“Kocaeli’de 2018 yılında 81 işçi yaşamını yitirdi”

Kocaeli İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, kent merkezindeki Belediye İş Hanı önünde, 2018 yılında Kocaeli’de en az 81 işçinin yaşamını yitirdiğini açıkladı

Kocaeli İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, İzmit merkezde bulunan Belediye İş Hanı önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya DİSK, KESK, TMMOB, TTB, HDP, EMEP, ÖDP, Halkevleri, Kocaeli Dayanışma Akademisi ve Kocaeli Dersimliler Derneği destek verdi.

Açıklamada Kocaeli İSİG Meclisi adına İş Güvenliği Uzmanı Gizem Güzel söz aldı. Güzel, sadece son 5 yıl içinde en az 360 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini belirterek, “2018 yılında ülke genelinde iş cinayetlerinde en fazla ölümün yaşandığı ikinci il Kocaeli olmuştur. Nüfusa oranlandığında ise Aydın ve Manisa’dan sonra en fazla iş cinayetinin yaşandığı 3. il Kocaeli olmuştur” dedi.

Kocaeli’de en fazla ölümün 17 kişinin hayatını kaybettiği Gebze’de meydana geldiğini belirten Güzel, “İzmit’te 12, Darıca’da 9, Derince’de 8, Kartepe’de 7, Gölcük ve Körfez’de 6, Başiskele, Çayırova, Dilovası ve Hereke’de 3, Kandıra ve Karamürsel’de 2 ölüm meydana gelmiştir. İlimizde ise en fazla ölüm 20 kişinin yaşamını yitirdiği inşaat iş kolunda meydana gelmiş, bunu 13 ölümle metal, 8’er ölümle taşımacılık ve genel işler-belediyecilik iş kolları 5 ölümle tekstil iş kolu izlemiştir. Ülke genelinde metal sektöründe gerçekleşen iş cinayeti oranı %6 iken ilimizde bu oran yüzde 16’dır” ifadelerini kullandı.

Güzel, 2018 yılında Kocaeli’deki iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımından ise şu şekilde söz etti:

Trafik, Servis Kazası nedeniyle 17 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 23 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 11 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 14 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 1 işçi; Şiddet nedeniyle 1 işçi; İntihar nedeniyle 7 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 4 işçi; Kesilme, Kopma nedeniyle 2 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 1 işçi yaşamını yitirdi. İlimizde ülke ortalamasının iki katı kadar işyerinde intihar vakası yaşanmış olması dikkat çekicidir. İntihar edenlerin ortak yönünün borçlu olmaları ve geçim sıkıntısı yaşamaları idi.

Bakanlığın çocuk işçilikle mücadele yılı ilan ettiği 2018 yılında ülke genelinde 23’ü 15 yaş altında toplam en az 67 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini hatırlatan Güzel, “Her ne kadar ilimizde 18 yaş altında ölüm kaydetmemiş olsak da ölen emekçilerin 2’si 70 yaş, 6’sı 60 yaş ve 7’si 55 yaş üzerindeydi. Emekli olmaları gereken yaşta çalışmak zorundaydılar. Emeklilerin yaşam şartlarının iyileştirilmesi, iş cinayetlerinin önlenmesi açısından da hayatidir” dedi.

Kocaeli İSİG Meclisi’nden örgütlenme çağrısı

Örgütlenmeyi aynı zamanda hayatta kalma mücadelesi olarak da görmek gerektiğini ifade eden Güzel, “Öte yandan işçi örgütlerinin de işyerlerinde sağlık ve güvenlik hakkını daha güçlü savunmaları gerektiği açıktır. Ölümleri durdurmak için bilinçli ve örgütlü bir emek hareketi şarttır” diyen Güzel sözlerini şöyle sürdürdü:

1’i ilimizde olmak üzere en az 110 göçmen de iş cinayetlerinde hayatını yitirdi. Ülkelerindeki savaş, yoksulluk ve baskıdan kaçarak, ülkemize sığınan ve çoğunluğunu Suriyeli yoksulların oluştuğu insanlar, her türlü önlem ve insani haktan uzak, kötü çalışma koşullarında, güvencesiz ve düşük ücretler ile çalıştırılıyor. Meclisimizin ulaşabildikleri dışından da iş cinayetlerine kurban edilmiş mülteci/göçmen işçilerin olması da muhtemeldir.

Güzel sözlerinin devamında işçi ölümlerini engellemek için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

  • Ölümleri engellemek için işçilerin hak arama yolları kapatılmamalı, sendikal örgütlenme, grev ve  gösteriler önündeki yasaklamalardan vazgeçilmeli. İSİG kurulları, çalışan temsilciliği sistemi gereği gibi çalıştırılmalı.
  • Türkiye 60 saatten çalışanların çalışanlara oranının en yüksek olduğu ikinci ülkedir. Fazla çalışmak, yeterince dinlenememek işyerindeki risklere daha fazla maruz kalmak ve vücudun kendini yenilemesi için daha az zaman anlamına geliyor. Aynı zamanda yorgunluk dikkat eksikliğinin de nedeni. Bu nedenle haftalık çalışma süresi ve fazla mesai sınırları düşürülmeli. Çalışanlara eğitimleri, kişisel özellikleri, tecrübeleri gözetilmeksizin ilave işler verilmemeli.
  • İş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi sorumluluğu kanunen işverenlerdedir. Önlemlerin finansmanı ve organizasyonunda da işverenin aldığı kararların etkisi tartışılmaz. Ancak iş cinayetleri sonrası işverenler yargılanmazken cazalar günah keçisi haline getirilen iş güvenliği uzmanı, saha şefi, formeni vb kişilere veriliyor. İşyeri denetimleri için yeterli kaynak olmaması, her seçim döneminde denetimlerin askıya alınması, teftiş makamlarının iktidara doğrudan bağlı olmaları vb denetim mekanizmasının işlememesine neden oluyor.  İşyeri denetimleri için emek örgütlerinin de etkin olduğu bağımsız bir denetim mekanizması kurulmalıdır.
  • Düşük ücretler sürekli fazla mesai yapmayı, emeklilik sonrasında çalışmayı zorunluluk haline getiriyor. Asgari ücret ve emekli aylıkları insanca yaşayacak bir düzeye çıkarılmalı.
  • Tarım ve İnşaat iş kolu başta olmak üzere sigortasız ve kuralsız çalışma koşullarına karşı caydırıcı tedbirler alınmalı.
  • Çocuk işçilik yasaklanmalı. Çocukların eğitim ve yaşamı devlet güvencesi altında olmalı. Meslek eğitimi ucuz işçiliğe dönüştürülmemeli.
  • Onlarca işçi işe gidiş dönüşü sırasında hayatını kaybediyor. Servis taşımacılığı ve yemek temini de işyeri denetimlerinin parçası haline getirilmeli.
  • Ülkemizde milyonlarca mülteci/göçmen işçi bulunmaktadır. Temel düzenlemelerden mahrum bırakılan mülteci/göçmen işçilerin çalışma, sağlık, barınma, ücret vb. güvenceleri sağlanmalıdır. Türkiyeli işçilerle mülteci/göçmen işçileri karşı karşıya getiren ücret ve çalışma politikalarından vazgeçilmelidir. Yine bu noktada bölge ülkelerini savaşın içine sürükleyen politikalardan uzak durulmalıdır.

Sendika.Org/Kocaeli

WP-Backgrounds by InoPlugs Web Design and Juwelier Schönmann