Maggie Nelson’ın son kitabı Argonautlar: Bir kabuğa, bir kimliğe ihtiyacımız var mı gerçekten?

ABD’li yazar Maggie Nelson’ın son kitabı “Argonautlar”, Selin Siral’in tercümesiyle Kolektif Kitap’tan çıktı

ABD’li yazar Maggie Nelson’ın “The Argonauts” isimli eseri, Selin Siral tarafından Argonautlar adıyla Türkçeleştirildi. Kolektif Kitap tarafından yayımlanan Argonautlar anneliğe, dönüşüme, müşterekliğe, ebeveynliğe, aileye, dilin ve aşkın imkanlarına felsefi bir bakış yöneltiyor.

Kitabın tanıtımından

Kuşağının en sivri, en cüretkâr yazarlarından biri kabul edilen Maggie Nelson’ın eleştirmenler tarafından övgüyle karşılanan son kitabı Argonautlar anneliğe, dönüşüme, müşterekliğe, ebeveynliğe, aileye, dilin ve aşkın imkânlarına felsefi bir bakış yöneltiyor, bu ifadelere ilişkin sınırlayıcı ve tutucu yaklaşımları, daha kapsayıcı tanımlara varma adına süregiden mücadeleyi ustalıkla analiz ediyor. Bunu yaparken temelde sürekli şu soruları deşiyor: Bir kabuğa, bir kimliğe ihtiyacımız var mı gerçekten? Öyle bile olsa, bir kimlikle özdeşleşmek mümkün mü? Nelson tüm bu kalıpların öznel, kendini yenileyen, yanıp sönen doğasına ışık tutmayı sürdürüyor.

Denilebilir ki bu kitap, yazarın kendi deyimiyle ve kelimelerin geniş anlamıyla “kalbin çok cinsiyetli anneleri”; savaşçı argonautlar için yazılmıştır ve bunu “şanlı beyaz erkeğin” dilini, kimliğini, tutumunu sekteye uğratarak yapar.

“Maggie Nelson kültürümüzün prefabrik düşünce ve duygu yapılarını, vahşiliği bütünüyle aşkın hizmetinde bir zekâyla anlamamızı kolaylaştırıyor. Hiçbir kutsallık güvenli değil, tutuculuğa, ucuz ironiye geçit yok bu kitapta.”

Ben Lerner

“Maggie Nelson bir kez daha büyüleyici bir iş çıkarmış. Anneliği ve queer bir aile olmayı belirli bir biçimde yaftalayan ve yanlış anlayan kültürün –radikal altkültürler de dahil– zırvalığına ustalıkla sesleniyor. Son derece kırılgan bir zekâyla Nelson incelenmedik bir bölge bırakmıyor; kendi kalbi de dahil. Kültür için hayati önem taşıdığını bildiğim gibi, benzer bir kitap olmadığını da biliyorum.”

Michelle Tea

Kitaptan alıntılar

“Kimi insanlar kendilerini bir kimlikle özdeşleştirmekten keyif alır; önce Aretha Franklin, sonra da taşıdığı mecazın istikrarsızlığına odaklanan Judith Butler tarafından meşhur edilen You make me feel like a natural woman’da olduğu gibi. Fakat bir kimlikle özdeşleşmek dehşet verici de gelebilir; imkânsızlığı da cabası. İnsanın günün yirmi dört saatini doğrudan cinsiyetinin farkında olarak geçirmesi mümkün değildir. Cinsel özbilinç, neyse ki yanıp sönen bir doğaya sahiptir.”

“Ne üret ne de üre demişti arkadaşım. Ama esasen üreme diye bir şey yok; sadece üretmeye yönelik edimler var. Gereksinim yok; sadece arzulayan makineler var. Uçan anüsler, süratli vajinalar, iğdiş yok. Tüm mitolojileri bir kenara koyarsak, çocu¬ğumuz olsa da olmasa da görebiliriz ki evrimin esprisi bir yere varmayan bir teleoloji olması, tüm hayvanlar gibi bizim de hiçbir şeye hizmet etmeyen bir tasarı olmamız.

Ama gerçekten hiç diye, hiçlik diye bir şey var mı? Bilmiyorum. Bildiğim hâlâ buradayız, ışıl ışıl bir sevgi, süregiden bir ezgiyle; kim bilir daha ne kadar.”

“İnsanların cinsiyetleri ya da cinsellikleri ve esasında herhangi başka bir şey hakkında ne hissettiklerini anlamanın en iyi yolunun dediklerini dinlemek ve onların gerçekliğine kendi gerçekliğinizle dalmadan, gerektiği gibi davranmak olduğu nasıl aktarılır?”

“Tüm bedensel deneyimlerin yeni ve tuhaf bir hale getirebileceğini, bu hayatta yaptığımız her şeye kılıf bulmaya gerek olmadığını, hiçbir uygulama ve ilişkilenme şeklinin radikal ya da normatif denen şeyler üzerinde tekeli olmadığını hatırlatıyor bize.”

“Kimlik politikalarıyla ilgili koca bir kitap yazıp lezbiyen kimliğinin simgesi tayin edilmiş olmayı acı verici buluyorum. Ya insanlar kitabı doğru dürüst okumadı ya da kimliğin metalaştırılması politikaları o kadar kuvvetli işliyor ki ne yazarsanız yazın, bu yazdığınız bariz biçimde o politikalara karşı bir şey olsa da, aynı işleyişin içine çekiliyorsunuz.” (Judith Butler’dan aktarıyor)

“Audre Lorde, The Cancer Journals [Kanser Günceleri] eserinde meme kanserini çevreleyen tıbbi söylemde gözlemlediği iyimserlik ve mutluluk şartına sayıp sövüyor. ‘Giderek yaygınlaşan radyasyon, ırkçılık, kadınların katledilmesi, yiyeceklerimizin kimyasallar tarafından istila edilmesi, çevremizin kirlenmesi, gençlerin istismar edilip ruhsal tahribata uğratılmasıyla mücadele etmenin tek amacı, öncelikli ve en büyük sorumluluğumla, mutlu olmakla uğraşmaktan kaçınmak mı acaba?’ diye soruyor Lorde. ‘Haydi, gerçek yiyecekler, temiz hava ve üzerinde yaşanabilir bir gezegende insaflıca yaşamanın yerine ‘mutluluk’ peşinde koşalım! Sanki mutluluk bizi bu kâr manyaklığından tek başına koruyabilecekmiş gibi.”

“Eve Kosofsky Sedgwick, ‘queer’ kavramının cinsel yönelimle alakalı olup olmaksızın her tür direniş, kırılma ve uyumsuzluğu kapsayan bir kavrama dönüşmesini sağlamak istemişti. ‘Queer süregiden bir an, bir hareket, bir motivasyon; depreşen, girdap gibi ortalığı karıştırıcı bir şey,’ diyordu. ‘Güçlü bağlantılar kuran, tuhaf bir şey.’ Queer teriminin daimi bir heyecan kaynağı, bir nevi vekil olmasını istiyordu; Argo gibi, eriyik ya da değişken parçaların yerine yenilerini atamaya hazır, iddialı olduğu kadar çalım atmaya da elverişli, öznel bir şey.”

“Nasıl ki Argo’nun parçaları zaman içinde değiştirildiği halde geminin adı Argo kalıyorsa, –aşkın ve dilin işlevi, bu hep aynı olan ifadeye daima yeni anlamlar kazandırmak olduğuna göre– âşık ‘seni seviyorum’ cümlesini ne zaman zikrederse zikretsin bu sözün anlamı her defasında yenilenmeliydi.”

Kitap hakkında

“Maggie Nelson kültürümüzün prefabrik düşünce ve duygu yapılarını, vahşiliği bütünüyle aşkın hizmetinde bir zekâyla anlamamızı kolaylaştırıyor. Hiçbir kutsallık güvenli değil, tutuculuğa, ucuz ironiye geçit yok bu kitapta.”

Ben Lerner

“[Maggie Nelson] tam şu anda ne tür bir dilin, hangi görüşlerin mühim olduğunu çok iyi bilir, ayrıca insanların kırılganlığının, kötü niyet olmaksızın bir şeyleri yanlış anlayabileceklerinin farkındadır. Bazen sadece yanlış bir adım atılması buna neden olur, bazen başkalarının öznelliğinden çok uzaklaşılması.”

Rachel Kushner

“Nelson’un farklı benliklerini –düzyazıları olan şair, hakikati aldatıcı gören anı yazarı, anlatıcısının karanlıktan aydınlığa çıktığı ve sonunda bir tekil şövalyeye âşık olduğu bir tür peri masalına denk düşen denemelerin yazarı– ifade etme şekli okuyuca umut veriyor”

Hilton Als, The New Yorker

“Cömertliğiyle göz kamaştıran, öngörülemezliğiyle şaşırtıcı bir kitap! Maggie Nelson bize gerçek olmanın anlamını gösteriyor, kamçılayıcı olduğu kadar özgürleştirici bir düşünme şekli sunuyor. Bizi ‘geçişken olanın hakkını vermeye’ ve ‘Hiçbir zaman tam olarak olunamayan bir oluşum’un tadını çıkarmaya davet ediyor. Argonautlar’ı okumak beni daha mutlu ve özgür kıldı.”

Eula Biss

“Maggie Nelson’ın hafifçe elde taşınabilen, bir not defteri ya da cep telefonu gibi neredeyse fark edilmeden çantaya atılan kısa ve eşsiz kitapları aklen ve kalben kavranması zor, zekâlarını ve kendine has güzelliklerini kaybetmeyen kitaplar. 2015’te yayımlanan Argonotlar için de kesinlikle aynısı söylenebilir.”

Rachel Cooke, The Guardian

“Nelson’ı okumak zihninizin labirentlerindeki yaprakları süpürmek gibi: Onun kitaplarını bitirdiğinizde dünyanın nasıl işlediğini daha iyi kavramaya başlıyorsunuz… Ortaya çıkan sonuç yılın en zeki, en cömert, en etkileyici kitabı.”

Publishers Weekly

 

“Maggie Nelson’ın Argonautlar’ı kendine has bir evrene sahiptir. Bu kitap karşısında ilkin nutkum tutuldu – büyüleyici, doğaüstü bir fenomenle karşılaşmış birinin deneyimleyebileceği türden bir his. Nelson öylesine yetenekli bir yazar ve düşünür ki, Argonautlar fizik kurallarının askıya alındığı astral bir boyutta işliyormuş gibi. Bu kitapta düşünsel anlamda tesirli, şiirsel anlatımı zengin bir dille, toplumsal cinsiyet, cinsellik, queer’lik, hamilelik ve annelik ince, güçlü, derinlemesine bir soruşturmaya tabi tutuluyor.”

Michael Lindgren, The Washington Post

“Nelson için düşünmek ve hissetmek karşılıklı olarak birbirini besleyen zorunlu süreçler; sonuçta hem bir romantik ilişkinin hem de Nelson’ın aklı ve kalbi arasındaki uyumun istisnai bir portresi ortaya çıkıyor.”

The New Yorker

“Nelson’ı okumak bir cambazın telde yürüyüşünü izlemek gibi. Kitapları ilham verici… Herhangi bir Amerikalı yazardan farklı olarak fikirlerle son derece samimi bir bağ kuruyor.”

The Boston Globe

“Annelikle ilgili metinlerin çoğu, sanki anneler ve aile hayatı hakkındaki kültürel varsayımlara sözsüz bağlılık yemini eder gibi doğumla birlikte daha da küçülmüş, daha da sınırlanmış bir dünya çizer; Nelson tam tersini yapıyor.”

The New York Times Book Review

“Maggie Nelson günümüzün en heyecan verici yazarlarından, kuşağının en keskin düşünürlerinden biridir.”

Olivia Laing, The Guardian

“Enfes, özgün, korkusuz ve içten bir kitap.”

Kim Gordon

“[Nelson’ınki] sağduyunun geleceğine benzeyen bir radikallik. Olağanüstü bir kitap.”

Vulture

“Kendi samimi ilişkilerimizde duruluğu ve netliği bulmamıza yardım etmeleri için zeki hatta zor yazarların metinlerini kullanmak hakkında bir kitap bu, ayrıca zihinsel yaşamımızın daha az samimi olmayan zevkleri hakkında bir kitap. Argonautlar düşüncenin, özenin ve sanatın büyüleyici bir başarısı.”

Los Angeles Times

“Cüretkâr, zeki, tuhaf ve güzel bir kitap… [Nelson] çok gerekli bir şeyi ortaya koydu: 21. Yüzyıl queer’inin ilk yılları için bir rehber ve aşkın tüm biçimlerine övgü.”

The Gay & Lesbian Review

“Cinsellik ve toplumsal cinsiyet hakkında konuşma tarzımızı ustalıkla analiz ediyor.”

Huffington Post

“Maggie Nelson’un Argonautlar’ı okuduğunuz başka herhangi bir şeye benzemeyecek kadar olağanüstü; sersemletici olduğu kadar zorlayıcı. Dilinin keskin, yoğun hamleleriyle eleştirel kuram, Nelson’ın kendi en kişisel düşünceleriyle hemhal olurken arzu ve aşk, toplumsal cinsiyet, cinsellik ve annelik konularında seyrediyor. Bu incecik kitap bir dünya düşünce ve duyguya yer veriyor, varsayımlarımıza kafa tutuyor, kalplerimize tesir ediyor.”

BuzzFeed

“Bugün hâlâ kişilerden erkekliği ya da kadınlığı; asimilasyon ya da devrim taraftarı olmayı; bütünüyle hetero ya da bütünüyle gay olmaktan birini seçmesi konusunda çok aceleci davranan bir kültürde, Nelson’ın kitabı ikilikleri kabul etmeyip korkusuz, ‘evet’ diyen bireysel bir yaşamı doğaçlamanın ne anlama geldiği üstüne güzel, tutkulu ve sarsıcı derecede zeki düşünceler içeriyor.”

Chicago Tribune

“Argonautlar, aşkı ifade ederken kullandığımız kelimeleri radikal bir biçimde yeniden düşünmeye sevkediyor.”

The Paris Review

“Meggie Nelson’ın Argonautlar’ını okumak, uzun süredir hakkında düşündüğüm ancak annelik işlevinin toplumsallaşması bağlamında ifade etmekte zorlandığım şeyleri hissetmeme yardımcı oldu. […] Argonautlar şimdiye kadar okuduğum en iyi kitap.”

Fred Moten

“Metinlerindeki tutku, berraklık, açıklık, akıcılık ve cömertlikle düşünme biçiminin imkânlarını yeniden tanımlayan, yaşayan eleştirmenler arasında Maggie Nelson gibisi yok.”

Wayne Koestenbaum

“Maggie Nelson bir kez daha büyüleyici bir iş çıkarmış. Anneliği ve queer bir aile olmayı belirli bir biçimde yaftalayan ve yanlış anlayan kültürün –radikal altkültürler de dahil– zırvalığına ustalıkla sesleniyor. Son derece kırılgan bir zekâyla Nelson incelenmedik bir bölge bırakmıyor; kendi kalbi de dahil. Kültür için hayati önem taşıdığını bildiğim gibi, benzer bir kitap olmadığını da biliyorum.”

Michelle Tea

“Şimdiye kadar okuduğum en iyi kitap.”

Annie Sprinkle

Ödüller ve listeler

National Book Critics Circle Eleştiri Ödülü

Folio Ödülü – Finalist

The Publishing Triangle Ödülü

New York Times çoksatanlar

MacArthur “dahi” ödülü

Publisher Weekly, 2015, Yazın En iyi kitabı

Maggie Nelson

Amerikalı şair, sanat eleştirmeni, öğretim üyesi Maggie Nelson aralarında National Book Critics Circle Eleştiri Ödülü’nü alan Argonautlar’ın (2015), New York Times Yılın Dikkate Değer Kitapları listesine giren The Art of Cruelty: A Reckoning’in (2011) ve Bookforum tarafından son yirmi yılın en iyi on kitabı arasında gösterilen Mavibent’in (Kolektif Kitap, 2017) yer aldığı beş kurmaca dışı kitap kaleme almıştır. Ayrıca dört şiir kitabı bulunmaktadır. Şimdilerde Güney California Üniversitesi’nde İngilizce profesörü olarak eğitim veren yazar, Los Angeles’ta yaşamaktadır.

Sendika.Org