Akçay: “23 Haziran’a kadar kredi genişlemesi zor, daralmanın ve işsizliğin artması kaçınılmaz”

Kredi genişlemesi yoluyla 2016’da işareti verilen ekonomik krizin 2018’e kadar ötelenebildiğini anımsatan Ümit Akçay, gelinen noktada kredi çöküşünün başladığını söyledi, “23 Haziran'a kadar yeni bir kredi genişlemesi dönemi yaşanması oldukça zor. Bu durumda, ekonomik daralmanın derinleşmesi ve işsizliğin artmayı sürdürmesi kaçınılmaz bir hal alıyor” dedi

Akçay: “23 Haziran’a kadar kredi genişlemesi zor, daralmanın ve işsizliğin artması kaçınılmaz”

Mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede sermaye çevreleri tarafından beklenen “acı reçete” programının bir türlü açıklanmamasının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesinin işareti olduğunu söyleyen ekonomi yazarı Ümit Akçay, 23 Haziran’a giden süreçte de iktidar koalisyonunun yumuşak karnının ekonomik kriz olduğunu belirtti.

Kriz Notları sayfasındaki yazısında kredi temelli büyüme modeli ve bu modeli biçimlendiren bağımlı finansallaşmanın iktidarlara krizleri zamana yayma olanağı tanıdığını belirten Akçay, 2016’da işareti verilen kriz sinyallerinin kamu bankalarının aktif kullanılması, Kredi Garanti Fonu uygulaması vesilesiyle ötelenebildiğini hatırlattı.

2016’dan bugüne kredi çöküşünün net biçimde görülebildiğini, 31 Mart seçimleri sonrası yeni bir çöküşün başladığını ifade eden Akçay, 23 Haziran’a kadarki süreci şöyle değerlendirerek yazısını tamamladı:

Kısacası, 23 Haziran’a kadar yeni bir kredi genişlemesi dönemi yaşanması oldukça zor. Bu durumda, ekonomik daralmanın derinleşmesi ve işsizliğin artmayı sürdürmesi kaçınılmaz bir hal alıyor. Bu ortamda iktidar koalisyonunun İstanbul seçimlerini kazanması, neredeyse bir mucize olacaktır.

Tabii ki, seçmen iradesinin sandığa sağlıklı bir şekilde yansıyabileceğini varsayıyorum. Bu yol tıkanırsa, krizin neleri tetikleyebileceğini öngöremeyeceğimiz bir alana girebiliriz.

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

Sendika.Org