ÇHD ve HHB davası: 18 avukata 159 yıl hapis cezası

Çağdaş Hukukçular Derneği ve Halkın Hukuk Bürosu üyesi avukatların yargılandığı davada mahkeme beyanları almadan kararını açıkladı, 18 avukata toplam 159 yıl 1 ay 30 gün hapis cezası verdi

ÇHD ve HHB davası: 18 avukata 159 yıl hapis cezası

Çizim: Murat Başol / twitter.com/murattbasol

KHK ile kapatılan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) üyesi 6’sı tutuklu 20 avukatın “terör örgütü yöneticiliği” ve “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davaya 3. gününde de devam edildi.

Evrensel’den Cansu Pişkin’in haberine göre, İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri hapishane kampüsünde görülen duruşmada mahkeme tutuklu avukatların ve müdafilerinin esasa ilişkin beyanlarını dinlemeden hükmünü açıkladı.

Tutuksuz sanıklardan Ahmet Mandacı, Zehra Özdemir, Ayşegül Çağatay, Yağmur Ereren, Didem Baydar Ünsal, Yaprak Türkmen’in Türk Ceza Kanunu’nun 314-3, 227-2 maddeleri uyarınca “örgüte bilerek isteyerek yardım etme” suçundan cezalandırılmasına karar verildi.

Ahmet Mandacı ile Zehra Özdemir’in duruşmada hazır bulundukları gerekçesiyle cezalarında 6’da 1 oranında indirim yapılarak ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapisle cezalandırılmalarına, tutuklu kaldıkları sürenin cezadan düşülmesine ve yurtdışına çıkış yasağı uygulanmasına hükmedildi.

Mandacı hakkındaki ev hapsi uygulaması ile Özdemir hakkındaki imza verme adli kontrol tedbiri kaldırıldı. Çağatay, Ereren, Baydar Ünsal ve Türkmen’in cezalarında ise indirim uygulanmayarak dördü de ayrı ayrı 3 yıl 9 ay hapisle cezalandırıldı.

Dosyada firari sanık olarak bulunan Oya Aslan ile Günay Dağ’ın savunmalarının alınmamış olması nedeniyle dosyalarının ayrılmasına ve yargılamanın açık kalmasına hükmedildi.

Diğer sanıklardan Barkın Timtik hariç hepsi, TCK’nın 314-2 maddesi uyarınca “örgüt üyeliğinden” cezalandırılmalarına karar verildi.

Barkın Timtik’e TCK’nın 314/1 maddesi uyarınca “örgüt kurmak ve yönetmek” suçundan 18 yıl 9 ay hapis ve tutukluluğunun devamına, Özgür Yılmaz’a 13 yıl 6 ay, yakalama kararı çıkarılmasına, Ebru Timtik’e 13 yıl 6 ay ve yakalama kararı çıkarılmasına, Behiç Aşçı’ya 12 yıl ve tutukluluğunun devamına, Şükriye Erden’e 12 yıl hapis ve yakalama kararı çıkarılmasına, Selçuk Kozağaçlı’ya 11 yıl 3 ay hapis ve tutukluluğunun devamına, Engin Gökoğlu’na 10 yıl 6 ay hapis ve tutukluluğunun devamına, Aytaç Ünsal’a 10 yıl 6 ay hapis ve tutukluluğunun devamına, Süleyman Gökten’e 10 yıl 6 ay hapis ve yakalama kararı çıkarılmasına, Ayçan Çiçek’e 9 yıl hapis ve tutukluluğunun devamına, Naciye Demir’e 9 yıl hapis ve yakalama kararı çıkarılmasına, Ezgi Çakır’a 8 yıl hapisle cezalandırılmasına hükmedildi.

Çakır’ın küçük çocuğu olduğu ve eşinin firari sanık olması sebebiyle hakkında ev hapsi uygulanmasına hükmedildi.

Avukatların yokluğunda beyanlar dinlendi

Duruşmaya tutuklu avukatlar ve müdafileri katılmadı. Tutuksuz yargılanan avukatlardan Ahmet Mandacı ve Zehra Özdemir’in hazır bulunduğu duruşmada, 100’ü aşkın jandarma görevlisi vardı. Duruşmayı izleyenler arasında sanık yakınlarının yanı sıra Avrupa Demokrat Avukatlar Birliği (AED), Dünyada İnsan Hakları ve Demokrasi İçin Avrupalı Avukatlar Birliği’nden (ELDH) avukatlar ile İtalya, Belçika, Almanya, Fransa ve Yunanistan’dan avukatları ile Uluslararası Af Örgü Türkiye Kampanyaları Koordinatörü Milena Buyum izledi.

Üçüncü blok duruşmalarının ikinci gününde (19 Mart) mahkeme, esasa ilişkin beyanların alınması için duruşmayı bugün saat 10.00’a bırakmıştı.

Mahkeme başkanı Akın Gürlek, saat 10.37 olmasına rağmen tutuklu sanıklar ve avukatlarının salona gelmediğini zapta geçirdi. Başkan Gürlek daha sonra, tutuksuz sanıklar Ahmet Mandacı ve Zehra Özdemir’e esasa ilişkin beyanlarını sordu.

Avukatının aynı zamanda eşi olduğunu ve hamileliği sebebiyle rapor alarak duruşmaya katılamadığını belirten Mandacı, esasa ilişkin bu aşamada savunma yapamayacağını söyledi. Mandacı, dünkü taleplerini tekrarladı ve ev hapsinin kaldırılmasını istedi.

Tutuksuz avukatlardan Zehra Özdemir de, dünkü duruşmada mahkemenin, avukatı Bahattin Özdemir’i kısıtladığını hatırlattı ve avukatının yokluğunda esasa ilişkin savunma yapamayacağını ifade etti. Özdemir, haftada iki gün imza atma yükümlülüğünün kaldırılmasını talep etti.

Son sözleri sorulan Mandacı ve Özdemir, “Avukatlarımız eşliğinde savunma yapmak isterdik” diyerek beraat istedi. Mahkeme kararını açıklamak üzere duruşmaya 12.00’a kadar ara verdi.

Öte yandan avukatlar dün heyetin reddini istemiş ancak mahkeme heyeti bu talebi reddetmişti. Avukatların, heyetin, reddi hakim talebini geri çevirmesi üzerine bir üst mahkeme olan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz ettikleri öğrenildi.

Sendika.Org