Barolardan gerekçeli karara tepki: “YSK’deki 7 üyenin talimatlarla hareket ettiği ortada”

YSK'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptaline ilişkin gerekçeli kararını açıklamasının ardından Adana ve İzmir barolarından açıklama geldi. Açıklamalarda kararın hukuki bir dayanağının olmadığının altı çizilerek seçmen iradesinin gasp edildiği söylendi

Barolardan gerekçeli karara tepki: “YSK’deki 7 üyenin talimatlarla hareket ettiği ortada”

Yüksek Seçim Kurulu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptaline ilişkin gerekçeli kararını dün yayımladı. Gerekçeli kararın ardından İstanbul Barosu, emek-meslek örgütleri ve kuruluşlarla birlikte ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada YSK kararının içeriğinin hukuki temellerden yoksun olduğunun altı çizildi.

“YSK’deki 7 üyenin talimatlarla hareket ettiği ortaya çıktı”

Karara ilişkin Adana Barosu, yazılı açıklama yayımlayarak, “gerekçeli kararın millet iradesinin cezalandırıldığının tescili olduğunu” belirtti. Küçük, YSK’nin AKP’nin “oylar çalındı” iddiasını reddetmiş olduğunun altını çizerek “Kararın hiçbir yerinde siyasi iktidarın ve adayının iddia ettiği gibi ‘çalmak’ sözcüğü yer almıyor. Ayrıca seçim iptalinin Anayasa’ya aykırı olduğuna dair net olarak muhalefet şerhi var” dedi.

YSK’nin seçimi 754 sandık kurulu başkanın kamu görevlisi olmaması gerekçesiyle iptal etmiş olduğunu vurgulayan Küçük, “Bunun seçim sonucuna etki ettiğine dair tek bir somut tespit bulunmuyor. Bu sudan bahaneler seçimlerin iptalini gerektirir mi? 250 sayfalık gerekçeli karar göre cevap, hayır. Bu karar Türk hukukunun tarihinin utanç vesikasıdır” dedi.

Küçük şunları söyledi:

Sonuçta millet iradesi gasp edilmiştir. Ve oy kullanan yurttaşlarımız cezalandırılmıştır. Yüksek Seçim Kurulu’ndaki 7 üyenin hukukla uzak yakın alakalarının olmadığı, birtakım talimatlarla karar verdikleri ortaya çıkmıştır. Gerekçesi olmayan “gerekçeli karara” imza attıkları için hukukun işlediği bir ülkede görevden alınıp, soruşturma açılmalıdır!

“Yargı kendisine verilen yetkiyi kötüye kullandı”

İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel de baronun resmi web sitesinden açıklama yayımladı. Yücel, YSK kararının 250 sayfa olduğuna dikkat çekerek “Öncelikle belirtilmelidir ki, hiçbir çağdaş hukuk devleti yargı organında benzerine rastlanmayan bu söz kalabalığının esas nedeni, gerekçeli kararı, yine bu kararın adilliğini sorgulayacak esas merci olan yurttaşların bilgisinden kaçırmak isteğidir” dedi.

Yücel, sandık kurulunda kamu görevlisi olmayanların “tam kanunsuzluk” sayıldığını vurgulayarak, “Zira tam kanunsuzluk halinin oluşması için seçmen iradesinin sakatlanması gerekmektedir. Oysa seçim kurullarının yaptığı bir hatadan dolayı, bunda hiçbir kabahati olmayan seçmenlerin oylarını yok saymak, hukuken kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Kısa kararda olmayan gerekçelerin gerekçeli kararda yer aldığına dikkat çeken Özkan, “Kısa karar, hüküm niteliğinde olup, gerekçeli kararın hükümle uyumlu olması gerekir “dedi. Özkan, 16 günün ardından gelen gerekçeli kararda hiçbir hukuki gerekçenin ortaya konmadığının altını çizdi ve şunları söyledi:

Kesin hüküm niteliğinde olan kısa kararının arkasında duramayan YSK, görülmektedir ki bu süre zarfında yeni gerekçeler aramış, ilk kararında gündeme getirilmeyen konuları gerekçeli kararına eklemiş ve bu nedenle açık şekilde milletin kendisine verdiği yargı yetkisini kötüye kullanmıştır.

YSK’nin verdiği bu karar,  önümüzdeki yıllarda hukukun yüz karası olarak hukuk fakültelerinde ders olarak okutulacak cinstendir. Bu kararı veren “yargıçlar” tarih önünde kendilerine biçilmiş rolü oynamış ve önlerine gelen fırsatı teperek,  sonraki nesillere açıklayamayacakları bir hukuk garabetinin altına imza atmışlardır.

Karara karşı oy veren Yüksek Seçim Kurulu üyeleri başta olmak üzere,  kısa karar açıklandıktan bu yana, yasaların kendilerine yüklediği görevleri layıkıyla yerine getiren tüm hukukçuları kutluyoruz. Bu ülkenin yetiştirdiği bağımsız, fikri ve vicdanı hür meslektaşlarımızla gerçek bir hukuk devletini yaratacağımız günler yakındır. Millet iradesinin tecelli edeceği 23 Haziran seçimlerinde yurttaşlarımızın “Tarih önünde hükümsüz” olduğunu ilan ettiğimiz bu  “kararı” tarihin çöplüğüne yollayacaklarına inancımız tamdır. Söz konusu hukuk garabetini yaratan kimseler ise verdikleri bu kararın utancını ölene dek boyunlarında taşıyacaklardır.

Yücel’in açıklamasının tamamına ulaşmak için buraya tıklayın.

İlgili haberler:

Sendika.Org