla ölürüm, kalacaksam da bu onurla kalırım” dedi.

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olan Arzu Balkız ise TRT’de 18 sene boyunca çalıştığını belirtti. Balkız, 44 bölümlük bir belgeseli 14 bin TL’ye çektiğini fakat kurum dışına yaptırılan 50 dakikalık tek bölümlük bir belgesele 200 bin TL’ye yakın para ödendiğini kaydetti.

Sendika.Org/ Ankara