“2018 yılında İstanbul’da en az 226 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti”

İstanbul İSİG Meclisi'nin yayımladığı rapora göre 2018 yılında İstanbul'da en az 226 işçi yaşamını iş cinayetleri sonucunda kaybetti

“2018 yılında İstanbul’da en az 226 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti”

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin yayımladığı raporda yer alan verilerin yüzde 38’i ulusal ve yerel basından, yüzde 62’si ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri ve sendikalardan öğrenilen bilgilere dayanılarak hazırlandı.

İstanbul’da yıllara göre iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçi sayıları şöyle:

  • 2013 yılında en az 96 işçi,
  • 2014 yılında en az 198 işçi,
  • 2015 yılında en az 142 işçi,
  • 2016 yılında en az 262 işçi,
  • 2017 yılında en az 230 işçi,
  • 2018 yılında en az 226 işçi.

Raporda 2013 yılı sayısının görece daha düşük görünmesinin nedeninin İSİG Meclisi’nin o dönemde veri toplama kanallarının kısıtlı olmasından kaynaklandığı aktarıldı. Ayrıca raporda OHAL sürecinde iş cinayetlerinin arttığına dikkat çekilerek “Bu artışın temel nedenini 3. Havalimanı inşaatı sürecinde sembolize edebileceğimiz işçi sınıfına dönük bakı süreci oluşturuyor. İşçiler hak arayamıyor, iş bırakamıyor, görece daha güvenceli olan sendikalı işçiler dahi ‘şu mankine güvenli değil, çalşmayacağım’ diyemiyor. Diğer neden ise içinde bulunduğumuz ekonomik krizin etkileri. İşçilerin çalışma koşulları daha da kötüleşiyor, en basit iş güvenliği önlemleri alınmıyor, çalışma saatleri artıyor, iki işçinin yapacağı işi bir işçi yapıyor. İşsizlik korkusu da cabası” ifadelerine yer verildi.

İstanbul’un Türkiye’de en çok iş cinayetinin yaşandığı şehir olduğuna dikkat çekilen raporda “Şehrimizde sigortalı sayısına göre işçi ölümüne bakmak bir anlam ifade etmemektedir. Çünkü İstanbul’un nüfusu dahi tam olarak bilinmemektedir, gerek iç göçün ve gerekse dış göçün boyutları devasa durumdadır” değerlendirmesi yapıldı.

İnşaat işkolundaki ölümlerin 5’te 1’i İstanbul’da yaşandı

Raporda iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımına ilişkin veriler ve değerlendirmeler ise şöyle:

  • Türkiye’deki işçi ölümlerinin dörtte birini tarım işkolu oluştururken İstanbul’da tarım işkolunda ölüm yok gibidir (üç balıkçı ölümü var).
  • İstanbul’daki iş cinayetinin yaşandığı işkollarındaki toplam ölümlerin 5’te 2’si yapı ve inşaat işkollarında yaşandı. Diğer yandan inşaat işkolunda Türkiye’deki inşaat işkolundaki ölümlerin 5’te 1’i İstanbul’da yaşanmakta. Bu duruma ilişkin “Bu anlamda şehrimiz şantiye alanı haline gelmiştir ve iş cinayetlerine karşı mücadelede inşaat işkolu önplandadır” değerlendirmesi yapıldı.
  • Taşımacılık, ticaret/büro, belediye/genel işler işkollarının yapı ve inşaatı takip ettiği belirtilen raporda “Ancak bu işkolların özgül durumları vardır. Taşımacılıkta transit geçen şoförler, ticaret/büro işkolunun karma bir işkolu olması (artı esnafların da içinde olması) ve belediye/genel işler işkolunun ise özellikle sokakta çalışan işçiler dolayısıyla iki işkolu anlamı taşıması iş cinayetlerinin fazla olmasına neden olmaktadır” ifadelerine yer verildi.
  • “Gıda, metal, tekstil, kimya, enerji, tersane, sağlık… işkolları mutlaka İstanbul’da İSİG mücadelesinin diğer sac ayaklarını oluşturmalıdır.”

İş cinayetlerinin 3’te 1’i yüksekten düşme sonucundan yaşanıyor

Raporda İstanbul’daki iş cinayetlerinin 3’te 1’inin yüksekten düşme sonucunda gerçekleştiği belirtilerek “Çalışma Bakanlığı ile Türkiye İnşaat İşveren Sendikası arasında, Cumhurbaşkanlığı’nın ikinci 100 günlük icraat programı kapsamında, ‘Yüksekte Güvenli Çalışma Kampanyası’ hayata geçiriliyor. Kimsenin haberi olmayan bu proje kapsamında sermayeye 40 milyon TL aktarılacak. Yüksekte çalışma nedenli ölümlerin en az olduğu kış aylarına denk getirilmesi de ayrı bir konu” denildi.

Uzun, yoğun ve fazla çalışma, sonuç: Kalp krizi ve beyin kanaması

Kalp krizi, beyin kanaması nedenli ölümler ise Türkiye ortalamasından yüzde 50 fazla. Raporda bu durumun uzun, yoğun ve fazla çalışmanın bir sonucu olduğu aktarıldı ve beyaz yakalı işçiler açısından da özel olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altı çizildi.

“Kadın işçi ölümleri yeterince bilinmiyor veya ‘iş cinayeti’ kapsamında görülmüyor”

İş cinayetlerinde ölen işçilerin yüzde 4’ü kadın, yüzde 96’ı erkek. Raporda bu duruma ilişkin “Kadın işçi ölümleri yeterince bilinmiyor veya ‘iş cinayeti’ kapsamında görülmüyor. Daha çok trafik kazası, kalp krizi-ecel deniyor ya da erkek şiddeti içinde bu yönü görülmüyor. Diğer yandan kadınların kayıtdışı çalışma oranının yüksekliği de alanı görünmez kılıyor” denildi.

İstanbul’da tarım sektörünün olmadığı ve bu nedenle çocuk işçi ölümlerinin az olduğu kaydedildi. İş cinayetlerinde ölen işçilerin 5’te 1’inin 18-27 yaş aralığındaki genç işçiler oluşturuyor. 4’te 1’ini ise 50 yaş üzerinde. Bu duruma ilişkin raporda “Sigortaların tam yatırılmaması sonucu eksik prim ödenmesi, emeklilikte yaşa takılma (EYT) ve bu nedenle çalışma zorunluluğu ile bireysel emeklilik sistemi (BES) sorunlarının önemli bir gündem maddesi yapılması gerekliliğini getiriyor. Özellikle inşaatlarda bu sorun daha da yakıcı” değerlendirmesine yer verildi.

Türkiye’de ölen göçmen işçilerin yüzde 22’s İstanbul’da yaşıyordu

İş cinayetlerinde ölen göçmen/mülteci işçilerin 8’i Afganistanlı, 4’ü Suriyeli, 4’ü Türkmenistanlı, 3’ü Pakistanlı, 2’si Azeri, 1’i Özbek, 1’i Rus ve 1’i Ukraynalı. Türkiye’de ölen göçmen işçilerin yüzde 22’s İstanbul’da yaşıyordu.

“Yerel yönetimlerin de sorumluluğu var”

İstanbul’da fabrika ve işyeri yangınlarının dikkat çekici bir şekilde arttığı belirtilen raporda “Bakanlıklar kadar yerel yönetimlerin de bu işte sorumluluğu var. Çünkü ruhsatı veren onlar. Metruk binaların, kolonları kesilmiş atölyelerin yeni müdavimleri ise korunaksız mülteci/göçmen işçiler” denildi.

2018’de yaşanan iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin arasında tespit edilebildiği kadarıyla yalnızca 1 sendika üyesi bulunuyor.

İş cinayetlerinin ilçelere göre dağılımı ise şöyle:

16 ölüm Tuzla’da; 14’er ölüm Kadıköy ve Pendik’te; 13 ölüm Ümraniye’de; 11 ölüm Kartal’da; 10’ar ölüm Arnavutköy,Eyüp ve Maltepe’de; 9 ölüm Silivri’de; 8 ölüm Çekmeköy’de; 7’şer ölüm Başakşehir, Beşiktaş ve Beylikdüzü’de; 6’şar ölüm Sancaktepe ve Sarıyer’de; 5’er ölüm Beykoz, Esenyurt, Küçükçekmece ve Şişli’de; 4’er ölüm Ataşehir, Avcılar, Bağcılar, Fatih, Sultanbeyli, Üsküdar ve Zeytinburnu’da; 3 ölüm Bahçelievler’de; 2’şer ölüm Büyükçekmece, Çatalca, Kağıthane, Sultangazi ve Şile’de 1’er ölüm ise Bakırköy, Bayrampaşa, Beyoğlu, Esenler ve Gaziosmanpaşa’da gerçekleşti. Yine tam olarak çalıştığı ilçeyi tespit edemediğimiz ama Avrupa Yakası’nda olduğunu öğrendiğimiz 12 işçi ölümü var…

Raporun sonunda yer alan değerlendirmeler ise şöyle:

  1. 2016 yılında 262 işçi, 2017 yılında 230 işçi, 2018 yılında 226 işçi… Sermayenin ve iktidarın örtemediği bir gerçek, yana yakıla devam ediyor. İstanbul’da da iş cinayetleri ve meslek hastalıkları had safhada, işsizlik ve borçlar büyüyor, işçilerin örgütsüzlüğü sürüyor.
    İşte ‘İş Cinayetlerine Karşı Sendikalı Ol… Yaşamak İçin Direnİşçi…’ sloganımız burada anlam buluyor. İstanbul’da tam da bu noktada örgütlenmeli, birlik ve dayanışma içinde olmalıyız. (Örgütlenmenin sadece sendikaya üyeliği olmadığı bilinciyle; beyaz yaka/mavi yaka, kadrolu/taşeron, işçi/İSG uzmanı yani farklı çalışma koşulları ya da statüler ayrımı gözetmeden örgütlenmeli) Bu noktada İSİG bültenleri, bölgesel çalışmalar ve havza/işkoluna yönelik çalıştaylar örgütlemeliyiz.
    Yine her sendikadan ve örgütlenmeden gelecek arkadaşlarımızla ‘işyeri-işkolu işçi (çalışan) temsilcisi İSİG eğitimleri’ yapmalıyız. Önümüzdeki dönem bu konuda ilk somut adımları atacağız.
  2. Başta iş cinayetleri olmak üzere işçi sağlığı iş güvenliği sorunlarına karşı ortak bir refleks gösterilmelidir. Bu noktada Mart ayı iş cinayetleri raporunu güncel sorunlar ekseninde salt yazılı olarak değil sokakta açıklamalıyız (Şehrin merkezi alanları, direnişteki işçilerle ya da sorumlu kurumların önünde…)
  3. Mülteci/göçmen işçiler ile ilgili acilen bir çalışma başlatmalı, teorik bir çerçevede pratik örgütlenmeye çevirmeliyiz.

Raporun tamamını okumak için tıklayın.

Sendika.Org