Devletin malı deniz: Kılavuzluk ve römorkörlük işinde rant ağları örülüyor

Saray’ın kamu kaynakları etrafına yandaş sebili kurma politikası, kılavuzluk ve römorkörlük hizmetinin özelleştirilmesine dönük yönetmelik düzenlemelerinde de kendisini gösterdi. Şirketler yönetmeliğe göre değil, yönetmelikler şirketlere göre şekillendirildi

Devletin malı deniz: Kılavuzluk ve römorkörlük işinde rant ağları örülüyor

Saray-AKP iktidarının nerede bir kamu kaynağı varsa oraya bir yandaş sebili dikerek kurduğu rant ilişkilerinin son örneği kılavuzluk ve römorkörlük işinde yaşanıyor.

Kılavuzluk ve römorkörlük hizmetlerinin özelleştirilmesine yönelik adımları daha önce de gündeme getiren Gazete Duvar yazarı Bahadır Özgür, bu alanda yapılan yönetmelik değişikliklerine dikkat çekerek sektördeki gelişmeleri aktardı.

Yönetmelik değişikliği sonrası ilginç bir şirket

Bahadır Özgür’ün aktarımı şöyle:

  • Türkiye’nin en büyük özel kılavuzluk şirketi Deniz Kılavuzluk AŞ’dir. Bu şirket, yeni yönetmelik yayımlandıktan bir ay sonra, 5 milyon TL sermayeli Anadolu Kılavuzluk AŞ adıyla kurulan yeni bir şirkete ortak oldu. Şirketin diğer ortakları Hamdi Safi, Selahattin Aydın ve Musa Şeneloğlu idi.
  • Şirketin 3 milyon TL sermayeye denk gelen A grubu hissesi Deniz Kılavuzluk AŞ’nin üzerine kaydedildi. 2 milyon TL sermayeye denk gelen B grubu hisseler, 1 milyon 20 bin TL’si Hamdi Safi, 580 bin TL’si Musa Şeneloğlu, 400 bin TL’si de Selahattin Aydın üzerine kayıtlı olmak üzere bölüşüldü.
  • Ticaret Sicil Gazetesi’nin 8 Şubat 2019 tarihli 9763 sayılı nüshasında şirket kârının %75’inin hisselerin %40’ına sahip B grubu hisse sahiplerine, %25’inin ise %75 pay sahibi Deniz Kılavuzluk AŞ’ye verileceği kaydedildi.

Rant ağlarını örüyor

Peki bu ilginç ortaklığa imza atan isimler kimlerdi? Özgür aktarmaya şöyle devam etti:

  • Hamdi Safi: Safi Holding’in sahibi. Safi Yapı Sistemleri adıyla 1965’te kurduğu şirketin ilk işi kömürcülüktü. Safi Kömür markasıyla satış yaparken 1995’te ithal kömür işine girdi. Bugün Rusya’dan yılda 2,2 milyon ton kömür ithal ediyor. 2000’li yıllarda hafriyat işleri sayesinde büyümesini hızlandırdı. Asıl atağını Safi Gemi İşletmeciliği’ni kurup 2014’te özelleştirilen TCDD’ye ait Derince Limanı’nı 543 milyon dolara almasıyla yaptı. Ancak parayı süresinde ödemedi. Buna karşın ihale iptal edilmedi ve bir yıl sonra para ödenince limanı devraldı. Safi Holding, yakın zamanda kamuoyunda çok tartışılan bir başka ihalede daha göründü; 25 Haziran 2018’de 528 milyon liraya Çorum Şeker Fabrikası’nı satın aldı. Kendisi aynı zamanda Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Geliştirme Vakfı Mütevelli Heyeti üyesi.
  • Musa Şeneloğlu: Safi Yapı Sistemleri’nin muhasebe müdürü.
  • Selahattin Aydın: Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Belediye Başkanlığı döneminden mesai arkadaşı, Beltur şirketinin eski genel müdürü.

Hangi ihtiyaç?

Bahadır Özgür yazısını şu sorularla tamamladı:

Tersaneler ve limanlar hariç sadece İstanbul ve Çanakkale boğazlarındaki kılavuzluk gelirinin yıllık 330 milyon lirayı bulduğu düşünülürse, denizcilik sektörünün bu önemli hizmetini düzenleyen değişiklikler hangi ihtiyacın ürünü olarak yapıldı?

Aynı dönemde sektördeki dengeleri değiştirecek yeni bir şirketin kurulması tesadüf mü?

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

Sendika.Org

WP-Backgrounds by InoPlugs Web Design and Juwelier Schönmann