Kitap | Gazetecileri “sınıf” ile tartışmak: Gazeteciler ve Proleterleşme

"Elinizdeki kitap, medyadaki dönüşüm sürecini, gazeteciyi merkeze alarak çözümlüyor; bu ayırt edici özelliği ile de medya çalışmaları alanında öncülük sıfatını başarıyla üstlenmiş bulunuyor."

Kitap | Gazetecileri “sınıf” ile tartışmak: Gazeteciler ve Proleterleşme

Çağrı Kaderoğlu Bulut’un hazırladığı “Sınıfın Sınırlarında: Gazeteciler ve Proleterleşme” kitabı Notabene Yayınları’ndan çıktı. Kaderoğlu Bulut, kendi alanında Türkiye’de gazeteciler üzerine yapılmış en kapsamlı saha araştırmasının verileriyle, çalışma koşulları ışığında “orta sınıf” kavramını tartışıyor. Kaderoğlu Bulut, gazetecilerin yaşadığı proleterleşmenin örüntü ve evrelerinin analizine de yer veriyor. Basının gelişim sürecinde gazetecilerin ve gazeteciliğin dönüşümünü de ele alan kitapta gazetecilerin emek süreci, gündelik hayat ve örgütlenme deneyimleri çözümleniyor.

Arka Kapak

20. yüzyılın düşleri süsleyen profesyonel meslekleri, 21. yüzyılın ilk onlu yıllarında yerlerde sürünüyor. Mesleklerdeki değersizleşme tartıya vurulsa, eminim ilk sıra, açık ara farkla gazeteciliğin olurdu. Zira inişe geçtiği nokta, bir hayli yüksekti. Gazetecilik; belli bir diplomadan bağımsız şekilde, toplumsal tabakalaşmanın hemen her çeperine açık bir meslek olarak, her seviyedeki iktidar ilişkilerinin tüm faillerini haber konusu yapabilme olanağına sahipti. Basının gücü ve kurumsallaşması 20. yüzyılın son çeyreğinde en üst seviyeye eriştiğinde, neoliberal programın gereklerine uygun bir şekilde mülkiyet yapısı ve işin örgütlenmesindeki dönüşüm de başlamış oldu.

İşte elinizdeki kitap, medyadaki dönüşüm sürecini, gazeteciyi merkeze alarak çözümlüyor; bu ayırt edici özelliği ile de medya çalışmaları alanında öncülük sıfatını başarıyla üstlenmiş bulunuyor.

Gazeteciler, bu çalışmada, neoliberal dönüşümün sonuçlarına tabi edilgen varlıklar olarak resmedilmiyorlar; aksine, toplumsal sınıf ilişkileri içindeki nesnel yerleri ve sahip oldukları mücadele kapasitesi ile kendi tarihlerinin yapıcıları olarak kavranıyorlar. Kavramsal düzlemdeki varlıkları, “Ankaralı gazeteciler” şahsında ete kemiğe bürünüyor; meşakkatli saha çalışmasının sonuçları; emek süreci, gündelik yaşam ve örgütlenme deneyimleri olarak analiz ediliyor.

Gazeteciliği; tarihsel bakımdan kapsamlı ve derinlikli, kuramsal bakımdan eleştirel ve açıklayıcı, olgusal bakımdan da zengin bir içerikle çözümleyen bu eser, hem Gazetecilik hem de Sosyal Sınıf çalışmaları için vazgeçilmez bir başvuru kaynağıdır.

Metin Özuğurlu

Sendika.Org

WP-Backgrounds by InoPlugs Web Design and Juwelier Schönmann