Antik Yunan ve Roma’nın en güçlü 5 kadını – Mary Beard* & Andrew Shore

Antik dünyadaki 5 ünlü kadın figür; Amazon kraliçesi Penthesilea, Vesta Bakiresi, Yunan tanrıçası Athena, Mısır kraliçesi Kleopatra ve adsız Romalı kadın bize ne anlatıyor?

Amazon kraliçesi Penthesilea

Amazonlar, savaşçı kadınlardan oluşan vahşi bir ırktı. Yunanlılar, sadece kadınlardan oluşan bu ırkın Yunan dünyasının kuzey sınırlarında bir yerde yaşadığına inanıyordu. Bu ırk tamamen efsane olsa da Yunan erkeklerinin ödünü koparmaya yetiyordu ve daima eril uygarlık karşısında ölümcül bir tehdit olarak yansıtılıyordu. Yunan hikayeleri, Yunanlılar ve Amazonlar arasındaki çarpışmalar ve bu tehlikeli dişi kuvvet üssünün nihayetinde nasıl tarihe karıştığı ile ilgili rivayetlerle doluydu. Kadınlar ya savaşta mağlup edilmeliydi ya da sonunda yoldan çıktıklarını fark edip, Yunan erkeklerle evlenmeyi seçtiklerinde yatak odasında “baş eğdirileceklerdi”. MÖ 6. yüzyıla ait, Atina yapımı testide, her iki ihtimal de ima edilmiş. Testide mitolojik kahraman Aşil’in, Amazon kraliçesi Penthesilea’yı öldürmesi resmedilmiş. Derler ki, tam da öldüğü an çift birbirine aşık olmuş. Çok geç…

Exekias imzalı, siyah desenli amfora (şarap testisi). MÖ 530-525 Attika, Yunanistan’da yapılmış; Vulci, İtalya’da bulunmuş.

Vesta Bakiresi

Antik dünyada oldukça az sayıda kadın, güçlü toplumsal bir role sahiptir. MS 2. yüzyıldan kalma bu büst, bunu gerçekleştirenlerden birini gösteriyor. O, Roma Forumu’ndaki tapınaklarında şehrin kutsal kalbini korumak gibi önemli bir görevleri olan, Vesta Bakireleri olarak bilinen rahibelerden biri. Karşılığında onlara bir dizi ayrıcalık tanındı; tiyatroda ön sıradan koltuktan hükümlü suçluları serbest bırakmaya ve şehir çevresinde özel ulaşım düzenlemelerine kadar. Ancak bu ayrıcalıkları elde etmek oldukça zordu. Bakire kalma zorunluluklarının yanı sıra, kutsal kalpteki ateşin asla sönmemesini sağlamakla yükümlüydüler. Eğer sönerse bu devletin tehlikede olduğunun ve Vesta’larda birinin artık bakire olmadığının bir göstergesiydi. Ve cezası canlı canlı yakılmaktı.

Bir Vesta Bakiresi’nin mermerden başı, MS 2. yüzyıl, Roma.

Tanrıça Athena

Athena, bilgeliğin, bükme ve eğirmeden yön bulmaya insan aklının gerektirdiği her şeyin tanrıçasıydı. Atina şehrine özel koruma sağlayan tanrıçaydı (Atina Akropolü’nün üzerindeki meşhur Partenon tapınağı, Athena’ya atfedilmiştir). Ancak ortalama bir Atinalıya göre ne kadar dişi göründüğünü söylemek zor. MÖ 6. yüzyıldan kalma bu Atina testisinde görebileceğiniz üzere, o bir savaşçıydı. (Tuhaf Amazonları bir yana bırakacak olursak, klasik Yunan dünyasında savaşmak erkeklerin işiydi.) Kadınların devlet için bebek yapmak zorunda olduğu bir zamanda, bir bakireydi ve üstelik kendisini de bir kadın doğurmamıştı, tanrı Zeus’un kafasından çıkmıştı. Yunancada “dişi” sözcüğü düşünüldüğünde, kesinlikle olumlu bir dişi rol model değildi.

Siyah desenli Panathenaik amfora, tanrıça Athena’yı gösteriyor. MÖ 565-560, Attika, Yunanistan’da yapılmış.

Mısır kraliçesi Kleopatra

Kleopatra (VII) dünya tarihindeki en meşhur kadınlardan birisi: Mısır kraliçesi, (çocuğunun babası) Jül Sezar’ın ve Mark Antony’nin aşkı. (Kleopatra ve Mark Antony’nin aşkı William Shakespeare tarafından ölümsüzleştirilmiştir; Elizabeth Taylor ve Richard Burton aşkının lafı dahi olmaz.) Antik Yunan ve Roma’nın kalbinin attığı yerin uzağında isimlerine güç atfedilen kraliçeler ve prensesler var. MS. 1. yüzyıla ait bu sikkede, Kleopatra, portresinin etrafındaki sözcüklerde “kraliçe” ve “tanrıça” olarak tanımlanıyor. Ancak ne denli bağımsız bir güce sahip olduğunu saptamak zor. Önde gelen bir Romalı adamın partneri olarak gösteriliyordu. Bu eşitlik miydi? Yoksa onların piyonu muydu? Ya da onlar mı Kleopatra’nın piyonuydu?

Mark Antony ve Kleopatra’nın gümüş tetradrahmi sikkesi. MÖ 36’da Suriye’de basılmış.

Adsız Romalı kadın

Zengin ya da ünlü olmayan, mitolojik kadın kahraman ya da insanüstü tanrıça olmayan antik kadınları da unutmamak önemli. Bu Romalı kadın, MS. 2. yüzyılın başlarında yaşadı. Adı bir yana, hayatında ne yaptığını dahi bilmiyoruz. (En altta geçmişinin yazılacağı tabla boş bırakılmış). Ancak mezarında aşk tanrıçası Venüs kılığında gösterilecek kadar önemliydi. (Venüs sıklıkla yarı çıplak, elinde güvercin ve palmiye dalı tutarken gösterilirdi.) Yas tutan kocası ya da anne babası için o bir tanrıçaydı.

Bir kadının muzaffer Venüs olarak resmedildiği mezara ait mermer rölyef. MS 100-120, Roma.

*Mary Beard, Cambridge Üniversitesi Klasik Çalışmalar Profesörü

[British Museum Blog’daki İngilizce orijinalinden Deniz Özge Gürsu tarafından Sendika.Org için çevrilmiştir.]

WP-Backgrounds by InoPlugs Web Design and Juwelier Schönmann